X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Beyaz Türkler'in korkusu Gezi'yi patlattı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Beyaz Türkler'in korkusu Gezi'yi patlattı

  • Giriş Tarihi: 24.6.2013

TESEV Başkanı Can Paker, Gezi Parkı protestolarının çıkış noktasının Beyaz Türkler'in korkusu olduğunu düşünüyor

Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Başkanı Can Paker'le Gezi Parkı ve çözüm sürecini konuştuk. Eylemlerin toplumda öfke patlamasına dönüşmesini yorumlayan Paker, askeri vesayetin sona ermesinden sonra Anadolu'da yükselen orta sınıfa karşı korkuları artan Beyaz Türkler'in korkusuna bağlıyor. Paker "özel yaşama müdahale" söylemine de "85 yıldır Müslümanlar ve Kürtler'in hayatlarına da müdahale edildi" diye karşı çıkıyor.

Gezi eylemleri masum başladı bir anda neden öfke patlamasına dönüştü?
Cumhuriyet kurulduğundan bu yana siyasete asker ve bürokratlar karar verdi. O dönemde toplumsal yapı köylülüktü. Bu yüzden asker ve sivil bürokrasi siyaset dikte ediyordu. Her ne kadar siyasi partiler olsa da seçilen iktidarlar sadece ekonomiye karar verdi. Yani hükümete gelen partiler aslında iktidar olamadılar. Bu yapı Müslümanlar ve Kürtler'i baskı altında tutmak istedi. Dolayısıyla yıllarca bir irtica ve bölünme tehlikesi gündeme getirildi. Buna karşılık o yapı Beyaz Türkler'i yarattı.

ANADOLU GELİŞTİ
Kim bunlar?
Batı dünyasının görüşü içinde yetişmiş, lisan bilen, laik ve devlet tarafından girişimci yapılan bir zümreydi. Kendi bireyselliklerini yaşadılar ama devlet hegomonyasına da hiç karşı çıkamadılar. Çünkü devlet onları irtica ve bölünme tehlikesinden koruyordu. Özal döneminde küreselleşmenin de etkisiyle laik kesime verilen gümrük avantajları ortadan kaldırıldı. Sanayi altyapıları Anadolu'ya kaydı. Anadolu'da yeni bir orta sınıf oluştu. Daha sonra bu iki grup laik ve İslami kesim olarak tanımlanmaya başladı. Bu hareket gelişti ve AK Parti'yi iktidar yaptı. Ondan sonra hem ekonomik hem de sosyal alanda iki grup arasında rekabet başladı. Laik kesim Anadolu'nun yükselişinden rahatsız olsa da korkmuyordu.

Neden?
Çünkü nasılsa askerler siyasete karar veriyordu. İrticaya askerler müdahale edecekti. Bu sınıf askerleri sübap olarak kullandı. 27 Nisan e-muhtırasında ilk kez bir Başbakan askere "Sen siyasetin emrindesin" dedi. Daha sonra Ergenekon'la askerin siyasete gücü azaldı. Korku ve çaresizlik hissi başladı. Bu çaresizlik öfkeye dönüştü. Bence Taksim patlamasının altında bu yatıyor.

Masum protestoyu provokatörler sahiplendi
Bu patlamanın zamanlamasının Türkiye'nin ekonomide güçleneceği ve 30 yıllık Kürt sorununun çözüme girdiği noktada gelmesi tesadüf mü?
Hayır. Hükümet iki en önemli konuya çözüm getirmek üzereydi. Birincisi vesayet rejimini tamamıyla bitirecek 5 bin yasanın değişmesi gerekiyordu. Devletin kutsallığından bireyin kutsallığına geçiş için hukuk sistemi yeniden yapılanacaktı. İkincisi de çözüm süreci belli bir noktaya getirilmişti. Her iki konu da Türkiye'yi ekonomik ve siyasi olarak dünyada söz sahibi hale getirecekti. Eylemlerin amacı siyasi iktidarın görünümünü ve karar alma gücünü zayıflatmaktı.

Provokasyon vardı yani?
Taksim'de masum protestoya hemen provokatörler sahip çıktı.

Peki siz toplumda bir ötekileştirme yaratıldığı fikrine katılıyor musunuz?
Bunlar spekülatif değerlendirmeler. Bana göre başbakan kucaklayıcıdır, diğerine göre ötekileştiriyordur. Son olaylardan sonra bir kutuplaşma olmuş olsa da bu düzelir. Çünkü Taksim'in öğrettiği bir şeyler var. Mesela bireysel özgürlüklere daha fazla saygı bundan sonra gösterilecektir. Ama bu hükümet Kürt sorunuyla bireysel özgürlüklere ne kadar önem verdiğini göstermişti.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.