X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Futbolun 'baronları'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Futbolun 'baronları'

  • Giriş Tarihi: 17.6.2013

Avrupa futbolunda milyarder işadamlarının kulüp başkanlığına geçmesi, güç dengelerini değiştiriyor. "Futbolun baronları" arasında en çok Abromoviç, Şeyh Mansur, El-Halifi ve Rybolovlev öne çıkıyor

Manchester City, Paris Saint Germain, Chelsea, Monaco başta olmak üzere Avrupa kulüplerinin son yıllardaki başarısının ardında Asya ve Doğu Avrupa kökenli milyarder işadamlarının yatırımları dikkat çekiyor. "Futbolun baronları" olarak tanıtılan milyarder işadamlarının sağladığı maddi kaynaklar sayesinde fahiş bonservis bedelleriyle dünyaca ünlü oyuncuları kadrolarına katan kulüpler, hem futbol camiasında prestijini artırıyor hem de Avrupa'daki en popüler takımlar arasına adını yazdırıyor. Özellikle İngiltere ve Fransa'da satın aldıkları kulüplere yaptıkları yatırımlarla tarihinin en başarılı dönemini yaşatan Asya ve Doğu Avrupa kökenli işadamları sayesinde Avrupa'daki güçlü takımlar arasında yeni dengeler kurulurken, futbolcuların transfer piyasası da buna bağıntılı olarak giderek artıyor. Rus ve Ortadoğu sermayesinin yeşil sahalara olan ilgisi Asya'nın güney kesimine de yansıdı. İngiliz QPR takımının ana hissedarı Hintli Lakshmi Mittal en dikkat çeken Asyalı oldu.

City, yeniden doğdu
Premier Lig kulüplerinden Manchester City'yi 2008'de alan 5 milyar dolar servete sahip Arap milyarder Şeyh Mansur bin Zayed El Nahyan ise o döneme kadar ligde genelde orta sıralarda yer alan İngiliz temsilcisinin yeniden yapılanmasını sağladı. Sergio Agüero, Maicon, David Silva, Carlos Tevez, Samir Nasri gibi önemli oyuncuları kadrosuna katan City, en son 1968'de kazandığı lig şampiyonluğunu 44 yıl aranın ardından 2012'de tekrar aldı. Manchester City, 2011'de de İngiltere Kupası'nı kaldırdı.

Fransa yeni gözde
Zengin işadamlarının İngiltere'nin ardından ikinci uğrak durağı ise Fransa oldu. Paris Saint Germain'in (PSG) başkanlık koltuğuna 2011'de geçen Katarlı iş adamı Nasır El-Halifi, Lucas Moura'yı 45, Javier Pastore'yi 43, Thiago Silva'yı 42, Ezequiel Lavezzi'yi 30 ve Zlatan İbrahimoviç'i 20 milyon euroya kulübe kazandırdı. 15 milyar dolarlık servet sahibi Katarlı iş adamı, geçen sezon PSG'ye tarihindeki 3'üncü Lig şampiyonluğunu tattırırken, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde de çeyrek finale çıkarttı.

Transfer şampiyonu Monaco
Avrupa 'da futbolun son göze çarpan baronu Monaco'nun Başkanı Rus Dmitry Rybolovlev geçmişi başarılarla dolu Fransa temsilcisini 2011'de aldı. Yedi şampiyonluğu olan Monaco, 9 milyar dolarlık serveti bulunan Rybolovlev'in başkağa gelmesinden bir önceki sezon 2'nci Lig'e düşerek tarihi bir çöküş yaşamıştı. Geçen sezon yeniden Ligue 1'e çıkan Monaco, Atletico Madridli Radamel Falcao'yu 60, Porto'dan Joao Moutinho ve James Rodriguez ikilisini 70 milyon euro bonservis bedeli ödeyerek transfer etti.

Chelsea, tarih yazıyor
İngiltere Premier Lig ekiplerinden Chelsea, 2003'te Rus milyarder Roman Abromoviç'in kulübü satın almasının ardından, tarihinin en önemli başarılarını yaşayan kulüplere verilebilecek en yerinde örneklerden. 1905'te kurulan Chelsea, sonraki bir asırlık tarihinde sadece bir lig şampiyonluğu yaşarken, Forbes dergisine göre, 10 milyar doların üzerinde servetiyle Abromoviç döneminde 2005, 2006 ve 2010'da üç kez aynı başarıyı tekrarladı. Aynı dönemde İngiltere Kupası'nı dört kez kaldıran İngiliz temsilcisi, UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi şampiyonluğunu yaşadı.



kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.