X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ekonomi Bakanı Zeybekci, Köln'de
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ekonomi Bakanı Zeybekci, Köln'de

  • Giriş Tarihi: 23.2.2014 21:16

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Kimse merak etmesin, rüzgar dağdan ne koparırsa bizden de onu koparır. Taş gibi bir ekonomimiz var. Kamu borçları anlamında 28 Avrupa Birliği ülkesinin 25'inden daha iyi durumdayız. Yıksalar da asla ekonomik krize sebep olamazlar" dedi.

Avrupalı Türk Demokratlar Birliğinin (UETD) Almanya'nın Köln kentinde düzenlediği "Yükselen Türkiye Ekonomisi" konferansında konuşan Zeybekci, Türkiye ekonomisini istikrarsızlaştırma, kriz çıkarma, ülkeyi yeniden tepetakla indirmekle ilgili operasyon sırasında bir iki teknik konu olduğunu söyledi.

''Teknik konularda Merkez Bankası, en son müdahale yapmak zorunda kaldı" diyen Zeybekci, şöyle konuştu:

"İki türlü müdahale edebilirdi. Talepleri karşılayacak kadar Merkez Bankasının elinde döviz vardı ve her seferinde döviz satarak bunlara müdahale edebilirdi. Türkiye'de kamunun herhangi bir borçlanma ihtiyacından dolayı döviz ihtiyacı yoktur. Türkiye'nin borç yapısı son derece sağlıklıdır. Uzun vadeli ve TL üzerinedir. Türkiye'de onun için diyoruz, herhangi bir kriz çıkma ihtimali yoktur. Borçlanma yapımız, kalitemiz son derece yüksektir. Ya döviz satarak yapabilirdi ya da faizi artırarak bunu yapabilirdi. Hiçbir siyasetçi, bakan, Başbakan Türkiye'de faizlerin artmasını asla istemedi. 'Faizin artması' demek, 'ekonominin yavaşlaması' demektir. 'Üretimin, yatırımın, istihdamın dolayısıyla büyümenin düşmesi' demektir. Bizim hedefimiz, Türkiye olarak şu andan itibaren daha çok ihracat, daha çok istihdam, daha çok üretim, daha çok tüketim, milli büyümeyse eğer faize karşı olmamız da son derece doğaldır.

Merkez Bankasının yaptığı bu borç verme faizini de uzun dönemde faizleri yükseltmeden düzenleyeceğine inanıyoruz. Bunu söylediğimiz zaman hemen derler ki 'Merkez Bankası, bağımsız değil miydi, nasıl müdahale edersiniz?' diye. Tabii ki Merkez Bankası, bağımsızdır, ona karışmıyoruz. Sadece Ekonomi Bakanıyım ben, Türkiye'nin menfaatleri açısından olması gerekeni söylemeye çalışıyorum.''

Finans piyasalarıyla ilgili Türkiye'yle anlaşması olmayan kredi derecelendirme kuruluşlarının fırsatçılık yaptığına dikkati çeken Zeybekci, "Diğer kredi derecelendirme kuruluşları, çifter çifter basamak artırırken, 'yatırım yapılabilir ülke' derken gıkı bile çıkmayanlar, şimdi fırsatçılık yaparak Türkiye ile ilgili olumsuz açıklama yapmak için gayret gösteriyor. Etrafımızda dönüyorlar, bakıyorlar, 'bir şey bulabilir miyiz' diye. Çok dolaşırsınız, daha bir şey bulamazsınız'' ifadesini kullandı.

Zeybekci, Türkiye'nin siyasi geçmişine de atıfta bulunarak 1960'lı yıllarda Türkiye'de ilk demokrasi katliamının yapıldığına dikkati çekti.

53 yıl sonra bakıldığında birilerinin aynı şeyleri karbon kopya gibi gördüğüne işaret eden Zeybekci, Gezi olaylarını hatırlattı.

- "Hizmetkar devlet kutsaldır"

Milletine hizmetkar olan devletin kutsal olduğunu dile getiren Zeybekci, hizmetkar devlet anlayışının Turgut Özal ile başladığını vurguladı.

Zeybekci, 28 Şubat 1997'de Türk demokrasi tarihinin en derine inen darbenin yapıldığını belirterek, o dönemde Anadolu yatırımcılarının ihalelere girmesi ve bazı bakanlıkların kafeteryalarında ürünlerinin satılmasının yasaklandığını kaydetti.

28 Şubat sürecinde insanların kılık kıyafetleriyle uğraşıldığını, sürecin bin yıl süreceğinin söylendiğini anımsatan Zeybekci, Gezi olaylarına da atıfta bulunarak şöyle dedi:

"Zulüm 1453'te başladı' sloganlarını duvarlara yazarak kendilerini ele verdiler. Çok gariptir, bir anda dünyada önde gelen TV'ler canlı yayına başladı. 10 gün öncesinden canlı yayın araçları kiralanmış ve yerlerine yetiştirilmiş. İstanbul'da Gezi olaylarından sonra Türk Emniyet Teşkilatı, 70 yabancı uyruklu kişiyi provokasyon yaptıkları gerekçesiyle sınır dışı etti. O günlerde Başbakanımız Kuzey Afrika'dayken STK olduğunu iddia eden Gezi temsilcileri, Başbakan Yardımcımız Bülent Arınç ile görüştü. Bu arkadaşlar da açıklama yaptılar, 'hükümete taleplerimizi ilettik' diye. Sordu gazeteciler, 'nedir' diye? Tüm Türkiye şok oldu. '3. havalimanı, Kanal İstanbul Projesi, nükleer santraller, köprüler durdurulsun, Marmara otoyolundan vazgeçilsin.'

Hani Gezi Parkı, hani Taksim Projesi, ağaçlardı? Maksat başkaydı. Başbakanımız döndü, muhteşem karşılaşama Kazlıçeşme'deki 2 milyon kişilik miting. Gördüler ki durum sakat, kuyruklarını bacak arasına aldıkları gibi gidiş, o gidiş..."

Malum çevrelerin taktik değiştirdiğini, 17 Aralık sürecinin başlatıldığına dikkati çeken Zeybekci, Halk Bankası ve Fatih Belediyesi hakkındaki iddialarda "bunlar çetedir, çetenin başı da Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'dır" mesajı verildiğini dile getirdi.

Gezi olayları ve 17 Aralık operasyonun tek hedefinin Başbakan Erdoğan olduğuna işaret eden Zeybekci, şunları aktardı:

"Onu aldıkları anda rahatlayacaklarını biliyorlar. Onu aldıkları anda eski düzene doğru dönmenin yani 28 Şubat'ta olgunlaştırdılar, hallediyorlar, tam da bu sırada ağızları açık kaldı, onların ağzından bu ülkeyi aldılar. Gidiyordu yani. O alanlara karşı rövanştı, intikamdı bu. 'Bin yıl sürecek' hikaye, '1453 zulmün başlangıcı' lafları bilerek söylenen laflardır. 'Kimse merak etmesin, rüzgar dağdan ne koparırsa bizden de onu koparır. Taş gibi bir ekonomimiz var. Kamu borçları anlamında 28 Avrupa Birliği ülkesinin 25'inden daha iyi durumdayız. Yıksalar da asla ekonomik kirize sebep olamazlar. Bazı teknik oynamalar, günübirlik, başkent orjinli operasyonlar yapmaya kalktılar. Hepsi kayaya çarpıp geri döndü. Türkiye olarak yönümüz başka yerde. Evrensel standartların üzerinde hukuk sistemi ve demokrasimiz var. Allah şahittir, başta Başbakan olmak üzere her kim ki yetimin malına göz dikti, o göz çıkarılana, o el kurutulana kadar peşinde olacağız.

Asla affetmeyeceğiz, her kim ki bu milletin iradesine, parlamentosuna, Başbakanı'na, ülkenin ekonomisine, istikrarına, kardeşliğine kastetti, onları da unutmayacağız. Asla kardeşliğimize halel getirmeyeceğiz. Uyanık olacağız. Kardeşlerimizi seçme hakkımız olmadan seviyoruz. Kardeşini, evladını seçebilen var mı? Aynı bilinçle biz kardeşiz. 10 binde bir de olsa yanlış yola düşmüş olanlar olabilir, onlara da zaten millet gereğini yapar. Kardeşliğimize halel getirmiyoruz.''

AK Parti'nin iktidara geldiğinde Vakıfbank ve diğer kamu bankalarının satışına "dur" dediğini hatırlatan Zeybekci, ''Başbakanımızın ilk resti o dönemde geldi. Satmıyoruz. İlk rest karşı duruş, ilk 'one minute' geldi. Ondan sonra her şey değişti tabii. O Vakıflar Bankası ne oldu? 2003, 2004, 2005 yıllarında dünyanın en hızlı büyüyen bankası oldu. 3 yıl üst üste üstüne 850 milyon dolar başlık parası istenen bankayı halka arz ettik 2005 yılında. Vakıfbankın yüzde 25 hissesi 1 milyar 370 milyon dolar, şu anda ise 10 milyar doların üzerinde marka değeri var'' diye konuştu.

Türk Hava Yollarını (THY) de öven Zeybekci, 2015'in bahar ayında THY'nin Lufthansa'yı geçerek Avrupa'nın bir numarası olacağını dile getirdi.

THY sayesinde Türkiye'nin Afrika'ya ihracatının 5 kat arttığını anlatan Zeybekci, ''Gidemediğin ülke senin değildir'' dedi.

Almanya'daki ticari müşavirliklere atama konusunda sıkıntılar bulunduğunu kaydeden Zeybekci, ''Ticaret müşavirliklerinde atamayla ilgili sıkıntılarımız var. Almanya'da hemen hemen her şehirde ataşelik var, bundan vazgeçeceğiz. Almanya'yı iki bölgeye ayıracağız. Daha güçlü, yeni bir yapılanma yapıyoruz.. Yeni dönemde her ülkede yetişmiş gençlerimiz var. Hepsi idealist üstelik, alanı genişletmek lazım'' ifadesini kullandı.

Zeybekci, konferansın sonunda yurt dışı pasaport harçlarının pahalı olduğunun söylenmesi üzerine, ''Pasaport harcının yüksekliği konusunda haklısınız. Adam buraya keyfen gelmiyor. Yurt dışında yaşayanlar için notumu alıyorum, gerekli yerlere ileteceğim'' diye konuştu.

Konferansa AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sevde Beyazıt Kaçar ve İstanbul Milletvekili Metin Külünk de katıldı.

Zeybekci ve beraberindekiler, daha sonra THY'ye ait tarifeli uçakla Türkiye'ye hareket etti.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.