X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER TTYO ve serbest piyasa
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

TTYO ve serbest piyasa

  • Giriş Tarihi: 31.3.2014 09:57 Güncelleme Tarihi: 31.3.2014 09:58

Yerel seçim atmosferinin hararetli tartışmaları arasında bir önemli toplantı daha sessiz sedasız geride kaldı.

İlknur Menlik - Sabah.com.tr
imenlik@comart.com.tr

İstanbul Sanayi Odası'nın, gıda sektörünün AB'ye uyum sürecini masaya yatırdığı toplantısında, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı'ndan, Avrupa Birliği'nde süt ve şeker kotalarının kaldırılmasına kadar pek çok önemli konu konuşuldu. Toplantıya katılan Avrupa Komisyonu Tarım ve Kırsal Kalkınma Genel Müdür Yardımcısı Joost Korte, önemli açıklamalarda bulundu ve uzun yıllardan bu yana uyguladıkları düzenlenmiş piyasa politikasının ve kotalı tarımsal üretimin hatalı olduğunu artık kabul ettiklerini belirtti. Süt üretim kotasını 2015 yılında, şeker üretim kotasını ise 2017 yılında tamamen kaldıracaklarını kaydeden Korte, "Artık tamamen serbest piyasa ekonomisine dönüyoruz" dedi.

Bu noktada iki faktör öne çıkıyor. Birincisi; süt kotalarının bir yıl içinde kalkacak olması tüm AB ülkelerinde üretim hacimlerinin değişmesine neden olacak. Üretimin kota sistemi tarafından kısıtlandığı İrlanda, Hollanda, Almanya, Danimarka ve Polonya gibi ülkeler üretimlerini artırmaya hazırlar.

İkincisi; gelişmekte olan ülkelerde tüketim arttığı için dünya süt ürünleri talebinin arzdan daha hızlı büyüyeceği düşünülüyor. 2023 yılına kadar küresel süt talebi %29 artışla 225 milyon tona ulaşacak. Kişi başı süt tüketimi %13 artışla yıllık 111 kg'dan 126 kg'a çıkacak. 2023 yılında dünya nüfusunun ise %14 artışla 8 milyara yükseleceği tahmin ediliyor. Tabii, AB de bu büyümeden pay almak istiyor ve bu durum en fazla Çin, Rusya, Arap ülkeleri ve Afrika pazarlarını etkileyecektir. AB diğer yandan, 2018'de 50 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilen, süt bazlı gıda bileşenleri küresel pazarından da bu sayede daha fazla pay almayı ummaktadır.

Süt kotalarının kalkmasının AB üretimini ve ihracatını artıracağı açıktır, ancak küresel fiyatlarda bir dalgalanma yaratır mı ve bu durum AB ortak pazarında bir üretim fazlasına neden olabilir mi, henüz kesin bir şey söylemek mümkün görünmüyor.

Türkiye'ye baktığımızda 2013 yılında TÜİK verilerine göre üretilen süt miktarı 18 milyon ton ulaştı. Yani Türkiye, süt üretimini yıldan yıla arttırıyor. Seneye 20 milyon tonu görebiliriz. Evet, süt üretimimiz arttırıyoruz ancak şu sorunun da cevabı önemli: "Küresel pazar büyürken, biz, bu büyümenin bir parçası mı olacağız yoksa gerisinde mi kalacağız?" Aynı soruyu, AB'nin 2017'de kaldıracağı şeker sektörü için de sormalıyız.

Toplantının bir diğer gündem maddesi, ABD-AB arasında görüşmeleri devam eden Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTYO) görüşmeleri oldu. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkan Vekili Rint Akyüz; Türkiye'nin müzakere süreci dışında bırakıldığına dikkat çekerek, Gümrük Birliği'nin de Türkiye ile üçüncü ülkelerin arasındaki ticaretin önündeki büyük engel olduğunu belirtti.

Korte, Gümrük Birliği Anlaşmasının yeniden elden geçirilerek sorunların ortadan kaldırılması için revize edilmesi gerektiğini ve AB'nin yapacağı Serbest Ticaret Anlaşmalarında bundan sonra mutlaka Türkiye'yi gözetmesinin şart olduğunu söylese de henüz bu yönde bir adım görmedik. Ancak şu var ki; siyasetin yetersiz kaldığı durumlarda bugüne kadar iş dünyası devreye girmiş ve açılamayan kapılar iş dünyası sayesinde açılabilmiştir. 2016'ya sarkacağı tahmin edilen TTYO anlaşmasında tarım ve gıdanın en zorlu başlıklar olduğunu da unutmamak lazım. Bu nedenle bir yandan hem AB hem de ABD ile TTYO konusunda çalışmalarımızı yürütürken, diğer yandan hızla serbest piyasanın gereklerini karşılayacak adımları hızlandıralım.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.