X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İhracatçıdan Merkez'e faiz desteği
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İhracatçıdan Merkez'e faiz desteği

  • Giriş Tarihi: 24.1.2014 10:27

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, döviz kurlarında yaşanan yükselişte en büyük rahatsızlıklarını istikrarsızlık ve öngörülebilir olmaması olarak nitelendirerek, "Merkez Bankası'nın (MB) faiz artışı yapmamasını destekliyoruz, doğru görüyoruz. Çünkü bugün de görüldü ki MB'nin müdahale etmesi hiç bir şey ifade etmedi" yorumunda bulundu.

Büyükekşi, dün akşam düzenlenen basın toplantısında, 2013 yılında TİM bünyesinde yapılan çalışmaları ve 2014 yılına yönelik beklentileri paylaşarak, son dönemde yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Toplantıda TİM'in 2013 yılında yaptığı çalışmalarla ilgili bir sunum yapan Büyükekşi, geçtiğimiz yıl TİM bünyesinde yapılan toplantılar ve yürütülen çalışmalar kapsamında bilgi verdi.

Büyükekşi, geçtiğimiz yıla ilişkin özetle şunları anlattı:

"Pazar çeşitlendirme stratejisiyle birlikte, adım atmadık mal satmadık ülke bırakmadık. 2013 yılında tam 250 gümrük noktasına ihracat gerçekleştirdik. 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdiğimiz ülke ve bölge sayısını 34'e, 100 milyon doların üzerinde ihracat yaptığımız ülke ve bölge sayısını 115'e yükselttik. 2013 yılında düzenlediğimiz ticari heyetlerle, dünyanın etrafında tam 6 tur attık, 19 binin üzerinde ikili ticaret görüşmesi gerçekleştirdik, 24 ülkeden binin üzerinde özel alım heyeti misafirini ağırladık."

Büyükekşi, daha önce açıklanan 151,7 milyar dolarlık ihracatın da, 31 Ocak'ta açıklanacak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarıyla bir miktar daha artmasını öngördüklerini paylaştı.


"MB'Yİ DESTEKLİYORUZ"

Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Büyükekşi, MB'nin kurdaki harekete yönelik tepkilerini şöyle değerlendirdi:

"Türkiye 2006 yılında da benzeri gelişmeleri yaşadı. O zaman MB 4 puan faizleri artırdı. Gelinen noktada 1,8 liraya çıkan dolar 1,2 lirayı gördü. O yüzden özellikle şu an doların 2,30 liraya çıkması konusunda, biz bilsek ki bundan sonra hep 2,30'da gidecek o zaman hiçbir sorun yok zaten. Hepimiz önümüzü görürüz. Bizim şu an en büyük rahatsızlığımız, önümüzü görememek. 2,30 olsa, ihracatçı maliyetini yapacak ona göre hareket edecek. Ama 2006 yılında nasıl düştüyse, şimdi mart seçimlerinden sonra tekrar 2 liraya düşmeyeceği kimsenin garantisi altında değil. Biz istikrar istiyoruz, en bizim en büyük rahatsızlığımız istikrarsızlık ve öngörülebilir olmaması. Bu yüzden MB'nin faiz artışı yapmamasını destekliyoruz, doğru görüyoruz. Çünkü bugün de görüldü ki MB'nin müdahale etmesi hiçbir şey ifade etmedi."

Siyasetin 10 yılda Türkiye'de çok büyük kazanımlar sağladığını, bundan sonra bu çalışmaların özellikle bir anayasal çalışmayla yapılmasının büyük fayda sağlayacağını belirten Büyükekşi, özellikle tüm partilerin konsensusuyla oluşması halinde çok daha uzun vadeli olacağını, ortaya bir istikrarın çıkacağını, mevcut huzursuzlukların azalacağını söyledi.

TİM Başkanı, "Biz inanıyoruz ki 2014 yılı ihracatçı açısından daha güneşli günler olacak. İhracat yapmayan firmalar nasıl ihracat yaparım diye çalışma içine girsin. Çünkü bundan sonra ihracat daha önemli olacak. Ben sadece ithalat yaparım zihniyetinden vazgeçilmeli" ifadelerini kullandı.


"KARLILIK AZALDIĞI İÇİN BAZI FİRMALAR HİZMET SEKTÖRÜNE GEÇTİ"

Büyükekşi daha önce söylediği "Yeni ekonomik bakış" ifadesiyle neyi kastettiğinin sorulması üzerine şunları ifade etti:

"Türkiye yeniden 2003 yılı başı 2007 yılı arasındaki döneme dönmeli. O dönemdeki büyüme rakamlarına baktığınızda ortalama 7,2 büyümüşüz. 2014 yılının daha zor olacağı konuşuluyor. Nedeni de gelişmiş ülkelerdeki ekonominin düzelmesi olarak gösteriliyor. Halbuki 2003 ile 2007 arasında da bu ülkelerde ekonomi iyiydi. Yeni bir ekonomik bakış açısına ihtiyacımız var dediğim şey şu; Türkiye öyle bir konuma geldi ki, sanayici, ihracatçı para kazanmamaya başladı. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içinde sanayinin payı yüzde 20'den yüzde 15'e geriledi. O zaman birçok kişi sanayici olmaktan ve ihracatçı olmaktan vazgeçmeye başladı. Yatırımlar konusunda gerek yerli gerek yabancı yatırımcı başka alanları tercih etti."

Karlılığın azalmasından dolayı bazı firmaların sanayiden çok hizmet sektörünü tercih ettiğinin altını çizen Büyükekşi, "Hizmet sektörüne yönelim olunca yeni bir bakış açısı olması gerektiğini söyledik. Global krizden en az zararı Almanya gördü, çünkü üretime odaklı bir ülke. Yani bizim de bu anlamda yeni bir bakış açısına ihtiyacımız var. Hizmet sektörüne geçişi herkesin yapması mümkün değil, bunu daha çok büyük yatırımcılar yapıyor. Sayının bir önemi yok, sağınıza solunuza baktığınızda kimler olduğunu görürsünüz zaten. Ben o firmaları eleştirmiyorum hatta haklılar diyorum. Bir yerde daha fazla kazanç imkanı varsa oraya gider herkes. Sanayide karlılık fazla olsa oraya geçiş olurdu" değerlendirmesinde bulundu.

TİM'in yaşanan bu süreçle birlikte 2023 yılındaki hedeflerinde bir sapma olmadığının altını çizen TİM Başkanı, kısa vadede bu gelişmelerle vakit kaybedilmemesi gerektiğini, uzun vadeli hedeflere odaklanılmasını söyledi.

Büyükekşi, GSYH'da ihracatın payının artırılması gerektiğine işaret ederek, "Kaybettiğimiz çok bir şey yok, her şeyde bir hayır var, belki bunda da bir hayır var. Kur konusunda uzun dönemdir çok şey birikti aslında, belli bir yere geldi ve patladı. Fed'in kararları bunu tetikledi. Keşke bu noktaya 3-5 yılda gelseydik, o zaman kimse bir sıkıntı yaşamazdı" ifadelerini kullandı.

Konuşmasında son çıkan yatırım teşvik konusunu desteklediklerini de hatırlatan Büyükekşi, 2013 yılı 31 Aralık tarihine kadar yatırım yapmayanların teşvik süresinin 7 yıla düştüğünü anımsatarak, bunun bir yıl uzatılmasını talep ettiklerini bildirdi.


"AB TÜRKİYE İÇİN HER AÇIDAN ÇOK ÖNEMLİ, ORAYA ODAKLANMAMIZ LAZIM"

Türkiye'de son dönemde yaşanan olayların yabancı yatırımcıyı ürkütüp ürkütmediğine yönelik soruyu Büyükekşi, "Ben olaya bu yönden çok bakmıyorum. Türkler de yurt dışından mal alıyor. Hangi ülkede ne olduğuna bakmıyoruz. Biz mal satma açısından değil, Türkiye'nin imajı açısından bu olayları önemsiyoruz. Bu zamana kadar Türkiye'ye gelen yabancı sermaye daha çok Türkiye'nin hizmet sektörüne geldi. Onlar da karlılık konusunda hizmet sektörünün daha avantajlı olduğunu düşünüyor" yanıtını verdi.

TİM Başkanı Türkiye'nin 10 yıllık ciddi bir kazanımının olduğunu dile getirerek, "O kazanımımızı kaybetmememiz lazım. AB Türkiye için demokrasi açısından, insan hakları, özgürlükler, hukuk devleti olmak açısından çok önemli. Bunlar da zaten otomatik olarak ekonomiye katkı sağlıyor. Oraya odaklanmamız gerekiyor diye düşünüyorum. 25 bin dolarlık br ekonomi olsak ve AB üyesi olsak, şu an belki de başka şeyler konuşuyor olurduk. Biz oralardan biraz saptık tekrar oraya odaklanmamız gerekiyor" yorumunda bulundu.


"2014 YILININ İLK AYINDA İHRACATTA YÜZDE 7 ARTIŞ VAR"

2014 yılının ilk ayında ihracat rakamlarında yüzde 7 civarında bir artış olduğu bilgisini de paylaşan Mehmet Büyükekşi, "Bizi sevindiren başka bir şey daha var, AB üyesi ülkelerde önemli ekonomik iyileşmeler var demiştim. 22 Ocak itibariyle Almanya'ya ihracatımızda yüzde 15, Irak'ta yüzde 14, İngiltere'de yüzde 13, İtalya'da yüzde 5, Fransa'da yüzde 7 artış var. Hemen hemen AB üyesi ülkelerin tamamına yakınında pozitif yönde ihracat artışımız var, yıl boyunca hedefimiz çift haneli ihracat artışını yakalayabilmek" dedi.

Yeni ekonomik bakış açısı kapsamında yaptıkları çalışmalar hakkında da bilgi veren Büyükekşi, geçen hafta Başbakan Yardımcısı Ali Babacan başkanlığındaki Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısına katıldıklarını, bu hafta salı gün Tübitak'ın toplantısında bir sunum yaptıklarını belirterek, Güney Kore ile ilgili yaptıkları çalışma kapsamında ekonomi yönetimine bazı öneriler sunduklarını anlattı.

Cuma gün İngiltere'ye gittiği bilgisini paylaşan ve üniversite sanayi işbirliği sayesinde elde edilen gelirleri ve gelinen seviyeyi aktaran Büyükekşi, yapılan Ar-Ge çalışmalarının benzerlerinin Türkiye'de de yapılması gerektiğine işaret ederek, Güney Kore'de de bu kapsamda yapılan çalışmalar ile ilgili de detaylar verdi.

Bazı çevrelerin son günlerde yaşanan dönemi, 2001 kriz ortamına giden sürece benzetmesine yönelik görüşleri sorulan Büyükekşi, "Bu görüşlere katılmıyorum. Şu anda kamunun net döviz borcu yok, bankalarımız sağlam, bütçemiz denk, hane halkının borcu düşük. Bu gelişmelere baktığımız zaman 2001 yılıyla kıyaslamamız hiçbir şekilde mümkün değil" yanıtını verdi.

Büyükekşi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na ilişkin gelişmelerin AB'ye üyelik sürecine ve kısa zamanda ticarete etki edecek konular olmadığına vurgu yaparak, "Böyle bir şey yok. Bazı durumlar vardır ki sadece ticaretin kuralları işler, siyasi durumlar bunları etkilemez. Bunlar az gelişmiş ekonomilerde olur" diye konuştu.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.