X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gezi'nin ikinci versiyonu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gezi'nin ikinci versiyonu

  • Giriş Tarihi: 23.12.2013

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği Başkanı Mustafa Koca, 17 Aralık'ta siyaseti itibarsızlaşmak için yapılan operasyonun Gezi Parkı olaylarının ikinci versiyonu olduğunu dile getirdi

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Başkanı Mustafa Koca ile 17 Aralık'ta başlayan operasyonun siyasi ve ekonomik yansımalarını konuştuk.

17 Aralık operasyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gezi Parkı olaylarının ikinci versiyonu olduğunu düşünüyorum. Bunun altında önümüzdeki yıl yapılacak seçimler var. Özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı'nı istemeyenler devreye giriyor. Ben küçükken ülkeyi Meclis'in yönettiğini düşünürdüm.

ERKLER MİLLETİN ÜSTÜNDE DEĞİL

Şimdi ne düşünüyorsunuz?
Türkiye'de güçler dengesinin tam oturmadığını görüyoruz. Bugün parlamentonun, kanun yapıcıların, bunları uygulayan bürokratların ve hukukun seçilmiş iktidara, milli iradeye saygılı olması lazım. Erkler demek milletin üstünde bir otorite değildir. Milli iradeyi hiçe sayarak, herkes kendi içinde bir Türkiye oluşturursa ister istemez şu andaki durum yaşanır.

Sizce bu işin arkasında uluslararası güçler var mı?
Son 11 yılı değerlendirmeye almazsak 50 yılda 55 hükümet kuruldu. Bu demokrasimizin ne kadar yara aldığını gösteren bir durum. İkinci Dünya Savaşı'na girmemiş Türkiye'nin bugüne kadar kişi başı gelirde 10 bin değil 25 bin doları konuşması gerekirdi. Ama darbeler nedeniyle ekonomi hep geriye gitti. Bugün iktidar 2023 hedefleri ortaya koydu. Fakat Türkiye'de her zaman "Gelecek 10 yılı görüyoruz" diyenlere darbe yapıldı. Şu anda siyasi ve ekonomik istikrara ihtiyacımız var. Uluslararası manipülasyonlara halkımızın gelmeyeceği kanaatindeyim. Birtakım insanlar bazı bilgileri geciktirmek, saklamak ve vermemek suretiyle milli iradeye saygısızlık yapmışlardır. Ben inanıyorum ki halk sandığa sahip çıkacaktır. Seçilmiş olanlar da bu işin sonuna kadar gidecektir. Yolsuzluklar kimsenin savunacağı mekanizma değildir. Ben hükümetin kendi üzerine düşeni yapacağına gönülden inanıyorum.

Sizce devlet içinde örgüt var mı?
Gelişmiş ülkelerde devletin içinde örgütün var olduğunu düşünmek bile demokrasiye yapılan en büyük hakarettir. Ama yönetici pozisyonunda olan bir amir altındaki memurdan bilgi gelmiyorsa o birimlerin ciddi analiz edilmesi gerekir diye düşünüyorum. Demokrasi standartlarımızın yükselmesi için bunu yapmamız lazım.

ULUSLARARASI MENFAAT GRUPLARI NEMALANIYOR
Şimdi de kasetler ortaya çıkarılmaya başladı. Siyaset itibarsızlaştırmaya mı çalışılıyor?
Siyaseti kirletme çabaları devam ediyor. Güneş balçıkla sıvanmaz. Siyaseti yapanlar ne kadar kirletilirse bu işten o kadar çok nemalanacak insanlar topluluğu olacaktır.

Kim bu insanlar topluluğu?
Uluslararası menfaat grupları diyelim. Bakın dolar 2.30 TL'den 2.80 TL'ye çıktı. Bundan kim istifade etti? Bulanık suda balık avlamayı sevenler bu işten para kazandılar.

DERSHANE BAHANESİYLE HESAPLAŞMAYA GİDİLDİ
Hem Gezi hem de dershane olaylarından sonra STK'larla birlikte milli iradeye saygı ilanları verdiniz.
İlk ilanı Gezi Parkı olayları sırasında 14 Haziran'da verdik. İlk günlerde masum başlayan olaylar daha sonra çığrından çıktı. Olayların arkasında uluslararası manipülasyon olduğunu gördük. Yönetim kurulumuzda 8 milyar dolarlık yabancı yatırımın da seçim sonrasına bırakıldığını duyduk. Bu işin milli iradeye saygısızlık olduğunu düşündük. O dönemde ağaç dikeceğimiz de deklare etmiştik. Bunu da yerine getirdik. Dershane tartışmasında da konunun sadece bu olmadığını gördük. Birçok STK bir araya gelerek yine ilanlar verdik. Çünkü konu sadece dershane olsaydı sektör bakanla oturup konuşurdu. Dershaneler bahane edilerek başka hesaplaşmalara giriliyorsa orada ahde vefaya saygısızlık vardır. Buna kimsenin itibar etmemesi lazım.

2014'te seçimler var. Ekonomiyi nasıl görüyosunuz?
Ekonomide deformasyon olacağını düşünmüyorum. Bütçe açığı ve enflasyon fazla yıpranmaz. Ama ekonomi manüpülasyonların kurbanı olmamalı. Siyasi istikrarla ekonomide nereden nereye geldiğini gördük. Koalisyon hükümetleri döneminde istikrarsızlığın ne olduğunu acı bir şekilde yaşadık.

TEMİZ KURUMLAR LEKELENMEK İSTENDİ
Bu operasyon en çok da inşaat sektörünü vurdu. Gözaltına alınanlar serbest kaldı. Sektör baltalanmak mı istendi?
İnşaat sektörü Türkiye'nin en önemli lokomotif sektörü. Bu sektörün hedef alınması manidar. Çok başarılı giden bir sektör. Burada temiz siyasetçiler kirletilmeye, öne çıkan kurumlara kara leke atılmak isteniyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.