X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Doğu'da pırlanta açılımı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Doğu'da pırlanta açılımı

  • Giriş Tarihi: 3.11.2013

Doğu'daki kalkınma, alışkanlıkları da değiştirdi. Düğünlerde 22 ayar bilezik yerine pırlanta set takılıyor. Zen'in patronu Güzeliş, "Diyarbakır, Kars, Mardin de iyi müşterimiz" dedi

Kadınların pırlantaya olan merakı, Türkiye'yi bu alanda Hindistan'dan sonra en hızlı büyüyen ikinci pazar haline getirdi. Sektörün önemli oyuncularından Zen Pırlanta'nın sahibi kuyumculuk kökenli Emil Güzeliş'e göre, kadınlar için pırlanta olmazsa olmaz bir mücevher haline geldi. Üstelik bu müthiş trend sadece büyük kentlerde değil taşrada da kendini göstermeye başladı. Güzeliş, "Eskiden pırlanta zengin zümrenin aldığı bir ürünken şimdi tüm kesimler için ulaşılabilir hale geldi. Hatta Y kuşağında bile birçok müşterimiz var. Ancak değişmeyen tek gerçek tek taşın hâlâ erkekler tarafından alındığı" dedi. Yurtiçi ve yurtdışında hızla büyüyen, Amsterdam, New York ve Dubai'de ofisler açan Emil Güzeliş'le pırlanta sektörünün gelişimini konuştuk...

Pırlanta modası aldı başını gidiyor? Ne diyorsunuz?
2000'den beri bu moda var. De Beers'in Türkiye'de ofis açması ve pırlanta reklamları da bunda etkili. Ardından gelen tek taş modası toplumun tüm kesimlerini etkiledi. Bizler de bu süreçte fiyat odaklı reklamlar yaptık. "1.000 TL'ye bile pırlanta alabilirsiniz" dedik. İnsanlar korkmadan mağazalara girmeye başladı. Kredi kartıyla satışların başlaması, 36 ay taksitle tek taş alınabilmesi pırlantayı tüm gelir gruplarına yaydı.

Altın demode mi olmaya başladı?
Eskiden Kapalıçarşı'da düğün gruplarına bilezik satardık. Şimdi bilezik işi kalmadı. Altın ailenin yatırım aracı olarak algılanıyor. Erkek yeni bir iş yapacağı zaman kolaylıkla altını bozduruyor. Pırlanta ise kadına ait.

Pırlanta bozdurmak kârlı mı?
İnsanların aklında 'çok kaybederim' düşüncesi var. Bir ürünü satarken üzerine kâr koyarsın, o ürün sana tekrar satıldığında o kârı düşersin. Altına da pırlantaya da mağazalar aynı kârı koyar. Bu kayıplar yüzde 30-50 arasında değişir. Pırlantanın avantajı fiyatının daima yükselmesi, hiç düşmemesi. Altın kadar dik iniş ve çıkışlar yapmaz. Onun için iyi de bir yatırım aracıdır.

Anadolu'da ilgi var mı?
Eskiden yalnızca İstanbul'da satış yapılırdı. Artık birçok şehirde mağazamız var. 55 mağazanın 49'u Türkiye'de. 100'den fazla noktada pırlanta satıyoruz. Bunların arasında Diyarbakır, Mardin ve Kars da var. En fazla Adana-Mersin bölgesinde satış yapıyoruz. 25 yılda 100 mağaza hedefiyle yola çıkmıştık ama şimdi bunun çok zor olduğunu görüyoruz.

Nil Karaibrahimgil'in şarkısındaki gibi kadınlar artık tek taşını kendisi mi alıyor?
Bu ancak şarkıda geçerli. Elbette küçük bir zümre vardır. Tek taşı erkeğin alması gerekir. Öyle daha anlamlı. Belki kadın kendisi seçiyordur ama çoğunlukla erkek alıyor.

Y KUŞAĞI TEK TAŞLA EVLENİYOR
Zen Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Emil Güzeliş, gençlerde de pırlanta merakının arttığını belirtti. Güzeliş, "Y kuşağı bizim için önemli bir müşteri kitlesi haline geldi. 25 yaşındaki delikanlıların evlilik teklifleri genellikle tek taşla oluyor. Öyle ki akıllarına başka bir seçenek gelmiyor" dedi. Tek taş pırlanta yüzüklerin fiyatı 500 liradan başlayıp 200-300 bin TL'ye kadar çıkıyor. Güzeliş, en çok sattıkları ölçünün ise 40 santim olduğunu belirtti.

İLK MAĞAZAYI 19'UNDA AÇTI
1890'dan bu yana kuyumculuk yapan Mardin kökenli bir ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Emil Güzeliş. Ailesinin 50'li yıllarda İstanbul'a geldiğini anlatan Güzeliş, memleketteki telkari mesleğini yeni hayatlarına da taşıdıklarını vurguladı. O dönemi şöyle anlattı: "80'li yıllarda ailem pırlanta işine girdi. Ben 6 de yaşından beri çalışıyorum. Hafta sonları yaz tatillerinde sürekli çalışırdım. Mıhlama da cila da, satış da yaptım. İlk mağazamı da 1987'de, 19 yaşındayken Kapalıçarşı'da açtım. En genç dükkân sahibiydim. Babam her hafta hesaplarımı takip ediyordu. Bu çocuk yoldan çıkmasın disiplinli çalışsın diyordu." Elindeki parayı kolay harcamamayı, en erken gelip en geç çıkmayı babasından öğrendiğini vurgulayan Güzeliş, "98'de kardeşlerimden ayrılıp kendi tesisimi kurdum ve ihracata başladım. 2005'te Zen markasıyla ilk mağazamı açtım. Şu an Avrupa ve Ortadoğu'nun en büyük pırlanta fabrikasına sahibiz. Halen pırlanta ihracatının yüzde 50'sini biz yapıyoruz" dedi.

'LÜKS BİR YAŞANTIM YOK'
* Lüksü severmisiniz?
Esnaf bir ailenin çocuğuydum. Kendi işyerimi kurduğumda para kazanıyordum ama paramın sahibi babamdı. O nedenle arabam yoktu, otobüsle seyahat ederdim. Taksiye binmek filan yoktu. İlk arabam Şahin markaydı. Devlet okullarında okudum. İsrafın günah olduğunu düşünürüm. Hiç lüks yaşamam. 2 oğlum var. Tatilleri onların tercihleri belirler.

ONLINE SATIŞ HIZLA ARTIYOR
* İnternet satışları nasıl?
İnterneti satış yapmak için kurmadık. Amacımız kendimizi tanıtmaktı. 'İnsanlar dokunmadan pırlanta almaz' diye düşünürdüm. Siteye girip fiyat araştırması yapıyorlar. Bakanların yüzde 75'i mağazadan alıyor. Ama internetten de alan var. Yüzde 2-3 gibi. İnternetten satışlarımız milyon dolar seviyesinde.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.