X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kafaları karıştıran konu: “Biyoyakıtlar”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kafaları karıştıran konu: “Biyoyakıtlar”

  • Giriş Tarihi: 24.10.2013 15:10

Tarım ürünlerinin enerji amaçlı kullanımı artıyor. Biyoyakıt konusu bir süredir dünya gündemini meşgul ediyor. Dolayısıyla kafaları karıştıran temel soru şu; Biyoyakıtlar; kurtarıcı mı yoksa yeni bir krizin habercisi mi?

İlknur Menlik - Sabah.com.tr
imenlik@comart.com.tr

Her ne kadar birçok ülke biyoyakıtları bir çevre dostu, enerjide bağımsızlığın en önemli silahlarından biri olarak kabul edip, kullanımı ile ilgili altyapıyı oluşturarak yasal düzenlemeleri hayata geçirmiş olsa da günümüzde biyoyakıtlar ile ilgili tartışma artarak sürmekte.

Tarım, gıda, enerji ve çevre uzmanları, politikacılar, bilim insanları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının taraf olduğu bu tartışma kabaca, biyoyakıtlara sempati ile yaklaşanlar ve biyoyakıt karşıtları en azından biyoyakıtlara şüpheyle yaklaşanlar arasındaki tartışma olarak tanımlanabilir.

Ancak konu gıda olduğunda biyoyakıt meselesi daha önemli bir hal alıyor. Bu konuda uluslararası kuruluşların raporları dikkat çekici. Örneğin FAO, "biyoyakıt politikalarının küresel gıda fiyatlarını arttırdığı" görüşünde. Çok kısa bir süre önce AB'de yayınlanan bir rapor da bunu destekler nitelikte… Rapor, AB'nin biyoyakıt politikalarının gıda fiyatlarını önümüzdeki yıllarda yüzde 50 oranında arttıracağını ortaya koyuyor. Bu nedenle Avrupa Komisyonu 2020 yılına kadar yüzde 10 olarak belirlediği biyoyakıt hedefini yüzde 6 olarak revize etti. Bu karar, konunun önemini gösteriyor.
Bu noktada, yeni nesil biyoyakıtların geliştirilmesine ağırlık verileceği öngörülebilir. Bir başka ifadeyle gerek AB ve dünyada gerekse de ülkemizde, yeni nesil biyoyakıtların elde edilmesi üzerine yoğunlaşılarak, biyoyakıtların gıda fiyatlarına etkisi minimize edilebilir.

Öte yandan "Modern Biyoteknoloji" en geniş kullanım alanını tarımda buluyor. Ancak bu alan halen yeterince anlaşılmış bir alan değil. Dolayısıyla genel değerlendirmeye göz atmakta fayda var;

Biyoteknoloji, dünyadaki birçok bilim otoritesi tarafından 21. yüzyılın teknolojisi kabul ediliyor. Türkiye'de de 2000'li yılların başında Devlet Planlama Teşkilatı tarafından Milenyum'un bilimi ve anahtar endüstrisi olarak ilan edildi. Önümüzdeki yıllarda diğer sektörlere göre çok daha fazla gelişme bekleniyor bu alanda.

Tarımsal biyoteknoloji bitkileri, hayvanları ve mikroorganizmaları geliştirmek için kullanılan bilimsel tekniklerin bir toplamı. DNA hakkındaki bilgilerimize dayanarak bilim insanları tarımsal verimliliği artıracak çözümler geliştiriyorlar. Ekinlerde bazı avantajlı yönleri iyileştirebilecek genleri tanımlama ve bu özellikler üzerinde çok hassas şekilde çalışabilme yetisi ile biyoteknoloji ekin ve hayvan ıslah çalışmalarını hızla ileri götürdü.
Çevreye duyarlı şekilde yetiştirilmiş güvenli ve yeterli bir gıda arzı, insanlık için gereklidir. Tüm teknolojik gelişmeler gibi tarımsal biyoteknolojinin de ekonomik ve sosyal etkileri olacaktır tabii. Piyasaya çıkmalarından beri biyoteknoloji ürünü ekinler güvenli bir şekilde kullanılmaktadırlar. Tarımsal biyoteknoloji özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çiftçilerin ve diğer nüfusun sağlığı ve refahını etkileyecek faktörlerden sadece biridir. Biyoteknoloji sürekli geliştiği için halkın bu konulardaki yargısı da biyoteknolojinin toplumda oynayacağı rolün belirlenmesi üzerinde daima etkili olacaktır.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.