X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hesap mı bilmiyor yoksa...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hesap mı bilmiyor yoksa...

  • Giriş Tarihi: 20.2.2013

Yanlış öngörü ve kararlarla ekonomiyi durduran Merkez, tepkilere çeyrek puanlık faiz indirimiyle cevap verdi. Ancak piyasadaki parayı yine azaltıp sanayici ve tüketiciyi bankaların fahiş faizlerine maruz bıraktı

Makro ekonomik verilere ilişkin yanlış öngörülerde bulunup, para musluklarını gereğinden çok sıkan, faiz oranlarını zamanında indirmeyen, kredi faizlerinin fonlama faizleriyle değil, genişleme politikasıyla ilişkisini bir türlü çözemeyen Merkez Bankası hatalarını sürdürmeye devam ediyor. Banka hükümet ve reel sektörden gelen sert tepkiler üzerine faiz bandının alt ve üst limitinde çeyrek puan indirim yaparken, munzam karşılıklar ve diğer parasal yükümlülüklerde artışa giderek ekonomiyi rahatlatmak yerine daha da sıktı. Dün yapılan Para Politikası Kurulu'nda faizin üst limiti yüzde 4.5, alt limiti yüzde 8.50'ye indirildi. Böylece bankalararası piyasada para biraz daha ucuzlatıldı. Ancak ekonomi yönetimiyle birlikte bankalara kredilerde büyüme sınırı getiren ve kamu bankalarını bu piyasadan çekilmeye zorlayan Merkez Bankası, zorunlu karşılıkları artırarak kredi müşterisini bankalar karşısında zayıf konuma getirdi. Bankalar, Merkez Bankası'nın faiz indirimine ve mevduat faizlerindeki tarihi düşük seviyelere rağmen sanayiciye fahiş fiyattan kredi satmaya devam ediyor.

İFLASLAR ARTIYOR
Merkez uyguladığı politikalarla piyasalarda para sıkışıklığını yaratırken, bankaların fahiş faiz uygulaması da iş dünyasından iflasların artmasına neden oluyor. Geçen hafta İstanbul Hazır giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi "Bankalar tefeciden yüksek faizle kredi veriyor. Herşeyimi sattım" diyerek 4 şirketi için iflas korumaya başvurmuştu.

MERKEZ PİYASAYI DARALTTI
Dün Para Politikası Kurulu gecelik borçlanma faiz oranı yüzde 4.75'ten 4.50'ye gecelik borç verme faiz oranını da yüzde 8.75'ten 8.50'ye çekti. Politika faizini ise yüzde 5.50'de bıraktı. TL ve yabancı para zorunlu karşılık oranları da artırdı. TL düzenlemesiyle piyasadan 1.4 milyar TL, yabancı parayla yaklaşık 940 milyon dolar likidite çekecek. Banka geçen ay da piyasadan 1.4 milyar TL ve 900 milyon dolar çekmişti.

BANKALARA YARIYOR
Merkez'İn uyguladığı para politikasıyla üreticiyi değil rantiyeyi desteklediği belirtiliyor. Bu görüşü savunanların en önemli argümanlarından biri de ekonominin yüzde 2.5 büyümesinin beklendiği 2012'de bankaların yüzde 20'nin üstünde kâr artışına ulaşmaları.




kalan karakter 1000

fvz fvz

iflaslar bu kafa yapısıyla artmaya devam eder. 2001 krizinde risk bankalardaydı bu sefer reel sektörde birikti ama reel sektör çökerse bankalar illa ki çökecek. böyle giderse en son işsizlik patlaması banka çalışanlarında olacak ama illa ki olacak.

Aynı Görüşte misiniz?
evet2
hayır0
cevapla 20.02.2013 17:44
Ali Can Ali Can

Esnaf kan ağlıyor.Üretici perişan.Çiftçi bildiğin aç. Bankalar milyarlarca lira kar ediyor. Bunun adı ekonomik başarı oluyor. Bunun adı büyüme oluyor. Bu nasıl iş.

Aynı Görüşte misiniz?
evet2
hayır0
cevapla 20.02.2013 16:35
taber taber

okul arkadaşını merkez bankası başkanı yaparsan olacağı bu...

Aynı Görüşte misiniz?
evet2
hayır1
cevapla 20.02.2013 11:42
cengiz cengiz

merkez vatandaşın bankalar tarafından kanının emilmesini seyrediyor hükümette...

Aynı Görüşte misiniz?
evet2
hayır0
cevapla 20.02.2013 11:41
zafer cevik zafer cevik

Merkez bankasının uyguladığı para politikası ile ilgisi yok. Madem öyle neden makine mühendisi Zafer Çağlayan döneminde sanayi büyüme ve ihracar rekorları kırıyordu? Sorun şimdiki sanayi ve ticaret bakanı Nihat Ergün'ün ekonomi mezunu olmasında. Maalesef sanayiden anlamıyor çünkü mühendis değil. Etrafına danışmanları toplayıp teknoloji,sanayi,üretim hakkında yeterince bilgisi olmadan aldığı kararlar neticesinde sanayi büyümesi durmuştur.

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır0
cevapla 20.02.2013 09:41

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.