X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türkiye övgüyü hak etti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türkiye övgüyü hak etti

  • Giriş Tarihi: 15.1.2014 16:02

IMF, analistlerinin hazırladığı "Türkiye: Dengesizlikleri Artırmadan Büyümeyi Canlandırma" raporunda Türkiye ekonomisine dair tavsiyeler yer aldı.

Uluslararası Para Fonu (IMF) raporunda, Türkiye'nin büyüme performansı açısından son on yıllık dönemde son derece hak edilmiş övgüler aldığı, bu başarı öyküsünün beraberinde istikrarlı olarak büyüyen cari işlemler açığını getirdiği belirtildi. Raporda, bu sebeple politikaların dış açığı azaltmaya yönelik olması gerektiği, aksi takdirde yıllık yüzde 4 ila 5'lik büyümenin sürdürülebilir olma ihtimalinin bulunmayacağı kaydedildi.

IMF, analistleri Isabel Rial, Suchanan Tambunlertchai ve Alexander Tieman tarafından hazırlanan "Türkiye: Dengesizlikleri Artırmadan Büyümeyi Canlandırma" raporunda Türkiye ekonomisine dair tavsiyeler yer aldı.

Geçtiğimiz on yıllık dönemde, Türkiye'nin büyüme performansı açısından son derece hak edilmiş övgüler aldığına işaret edilen raporda, şunlar kaydedildi:

"Bu başarı öyküsü beraberinde istikrarlı olarak büyüyen ve 2013 yıllında GSYH'nın yüzde 7,4'üne ulaşması tahmin edilen cari işlemler açığını getirdi. Bu açığın karşılığı, Türk ekonomisinin şu andaki ana sorununu oluşturan ve çoğu kısa vadeli olan dış finansmana olan bağlılıktır. Türk ekonomisi hakkında son yıllık gözden geçirmemiz kapsamında yapılan bir regresyon analizi ekonomik politikalar veya ekonomik ortamda önemli bir değişiklik olmaması durumunda, istikrarlı bir cari işlemler dengesi ile tutarlı olan büyüme seviyesinin yüzde 2¾ - 3½ aralığında olduğunu öne sürmektedir. Başka bir deyişle bu hız sınırın üzerindeki bir büyüme, daha yüksek bir cari işlemler açığına sebep olacaktır. Biz de bu sebeple politikaların dış açığı azaltmaya yönelik olması gerektiği, aksi takdirde yıllık yüzde 4 ila 5'lik büyümenin sürdürülebilir olma ihtimalinin bulunmayacağı görüşündeyiz."


"TASARRUFLARI ARTIRMAK CARİ AÇIĞI AZALTACAK"

Raporda, bu hız sınırının nasıl değiştirilebileceğine değinilerek, hem kamu hem özel yurt içi tasarruflarını artırmanın, Türkiye'nin dış finansmana olan bağımlılığını düşürerek cari işlemler açığını azaltacağı dile getirildi.

Politikaların, yapısal değişim yoluyla rekabet gücünü daha da artırmaya yönelik olması gerektiği vurgulanan raporda, aynı zamanda para politikasının, reel döviz kurundaki değerlenme yoluyla Türkiye'nin rekabet gücünü aşındıran ve sürekli olarak hedefin üzerinde gelen enflasyonla mücadele etmesi gerektiği kaydedildi. Bunların, fayda sağlaması için önemli ölçüde zaman gerektiren reformlar olduğu aktarılan raporda, "Bu süre zarfında, hükümetin bütçedeki esnekliği muhafaza etmesi önem taşımaktadır. Bu, resmi makamların ekonomik dalgalanmaların etkilerini harcama ve vergilendirmeyi ekonomik döngüye göre ayarlamaları yoluyla azaltmalarına yardımcı olur" ifadelerine yer verildi.


DAHA HIZLI BÜYÜME SAĞLAYACAK POLİTİKA ÖNERİLERİ

Daha hızlı büyüme sağlayacak politika önerilerine yer verilen raporda, bireysel emeklilik sisteminde yakın zamanda yapılan reformların, katılımda ve emeklilik tasarruflarında artış sağladığı belirtildi. Raporda, atılan bu adımlar "olumlu" olarak nitelendirilirken, gelecek birkaç yıl boyunca küresel finansal kriz öncesindeki kazanımlara benzer iddialı kamu tasarrufu hedeflerinin de katkı sağlayabileceği kaydedildi.

Türkiye'nin yapısal politikaları, yerli malların ithalata göre rekabet gücünü artırmaya ve ihraç ürünlerini değer zincirinde daha yukarılara çıkarmaya yönelik olması gerektiğine işaret edilen raporda, "Geçtiğimiz on yıl boyunca Türkiye'nin ihracat hacmindeki güçlü büyüme rakamları, yüksek ithalat ihtiyaçlarını karşılamamıştır. Buna ek olarak, ihracatın değerindeki artış, miktarsal hacmindeki artışın gerisinde kalmaya başlamıştır. Bu nedenle Hükümet kimyasallar, tıbbi ilaçlar, makina ve ekipman gibi daha yüksek katma değere sahip ihracat sektörlerine yatırımları teşvik eden politikalara yönelmelidir. Daha yüksek teknoloji faaliyetlerine bu şekilde bir yönelme, Türkiye'deki ücret düzeylerindeki artış devam etse bile rekabet gücünü sürdürmeye yardımcı olacaktır" denildi.

Raporda, orta vadeli politikaları tamamlamak için Türkiye'nin özellikle ticarete konu sektörlere doğrudan yabancı yatırımı artırmaya çaba göstermesi gerektiği dile getirilerek, bunun teknoloji aktarımını kolaylaştıracağı ve ihracatları artıracağı vurgulandı.


"HÜKÜMETİN BÜTÇEYİ ESNEK TUTMASI GEREKMEKTEDİR"

Hükümetin bütçeyi esnek tutması gerektiği belirtilen raporda, şunlar kaydedildi:

"Bu, hükümetin harcama ve vergilendirmeyi ekonomik şartlardaki değişikliklere göre uyarlamasına yönelik alan yaratarak geçmiş mali kazanımlarını muhafaza etmesini sağlayacak ve ulusal tasarruflara daha yüksek ve daha istikrarlı kamusal katkı yapılmasını sağlayacaktır. Türkiye'nin son on yılda gösterdiği mali çaba, borç ve faiz maliyetlerinde çarpıcı bir azalma sağlamıştır. Bu yolla yaratılan mali alan, hükümetin sosyal harcamaları artırmasına olanak sağlamış ve sosyal göstergelerde üçlü bir iyileşmeye neden olmuştur. Ancak, çalışanlara yapılan ödemeler ve sosyal güvenliğe aktarımlar gibi zorunlu faiz dışı harcamaların payı son yıllarda hızlı bir artış göstermiştir. Büyümeye sıkı bir şekilde bağımlı olan bütçe gelirleriyle birlikte değerlendirildiğinde, faiz dışı harcamanın esnekliğinin kaybedilmesi kaygı sebebi olmaktadır. Bu durum mali politikanın ekonomik şoklara hızla karşılık verme ve nihayetinde daha yüksek kamu tasarrufuna ulaşma kapasitesini azaltmaktadır."

Raporda, faiz dışı harcamada esnekliğin giderek azalmasının, "zor edinilmiş olan" mali disiplini zayıflatabileceği aktarıldı, "Türkiye geçmişte genel mali hedefler açısından hedeflerin üzerinde performans göstermiş olsa da resmi makamlar Orta Vadeli Mali Planda belirlenen harcama tavan değerlerini sistemik bir şekilde aşmışlar ve kamu finansal yönetimi uygulamalarındaki zayıflıkları açığa çıkarmışlardır" görüşü savunuldu.

Esnek bir bütçeyi korumak için Türkiye'nin harcama büyümesini dizginlemesi ve mevcut bütçe prosedürlerini iyileştirmesi gerektiği dile getirilen raporda, şunlar da ifade edildi:

"Türk makamlarının kullanabilecekleri beş ana politika seçeneği bulunmaktadır: Kamu istihdamı büyüme hızını sınırlamak, daha esnek kamu ücretleri endeksleme mekanizmalarını uygulamaya koymak, emeklilik sisteminde reform çabalarını yenilemek, hedeflerin üzerindeki gelir performansını tasarruf etmek ve geçmişteki sapmalar için düzeltme yapacak bir mekanizma da dahil olmak üzere daha bağlayıcı bir harcama tavanı çerçevesine doğru kademeli bir geçiş sağlamak. Bu politikalardan oluşacak bir bileşim, hükümetin bütçe esnekliğini sürdürmesine yardımcı olacak ve bu sayede geçtiğimiz on yılda elde edilen mali kazanımların korunmasını sağlayacaktır."


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.