X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Medya-sermaye sorgulanmadan 28 Şubat bitmez
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Medya-sermaye sorgulanmadan 28 Şubat bitmez

  • Giriş Tarihi: 28.2.2013

28 Şubat döneminde MÜSİAD Genel Sekreterliği yapan Ömer Bolat, darbenin arkasındaki medya ve sermaye çevrelerinin de soruşturulmasını istedi

Asker-medya-sermaye çevrelerinin toplum mühendisliğine soyunup seçimle işbaşına gelen Refahyol Hükümeti'ni devirerek, Türkiye'yi tarihinin en büyük ekonomik krizine sürükleyen 28 Şubat'ın üzerinden 16 yıl geçti. Faili meçhul cinayetler gibi arkasındaki karanlık güçler tam olarak aydınlatılamayan postmodern darbede en çok mağdur olan kesimlerin başında 'yeşil ya da İslami sermaye' diye adlandırılan muhafazakar işadamları vardı. İşyerleri basıldı, haklarında linç kampanyaları düzenlendi, tehditlere maruz kaldılar... Bugün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmanın sonuçlarını merakla bekliyorlar. 28 Şubat'ın yıldönümünde dönemin MÜSİAD Genel Sekreterliği'ni yapan, AK Parti Merkez Karar Yürütme Kurulu Üyesi Ömer Bolat'la konuştuk. "Elitler seçimle iktidara gelemeyince her zaman darbe yolunu seçiyor" diyen Bolat, 28 Şubat soruşturmasında Batı Çalışma Grubu belgeleri nedeniyle şu anda sadece askerlerin yargılandığına dikkat çekerek şöyle konuştu: "Askerler ile medya arasında o dönemdeki yazışmalar ve banka hesapları kimin zenginleştiğine bakılsın. Onlar da soruşturulsun."
28 Şubat'ın amacı neydi?
28 Şubat açık bir darbeydi. 3 amacı vardı. Birincisi Refahyol Hükümeti'nden kurtulmak. İkincisi başörtüsü, sakal, gümüş yüzük, bismillah ve maşallah sözleri gibi toplumdaki İslami görünürlüğü ortadan kaldırmak. Üçüncüsü de faize dayalı rant lobisinin devam etmesini sağlamak. Bakıldığında 3 amaçta da başarılı oldular. Hükümet düşürüldü, İslami görünürlülükler silindi, imam hatipler kapatıldı, muhafazakâr işadamları tasfiye edildi.
Bu işin arkasında kimler vardı?
100 yıldan bu yana irticayla mücadele bahane olarak kullanılıyor. Ama gerçek sebep siyasi ve ekonomik iktidar mücadelesi. Bir tarafta elitler, diğer tarafta halk var. Elitler seçimle iktidara gelemeyince darbe yoluna başvuruyor. Teşebbüsü gerçekleştirmek için asker içindeki cuntalardan faydalanıyorlar.

450 milyara mal oldu
28 Şubat'ın hemen arkasından Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük krizini yaşadı. Bunun darbe süreciyle ilişkisi yok muydu?
Olmaz mı? 28 Şubat'ın aktörleri yeni dönemde ekonomideki rantları paylaşmak için diyet istediler. Bu rantlar paylaşılırken de bankacılık krizi ortaya çıktı. 25 özel, 4 kamu bankasının içi boşaltıldı. Hazine'ye toplam zarar 53.3 milyar dolar oldu. 28 Şubat ve 2001 krizinin maliyeti 450 milyarı buldu.

ABD ve İsrail de Refah'ı istemedi
Ömer Bolat 28 Şubat'la ilgili bir anekdotu da paylaştı. Dönemin başbakanı Necmettin Erbakan ile 2008'de başbaşa yemek yediklerini anlatan Bolat, "Kendisi bana Refahyol'un iktidara gelmesinden birkaç ay sonra ABD Dışişleri Bakanlığı'nın hazırlayıp büyükelçiliklere gönderdiği memorandumu gösterdi. Orada Refahyol Hükümeti'nin ABD ve İsrail'in çıkarları için tehlikeli olduğu ve gönderilmesi isteniyordu" dedi.

Süreç resepsiyonla bitti
Darbe teşebbüsleri AK Parti döneminde de devam etti. Bir general "28 Şubat bin yıl sürecek" demişti. Türkiye'de halen darbe tehlikesi var mı?
28 Şubatçılar AK Parti döneminde de boş durmadı. Birçok darbe teşebbüsü ortaya çıktı. AK Parti iktidarında ciddi bir restorasyon olsa da bana göre hâlâ tehlike var. Çünkü darbesever zihniyetlerde fazla bir değişim olmuyor. O yüzden dikkatli olmak gerek. 28 Şubat'la toplumda bir ötekileştirme yapılmak istenmişti. Bence bu sürecin görünür etkisi geçen yıl düzenlenen 29 Ekim resepsiyonunda bitti. Köşk'teki resepsiyona Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın başörtülü eşleriyle katılması bu sürecin sona erdiğini gösterdi.

Rant lobisi düğmeye bastı
Necmettin Erbakan'ın gündeme getirdiği rantiyenin musluklarını kesecek havuz sistemi de sanırım birçok çevreyi rahatsız etti...
Refahyol Hükümeti kurulduğunda birçok kesim başarılı olamayacağına inanıyordu. Ancak hükümet enflasyonu düşürdü, kamu borçlarını azalttı, kamu tek hesabıyla ortak havuz sistemi başlattı. Böylece devletin borçlanma ihtiyacı azalacaktı. Faizler de düşecekti. Yani rant lobisi için imkânlar daraltılacaktı. Bunu gören çevreler Refahyol'u düşürmek için düğmeye bastı.

Elitler darbelerden medet umuyor
Yani önde askerler arkada elitler mi var?
Evet... Arka planda sermaye ve medya çevreleriyle onları destekleyen Batılı ülkeler var. 28 Şubat da bu şekilde oldu. NATO, ABD ve İsrail süreci destekledi. İçeride de koalisyon kuruldu. Askerler, 5'li çete (TOBB, TİSK, TESK, Türk-İş, DİSK), büyük sermaye, faiz lobisi, merkez medya ve muhalefet...
İktidar mücadelesi rant odaklı mı?
Elbette... İrticayla mücadele adı altında siyasi ve ekonomik mücadele ile rantları ve statükoyu korumaya çalışıyorlar. Elitler darbelerden medet umuyor.

Hesap versinler
Sizce şu anda yürütülen soruşturmada sadece neden askerler gözaltına alınıyor?
Savcılık soruşturmayı askerler üzerine yoğunlaştırdı. Medya o manşetleri atmasaydı askerler başaramazdı. Bu nedenle o dönem asker-medya arasındaki yazışmalar soruşturulmalıdır. Bankalardaki hesap hareketleri, kimlerin bu süreçten zengin olduğu, hangi sermaye gruplarına sürecin yaradığı araştırılmalıdır. Banka hortumlamaları soruşturulmalıdır. Bu işin arkasındakiler hesap vermelidir. Darbeciler mutlaka mahkum edilmeli.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.