X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Su, hayattır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Su, hayattır

  • Giriş Tarihi: 21.3.2013 09:21

Türkiye su fakiri mi? Son yıllarda cevabı çok tartışılan bu soruyu şöyle de sorabiliriz; su fakiri olmaya doğru mu gidiyoruz? Bu soruya tam bir cevap vermek pek mümkün görünmüyor.

İlknur Menlik - ilknur@gidahatti.com

Ancak yapılan araştırmalar ve bazı verilerle durumu biraz netleştirmeye çalışayım. "Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA'nın 2003-2010 yıllarına ait uydu görüntüleri Ortadoğu'da büyük miktarda içme suyu kaybı olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar Türkiye, Suriye, İran ve Irak'ta Dicle ve Fırat nehirleri havzalarının bulunduğu bölgede su rezervlerinde 144 kilometreküplük azalma tespit etti". Bu haber, yaklaşık bir ay önce Almanya'nın ulusal yayını Deutsche Welle'de 'Orta Doğu'da su savaşları tehlikesi' başlığıyla yer aldı. Habere göre NASA, Hindistan'ın kuzeyi ve etrafında 2002-2008 yılları arasında kaydedilen tatlı su kaybından sonra bunun bölgedeki ikinci büyük su kaybı olduğuna dikkat çekiyor.

Küresel ısınmayla beraber, dünya su rezervlerinin azalmaya yüz tuttuğu, nüfus artışıyla birlikte ise azalan kaynaklara karşın su talebinin, özellikle de içme suyuna olan talebin artmaya başladığı artık bilinen bir gerçek. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı'nın 2012 yılı tarihini taşıyan Ambalajlı İçme Suyu Sektörü raporuna göre, suyun genel kullanımında ilk 10 ülke, Hindistan, Çin, ABD, Pakistan, Japonya, Tayland, Endonezya, Bangladeş, Meksika ve Rusya. Kişi başı su tüketimi Uganda'da 20 m3 iken, Türkmenistan'da 5.000 m3'e çıkabiliyor. Kişi başı yıllık su tüketiminin dünya ortalaması ise 600 m3.

Yine rapora göre Türkiye, su zengini bir ülke değil. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.600 m3 ve 2023 yılı için Türkiye'nin nüfusunun yaklaşık 100 milyon olacağı varsayımıyla, bu miktarın 1.125 m3/yıl'a düşeceği öngörülüyor.

Ambalajlı su verilerine bakıldığında, dünya ambalajlı su tüketim miktarının 53 milyar galon (yaklaşık 200 milyar litre) olduğu görülüyor. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği'nin (SUDER) verilerine göre; 2010 yılında ülkeler bazında ambalajlı su tüketiminde 32,8 milyar litre ile liderlik ABD'de. ABD'yi, Meksika, Çin ve Brezilya takip ediyor. Avrupa, kıta olarak her ne kadar en büyük pazar olmasa da, küresel en büyük on pazardan 4 tanesi Avrupa'da yer alıyor.

Ambalajlı suyun dünya ticaretine ilişkin bazı rakamlarını da paylaşmak istiyorum. Dünya içme suyu ihracatında ilk sırayı 859 milyon dolarla Fransa alıyor. Bu ülkeyi 416 milyon dolarla İtalya, 325 milyon dolarla Çin izliyor. Türkiye ise 20 milyon doları aşan bir ihracat hacmine sahip. İhracatımızdaki ilk dört pazarı, Almanya, İngiltere, BAE ve KKTC oluşturuyor. Küresel pazarın en önemli ithalatçısı ise 423 milyon dolarla Hong Kong. Bu ülkeyi 387 milyon dolarla ABD ve 300 milyon dolarla Japonya izliyor.

Araştırmalar, gerek dünyada gerekse ülkemizde, insanların ihtiyaç duyduğu güvenilir ve sağlıklı olan ambalajlı suya talebin giderek arttığını, rakamlar ise bu talep artışıyla ambalajlı su sektörünün her geçen yıl büyüme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Ama halen sektöre karşı bazı önyargılar, dönem dönem de olsa dillendiriliyor. Buna karşın tüm otoritelerin birleştiği bir nokta var; ambalajlı su, güvenilir ve sağlıklı sudur. Her yıl 22 Mart Dünya Su Günü'nde suyun ticarileştirilmesi konusu gündeme geliyor. Ben, tartışmalara bir de; suyun olmadığı bölgelerdeki insanlar, deprem, sel vb afetlerde güvenilir içme suyunun temini, hijyen, sağlık, ulaşılabilirlik ve her an yanında bulundurabilme gibi olumlu yönlerden de bakılmasını öneriyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.