X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 10 bin çalışanı olan rahat uyuyamaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

10 bin çalışanı olan rahat uyuyamaz

  • Giriş Tarihi: 16.6.2013

Yeni yatırımlarda rotayı yurtdışına çeviren Zeynep Bodur Okyay, "Sanayici olmayı seviyorum. Bu nedenle bizi ihalelerde görmüyorsunuz" diyor

Yapı gereçleri ve kimyasalları ile savunma sanayi alanında faaliyet gösteren Kale Grubu'nun tepesinde 6 yıldır Zeynep Bodur Okyay bulunuyor. Yıllık cirosu 1 milyar liraya dayanan grubun, dolaylı istihdamı ise 10 bin kişiye ulaşıyor. Bunun çok ciddi bir sorumluluk gerektirdiğini söyleyen Okyay, "O kadar insanın hayatına dokunuyoruz. Bu ciddi bir sorumluluk ve çok kolay bir şey değil. İnsanı rahat uyutmuyor. Ancak sanayici olmak çok özel bir şey. Babamdan bunu öğrendim. İnsanlara direkt ya da dolaylı olarak katkı sağlıyoruz. Bunun özel bir şey olduğunu ve herkese nasip olmayacağını düşünüyorum. Böyle bir aileye sahip olmaktan mutluyum" diyor. İtalya'nın en büyük karo seramik üreticilerinden olan Fincuoghi t'i satın alan ve "Yeni yatırımlar için gelişmekte olan ülkeleri yakın takibimize aldık" diyen Okyay'la iş ve özel yaşamını konuştuk...
Son olarak İtalya'da satın aldığınız fabrikayla gündeme geldiniz. Bu yatırımın sizin için önemi nedir?
1962'den beri ihracat yapıyoruz. Üretimimizin yüzde 35'ini yurtdışına satıyoruz. 20 yıldır aktif olarak grupta çalışıyorum ve son 6 yıldır şirketi yönetiyorum. 'Babamın yaptıklarının üzerine yeni bir şeyler koymalıyım' diye düşünüyordum. Bu fikirle yurtdışına açılmaya karar verdim. Çünkü artık iş yapış biçimleri değişti. Müşteri daha nazlı. Daha seçici ve daha fazla ilgi bekliyor. O yüzden hizmet çok önemli. Bu yatırım onun bir uzantısı. Yeni yatırımlar için gelişmekte olan pazarlarla ilgiliyiz. Yakın coğrafyamızı takip ediyoruz. Rusya'da yapı kimyasalları üretimimiz var. İtalya lojistik üssümüz olacak.

SANAYİCİ KASLARIMIZ GÜÇLÜ

Bayrağı yurtdışına taşımanız nasıl bir duygu?
Bir kere büyük bir sorumluluk taşıyorum. Direkt 5 bin 600 çalışanımız var. Dağıtım kanallarımızı da kattığımızda istihdamımız 10 bine ulaşıyor. O kadar insanın hayatına dokunmak çok ciddi bir sorumluluk. Bu hiç kolay değil. İnsanı çok rahat uyutmuyor doğrusu. Ancak buna rağmen sanayici olmayı çok seviyorum.
Asıl işiniz yapı ürünleri, savunma alanında da yatırımlarınız var...
Bizim bu alandaki yatırımlarımız 1974 yılına dayanıyor. Boeing ve Airbus gibi devler için üretim yapıyoruz. Buradaki hedefimiz kendi parçalarımızı üretmek. Bu konuda çalışmalarımız var. İzmir'de motor fabrikası kuruyoruz. Yıl sonuna doğru üretim yapacağız. Bina arsa hariç 60-70 milyon dolarlık yatırım yaptık. Orayı büyüme alanı olarak seçtik.
Sizi ihalelerde de göremiyoruz?
Maalasef bizde öyle bir refleks oluşmadı. Sonuçta herkesin iyi bildiği işi yapması lazım. Biz sanayiciliği iyi biliyoruz. Son zamanlarda enerji sektörü çok öne çıktı. Biz dağıtım ve üretim kısmında olmadık. Daha çok ekipman üretimi konusunda yer aldık. Sanayicilik kaslarımız güçlü olduğu için o dönüşümü hızlı yapamadık.

AİLE ŞİRKETLERİNDE SORUNLAR YAŞANIYOR
Keşke bir kardeşim olsaydı dediğiniz oluyor mu?
Yönetimsel anlamda belki iyi olurdu. Ancak birçok şeyi tek başına yapmak da büyük bir rahatlık. Aile şirketlerinin de sorunlarını görüyoruz. Çok iyi bir ekibim var. Sorumlulukları onlarla paylaşıyorum.

BABAM BENİM İÇİN BİR LÜTUF
Zeynep Bodur Okyay, küçük yaştan itibaren babası İbrahim Bodur'un kendisini işe götürdüğünü söylüyor. Okyay, babasıyla ilişkisini şu sözlerle anlatıyor: "Her gün uğramaya gayret ederim. Arar fikrini alırım. Deneyim iş hayatında çok kıymetlidir. Babam benim için bir lütuf."

KADIN MUTLAKA EVİNE DOKUNMALI
1964'te İstanbul'da doğan Zeynep Bodur Okyay, İtalyan Lisesi'ni bitirdikten sonra İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu ve Harvard Üniversitesi'nde lisansüstü yönetici programına katıldı. Kale Grubu Şirketleri Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay'la evli olan Okyay'ın babasının adını verdiği (İbrahim) 6 yaşında bir oğlu var. Her anne gibi oğluna çok fazla vakit ayıramamanın kendini üzdüğünü söyleyen Okyay, "Mecbur kalmadıkça hafta sonları program yapmıyorum. Onunla daha fazla vakit geçirmeye çalışıyorum. Onu ofise getirmeye gayret ediyorum" diyor. Ev işi yapmayı sevdiğini söyleyen Okyay, şunları belirtiyor: "Kadının evine dokunması gerekiyor. Herkesin enerjisi evine sinmeli."



kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.