X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Twitter için OECD kurallarını bırakırız"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Twitter için OECD kurallarını bırakırız"

  • Giriş Tarihi: 9.4.2014 15:03

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya alanında faaliyet gösterip Türkiye'den çok ciddi reklam kazancı veya başka türlü kazanç elde eden şirketlerin mutlaka vergilendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Bakan Şimşek, söz konusu şirketlerin vergilendirilmesi konusunda önümüzdeki dönemde gerekirse OECD kurallarını bir kenara bırakabileceklerini, çünkü orada kendilerini sınırlayan bir takım kurallar olduğunu belirterek, "Bir şirket bir ülkede faaliyet gösteriyorsa ve orada özellikle bir merkez kurmuyorsa bu kabul edilebilir bir şey değil" dedi.

Şimşek, CNBC-e'de katıldığı programda, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Rant vergisi çalışmalarının sorulması üzerine Şimşek, 2008 yılında konuya ilişkin bir çalışma yapıldığını, çalışmanın bir noktaya geldiğini ancak o günün konjonktürü nedeniyle bunun yasalaşmadığını söyledi. Bu konudaki bir takım düzenlemelere Gelir Vergisi Kanun Tasarısında yer verdiklerini belirten Şimşek, "Yani taslakta var. Şu anda bir gayrimenkulü aldınız, eğer 5 yıl elinizde tutarsanız, 100 kat dahi ilave kazanç elde etseniz hiçbir vergi yok. Biz bunu değiştiriyoruz, 100 yıl dahi elinizde tutsanız, bir miktar vergi vereceksiniz ama 1 yıl, 2 yıl tutana da bir miktar indirim sağlayacağız" diye konuştu.

Şimşek, söz konusu tasarıya eklenen bu hususların yeterli olmadığını de belirterek, şunları kaydetti:

"İşin özü şu; Aslında son tartışmaların da ışığında, bu türden bir düzenleme Türkiye için çok faydalı olur. Belediye kararlarının en çok tartışılan boyutu ne? Diyelim ki sizin bir arsanız var, üzerinde 1 yapı yapabiliyorsunuz, şimdi meclis bir karar verir ve bunu 2'ye, 3'e çıkarabilir. Bu çok ciddi bir ilave kazanç demek. Bu kazanç, o anlamda vergilendirilmiyor. Bu kazancın en azından bir kısmının mutlaka kamuya gelmesi, sürecin şeffaf olması, kurallara tabi tutulması lazım. Bu, Türkiye'de bir takım yanlış ilişkilerin engellenmesi açısından da son derece önemli. Dolayısıyla Gelir Vergisi Taslağında yaptığımız bir takım düzenlemeler var, bence bunlar çok faydalı ve yerinde ama bu konuya daha kapsamlı bakmak gerekiyor ve bu rantların mutlaka vergilendirilmesi lazım."


"ŞEHİR RANTLARINI MUTLAKA VERGİLENDİRMEMİZ LAZIM"

Rant Vergisinin ne zaman yasalaşabileceğinin sorulması üzerine de Şimşek, Gelir Vergisi Kanun Tasarısını dahi tüm çabalarına rağmen alt komisyondan çıkaramadıklarını ifade etti.

Buna karşın, hala ümitli olduğunu dile getiren Şimşek, şöyle devam etti:

"Bu yasama dönemi bitmeden bunu yaparız diye ümitliyim ama doğru söylüyorsunuz, daha kapsamlı bir rant vergisine yönelik çalışma hem zaman alır hem de zamanlaması itibarıyla Mecliste ne kadar rağbet görür, onu da bilmiyorum ama mutlaka yapılması lazım. Yani haksız kazanç, işin bir boyutu. Bu alanlarda çık ciddi kazançlar söz konusu ve vergilendirilmiyor. Mutlaka ama mutlaka bizim şehir rantlarını vergilendirmemiz lazım. Ben inanıyorum ki bu yasama döneminde olmasa dahi daha sonraki dönemde mutlaka bu yönde adımlar atılmalı ve atılacak diye düşünüyorum, yani yapacağız."


"BEN PRENSİP OLARAK YAPILANDIRMALARI YANLIŞ BULUYORUM"

Şimşek, bir başka soruyu yanıtlarken de vergi ve SGK prim borçlarının yeniden yapılandırılması uygulamasının çok başarılı olduğunu ifade etti. Bu konuya ilişkin şu an itibarıyla herhangi bir süre uzatma veya benzer bir uygulamanın gündemde olmadığını anlatan Şimşek, "Ben prensip olarak yapılandırmaları yanlış buluyorum. Çünkü genelde af algısı uyandırıyor, vergi uyumunu bozuyor, vergisini zamanında ödeyenlerin vicdanında, kamuoyunun vicdanında bir takım soru işaretleri uyandırıyor" diye konuştu.


TWİTTER'IN KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ

Twitter'ın vergilendirilmesine yönelik çalışmalara da değinen Şimşek, şunları söyledi:

"Sosyal medya alanında faaliyet gösteren bir çok şirket, Twitter dahil olmak üzere, Türkiye'den haksız kazanç elde ediyorlar ve bu kazanç üzerinden verilmesi gereken vergiyi vermiyorlar. Bunu çok ciddi bir problem olarak görüyoruz. En son biz Hollanda'dan bir robot program edindik ve bu sanal dünyada verilen tüm reklamları, tüm alışverişleri tespit ediyoruz. Her şeyi biz şu anda takip ediyoruz. Şirketler bazında yaptığımız bazı çalışmalar var, yazdığımız bazı cezalar var. O cezaları da vergiyi de ödemediler, şu anda mahkemelere taşındı bu konu.

Bu şirketler diyorlar ki, 'Bizim Türkiye'de bir faaliyetimiz yok, Türkiye'de bir şirketimiz yok, bizi vergilendiremezsiniz.' Biz de diyoruz ki 'Siz Türkiye'den bir kazanç elde ediyorsunuz, Türkiye'de bir faaliyetiniz var, dolayısıyla Türkiye'de bir şirketiniz olmak zorunda ve Türkiye'de vergi vermek zorundasınız.' OECD tanımlarına göre bir şirketin vergiye tabi olabilmesi için o ülkede faaliyet gösteriyor olması, o ülkede şirketinin olması gerekiyor. Şimdi bunlar maalesef o nedenle Türkiye'de temsilcilik açmıyorlar."


"ANAYASA MAHKEMESİ KARARI, ELİMİZİ ÇOK ZAYIFLATTI"

Sosyal medya alanında faaliyet gösterip Türkiye'den çok ciddi reklam kazancı veya başka türlü kazanç elde eden şirketlerin mutlaka vergilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, şöyle konuştu:

"Aslında son Anayasa Mahkemesi kararı, bu anlamda elimizi çok zayıflattı. İfade özgürlüğü gibi hususlar ayrı bir konu ama bir şirket düşünün, Türkiye'den çok ciddi kazanç elde ediyor ve sırf vergi kaçırmak için Türkiye'de bir temsilcilik açmıyor ve bu anlamda haksız bir kazanç elde ediyor, vergi kaçırıyor ve şu anda bu tür kararlar, elimizi kolumuzu bağlıyor. Çünkü yapabileceklerinizin sınırı var. Bugün Türkiye'de bir mükellef vergi kaçırırsa bizim yapabileceklerimiz çok açık ve net. Bu son kararlar çerçevesinde bizim yaptırım gücümüz ciddi oranda zayıfladı, bu anlamda elimiz kolumuz bağlandı. Çünkü en büyük yaptırım, bunları burada bir şirket kurmaya, temsilcilik açmaya zorlamak."


"GEREKİRSE OECD KURALLARINI BİR KENARA BIRAKIRIZ"

Kendisinin tamamen vergi ve haksız kazanç perspektifinden baktığını belirten Şimşek, "Önümüzdeki dönemde gerekirse OECD kurallarını bir kenara bırakırız, çünkü orada bizi sınırlayan bir takım kurallar var. 'Bir şirketin merkezi neredeyse, orada vergi verir' diye genel bir ilke var. İyi de bir şirket bir ülkede faaliyet gösteriyorsa ve orada özellikle bir merkez kurmuyorsa, bunu sanal dünyada yapıyorsa, bu kabul edilebilir bir şey değil. Mutlaka burada vergilendirmemiz gerekiyor. Başka ne yapabiliriz diye uzun bir süredir çalışıyoruz. Bu çalışmalara devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


"BİZİM ESAS OLARAK YAPMAMIZ GEREKEN ENFLASYONU DÜŞÜK TEK HANEYE İNDİRMEK"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Ülke menfaatleri neyi gerektiriyor, teknik veriler neyi ifade ediyorsa eminim ki Merkez Bankası o çerçevede kendi kararlarını verecektir" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın enflasyona ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Şimşek, kendisinin prensip olarak Merkez Bankası kararlarını yorumlamadığını söyledi.

Merkez Bankası'nın kredibilitesi ve bağımsızlığının Türkiye için büyük önem taşıdığını vurgulayan Şimşek, kredibilitesinin güçlü olmasının, Türkiye'nin itibarının güçlü olması anlamına geldiğini kaydetti. Şimşek, itibarı yüksek bir Merkez Bankası'nın alacağı kararların etkinliğinin de çok daha güçlü olacağını ifade etti.

Türkiye'de bir tarafta liradaki değer kaybı ve gıda fiyatları eksenli bir enflasyon artışı olduğunu belirten Şimşek, diğer bir taraftan da iç talepteki yavaşlama ve Türkiye'nin potansiyelinin altında büyümesi nedeniyle çok ciddi bir atıl kapasitenin ortaya çıktığını ifade etti.

Şimşek, bu duruma "çıktı açığı" dendiğini kaydederek, Türkiye'de bu açığın büyüdüğünü dile getirdi. Şimşek, bu durumun enflasyonun düşeceği anlamına geldiğini vurguladı.

Enflasyonun kalıcı yönünün önümüzdeki aylardan itibaren aşağı döneceğini dile getiren Şimşek, "İşin özü bu konuda Merkez Bankası'nın aldığı kararlara hepimizin saygı gösterip itibarını güçlü tutmamız ve Türkiye'nin bu tür şoklardan en az tahribatla çıkmasını sağlamamız gerekiyor. Ülke menfaatleri neyi gerektiriyor, teknik veriler neyi ifade ediyorsa eminim ki Merkez Bankası da o çerçevede kendi kararlarını verecektir" diye konuştu.


"BÜYÜMEYİ DENGELEMEMİZ LAZIM"

Bakan Şimşek, iç talepteki yavaşlama devam etmesi durumunda sektörel bazda ilave teşviklerin gündeme gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine de maliye politikasında manevra alanının bulunduğunu söyledi.

Maliye politikası kanalıyla büyümeyi rahat bir şekilde destekleyebileceklerini belirten Şimşek, Türkiye'nin bütçe açığı ve kamu borç stokunun milli gelire oranı anlamında iyi bir karneye sahip olduğuna işaret etti.

Şimşek, bu noktada ellerini bağlayan durumun cari açık olduğu vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Ekonomiyi canlandıralım dediğiniz zaman aslında tüketimi canlandıralım diyorsunuz. Tüketim de önemli ölçüde ithalat boyutu olan bir husus, bu da cari açığa yansıyor. Bu nedenle Türkiye, cari açık problemini kalıcı bir şekilde daha yönetilebilir seviyelere çekene kadar daha mütevazi bir iç taleple bu işi götürmesi gerekiyor. Geçen sene aldığımız makro ihtiyati tedbirlerin hedefi de buydu.

Bizim büyümeyi biraz dengelememiz lazım. Türkiye genelde iç talep eksenli büyür. Net ihracat büyümeyi aşağı çeken bir faktördür. Biz bir miktar net ihracat bir miktar da iç talep büyümeye katkıda bulunsun diyoruz. Daha dengeli büyüyelim, daha sürdürülebilir bir cari açık olsun diyoruz."

Bakan Şimşek, iç talebi daha kontrollü götürecek bir yaklaşım içinde olduklarını belirterek, bu tedbirlerin etkili olduğunu dile getirdi.


"KÖTÜMSER TAHMİNLERİ DESTEKLEYECEK BİR VERİ YOK"

Şimşek, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Türkiye ile ilgili büyüme beklentisini aşağı yönlü revize etmesi üzerine IMF'nin geçmiş tahminlerinin gerçekleşme oranına bakıldığında, fonun bu noktada zayıf bir performans gösterdiğinin ortaya çıkacağını söyledi.

Bu yılın ilk çeyreğine ilişkin kendisinin de kaygı duymuş olduğunu ifade eden Şimşek, gelen verilerin ilk çeyrekteki büyümenin öngörülenden daha güçlü olduğunu gösterdiğini belirtti.

Şimşek, aldıkları tedbirlerin maksadı aşması durumunda, oturup ince ayarlar yapabileceklerini kaydederek, henüz böyle bir durum olmadığını söyledi. İç talepte bir azalma değil daha ılımlı bir büyüme öngördüklerini söyleyen Şimşek, "Yılın ilk 2 ayındaki sanayi üretimi çok güçlü. Bizim de öngördüğümüzden daha iyi. Dolayısıyla bu türden kötümser tahminleri destekleyecek henüz bir veri yok. Ama biz gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.


"ENFLASYONDA HEDEFLER DOĞRU SAPTANMALI"

Şimşek, enflasyona ilişkin öngörüsüne ilişkin olarak ise mümkün olduğunca gerçekçi varsayımlar ile hedeflerle gitmeleri gerektiğini kaydetti.

Enflasyonun sürekli biçimde hedeflenenin üzerinde çıkmasının kredibilite kaybı oluşturduğunun altını çizen Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de mikro düzeyde hala fiyatta katılıklar söz konusu. Yeterince rekabet, verimlilik yok bunların yanı sıra da kayıtdışılık var. Bunu ancak reformlarla aşarız. Bu konuda sürekli iyileştirmeler yapıyoruz. Enflasyonun Türkiye'de tek hanelere inmiş olması muazzam bir başarı. Unutmayalım 80'li yıllarda ortalama yüzde 60'ın üzerinde, 90'lı yıllarda ise ortalama yüzde 80'in üzerinde bir enflasyondan bahsediyorduk.

Ancak bizim esas olarak yapmamız gereken enflasyonu düşük tek haneye indirmek. Yani yüzde 1-3 gibi en azından 5'in altına indirmemiz gerekiyor. Bu hem mikro düzeyde reformlar gerektiriyor hem de hedeflerin doğru saptanması ve ekonomideki aktörlerin buna göre hesabını yapması gerekiyor. Ama geldiğimiz noktayı da küçümsememiz lazım."


"CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞINA İLİŞKİN BELİRSİZLİĞİN 1-2 AY İÇİNDE AÇIKLIĞA KAVUŞACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu yıl için 6,9 milyar liralık özelleştirme gelirinin öngörüldüğünü ve bunun 5 milyar lirasının zaten gerçekleştiğini belirterek, "Bizim derdimiz, Türkiye hangi konjonktürde olursa olsun serbestleşmeye geçsin, özel sektörün dinamizmini kullansın, daha çok üretsin, Türkiye kazansın. Özelleştirme bu demek" dedi.

Şimşek, 30 Mart seçimlerinin yapıldığı şartlar ve muhalefet partilerinin belli yerlerdeki "birlikte hareket etme" çabaları dikkate alındığında seçim sonuçlarının AK Parti açısından büyük bir başarı olduğunu söyledi.

"Yerel seçimlerde alınan yüzde 45,5 civarında bir sonuç Cumhurbaşkanı'nın çok rahat bir şekilde ilk turda seçilebileceğini ifade ediyor" diyen Şimşek, Türkiye'nin birkaç yılda bir seçim yapmamasının iyi olacağını dile getirdi. Yoğun seçim dönemlerinin tahribatının büyük olduğunu anlatan Şimşek, kısa vadeli siyasi kazanımlar yerine ülkenin menfaatini partinin menfaatlerinin üzerinde gördüklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin belirsizliğin 1-2 ay içinde bu konunun açıklığa kavuşacağını düşündüğünü ifade eden Şimşek, "O konuda bence tedirginliğe gerek yok. Ülkemiz, partimiz eminim doğru patikada devam eder. Biz de belirsizliğin azaltılmasının hem ülke ekonomisi hem de siyaseti açısından faydalı olacağı kanısındayız" dedi.

Faizlerin yeniden tek haneye indiğine ilişkin haberler okuduğunu belirten Şimşek, bunda siyasi risk priminin düşmesinin etkili olduğunu ifade etti.


"DERDİMİZ ÖZELLEŞTİRME GELİRİ DEĞİL TÜRKİYE'NİN KAZANMASI"

Özelleştirme programına ilişkin soruları da yanıtlayan Şimşek, Kemerköy-Yeniköy Termik Santrali'nin özelleştirme ihalesi için 10'a yakın talipli bulunduğunu söyledi.

Termik santrallerin özelleştirilmesini çok kritik gördüğünü kaydeden Şimşek, bu kapsamdaki özelleştirmeleri Türkiye'nin cari açığını azaltacak bir adım olarak değerlendirdi.

Özelleştirmeleri hemen hızlandıracağını bildiren Şimşek, özelleştirmelere reform olarak baktığını dile getirdi. Bu yıl için 6,9 milyar liralık özelleştirme gelirinin öngörüldüğünü anlatan Şimşek, bunun 5 milyar liranın zaten gerçekleştiğini ifade etti.

"Bizim derdimiz Türkiye hangi konjonktürde olursa olsun serbestleşmeye geçsin, özel sektörün dinamizmini kullansın, daha çok üretsin, Türkiye kazansın. Özelleştirme bu demek" değerlendirmesinde bulunan Şimşek, özelleştirmelerin tüketicinin ve Hazine'nin lehine olduğunu söyledi.

Yılın ilk yarısındaki özelleştirmelerden en önemlilerinin Kalamış ve Derince limanları özelleştirmeleri olduğunu belirten Şimşek, termik santral özelleştirmelerinin de süreceğini bildirdi.


PORTFÖYDEKİ ÖZELLEŞTİRMELER

Milli Piyango İdaresi'nin özelleştirilmesine ilişkin bir soru üzerine Şimşek, ilginin termik santrallere göre daha zayıf olduğunu dile getirdi.

Köprü ve otoyolların işletilmesi konusunda yasal düzenlemenin tamamlandığını ve şirketleşmeye gideceklerini hatırlatan Şimşek, şu an tercih edilenin halka arz olduğunu ancak son kararın verilmediğini ifade etti.

Köprü ve otoyollar ile ilgili konunun bu yıl içinde tamamlanıp tamamlanmayacağına dair soruya Şimşek, "Biraz karmaşık, piyasa şartları ile ilgili bir konu. Çok iddialı olmak isterim ama o şartları da göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bir bakacağız" yanıtını verdi.

Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü'nün özelleştirilmesi ile ilgili bir yasa taslağı bulunduğunu anlatan Şimşek, tasarı TBMM'den geçer geçmez şirketleşme ve özelleştirme sürecine başlayacakların bildirdi. Şimşek, taslağın temmuzdan önce TBMM'den geçmesini öngördüklerini dile getirdi.

Türkiye'nin itibarı yükseldikçe talebin fazla olduğunu ve ülkenin kazandığını anlatan Şimşek, "Gönül ister ki göreceli istikrar dönemini iyi kullanalım" dedi.

Avrupa ekonomisindeki toparlanmayı Türkiye için büyük bir şans olarak nitelendiren Şimşek, toparlanma aşamasında en cazip ülkenin Türkiye olduğunu söyledi.

Geçen senenin en fazla gelir getiren halka arzlarından birinin Halk Bankasının halka arzı olduğunun hatırlatılarak, başka bir kamu bankasına ilişkin benzer bir adım atılıp atılmayacağının sorulması üzerine Şimşek, "Şu anda somut olarak bir proje yok. Ama Vakıfbank'a ilişkin bir çözüm söz konusu. Hazine'nin vakıfların payını alması... O süreç tamamlandığında bir noktada bunlar gündeme gelebilir, halka arzlar gündeme gelebilir ama şu anda somut bir karar yok" diye konuştu.

Gelir vergisi sonuçlarına ilişkin bir soru üzerine Şimşek, sonuçların derlenme aşamasında olduğunu bildirdi. Şimşek, bu konuda son yıllarda gerek mükellef sayısı gerek beyan edilen miktar açısından bakıldığında ciddi kazanımlar elde edildiğini kaydetti.

Türkiye'de kayıt dışılığın azaldığının ve vergi tabanının genişlediğinin altını çizen Şimşek, "Gelir Vergisi Tasarısı geçse Türkiye hakikaten çok daha farklı bir noktaya gelir" ifadesini kullandı. Şimşek, tasarının 2015'ten itibaren yürürlüğe girme umudunu hala taşıdığını sözlerine ekledi.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.