X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dizilere marka özgürlüğü geliyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dizilere marka özgürlüğü geliyor

  • Giriş Tarihi: 30.4.2014 12:47

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Film ve dizilerdeki reklamları önlemek amacıyla yapılan buzlamayı RTÜK ve Rekabet Kurumu ile görüşeceğiz, bu konuyu bu yaz bitmeden inşallah sonuçlandırırız" dedi.

Ürdün ziyareti dönüşü, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Zeybekci, Türkiye'nin kendi özkaynaklarıyla gelinebilecek maksimum noktaya geldiğini kaydetti.

"Bundan sonra 2023 hedeflerine Türkiye'nin imkan ve kaynaklarıyla ulaşabilmemiz mümkün değil. Bu yüzden kültür coğrafyası dediğimiz birinci kademedeki ülkelere doğru yoğun bir faaliyetimiz var" diyen Zeybekci, son günlerde yaptığı Katar, Kazakistan, Bosna Hersek temaslarını hatırlatarak, Ürdün'ün bölgedeki önemli noktalardan biri olduğunu, Türkiye'nin sahip olmadığı bazı stratejik özelliklere sahip olduğunu anlattı.

Türkiye'nin de Ürdün için avantajlı bir ülke olduğuna işaret eden Zeybekci, "Bugüne kadar iki ülke arasında önemli adımlar atılmış, Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalanmış, yatırımların karşılıklı korunması anlaşması imzalanmış ama STA'larda o kendi içimizdeki dar kabuğu belki koruma refleksiyle biraz tutucu davranmışız. Şimdi STA'da bazı sınırlar var, onların kaldırılması ile ilgili görüşmelerimiz son derece olumlu geçti. Tutucu olan taraf biz olmuşuz maalesef. Hemen hemen her ülkede aynı şeyi yapmışız, 50-60 sene önceki korunması gereken alanları, otomatik olarak, bir refleks şeklinde korumuşuz, 'Biz bunu neden koruyoruz?' diye sormamışız" diye konuştu.

AB ile Gümrük Birliği Anlaşması'nda da aynısının yapıldığını ifade eden Zeybekci, "Şimdi artık o dönem değil. Gümrük duvarlarıyla koruyup, içeride Türk halkına yüksek maliyetle tükettirerek bedelini ödetmek şeklinde üreticiyi teşvik etmişiz, bu artık Türkiye'nin vazgeçmesi gereken bir sistem" dedi.

Ürdün'deki temaslarda bahsi geçen fosfat meselesine yönelik gazetecilerin sorduğu soruyu Zeybekci, şöyle yanıtladı:

"Biz net bir gübre ve fosfat ithalatçısıyız. Türk sanayicilere burada Ürdün'ün tüm fosfatını işleyebilecek tesisleri yapması için yatırım tavsiye ediyoruz. Burada ürettiği fosfatı hazır mamul haline getirdikten veya tam bitirdikten sonra Türkiye'ye götürüp, Türkiye'deki sanayisinin hammaddesini garanti altına alacak adımlar atması lazım. Fosfat konusunda Ürdün'e biz biraz geç kaldığımız için, bazı ülkeler gelmiş burada egemenlik kurmuşlar. Türkiye'nin buradan fosfatı alması ve ham halde Süveyş'den geçirerek Türkiye'ye götürmesi yaklaşık olarak yüzde 15-20 aralığında ekstra maliyet getiriyor. Bunu bizim aşağıya indirmemiz lazım. Buradan biz hammadde olarak fosfatı yaklaşık olarak 500 milyon dolar civarında alabiliriz."

Ürdün'deki yatırım imkanlarına da değinen Bakan Zeybekci, müteahhitler için çok önemli fırsatlar olduğunu, bölgenin en büyük projesi olarak nitelendirdiği Ürdün DİSİ İçme Suyu Projesi'ni Türkler'in yaptığını hatırlatarak, projenin detaylarını anlattı.

Ürdün'de, altyapıdaki kayıp kaçak nedeniyle suyla ilgili çok büyük problem olduğunu vurgulayan Bakan Zeybekci, "Türkiye olarak biz finansmanını da kendimiz üretmek üzere Ürdün'ün tüm altyapısını yenileyebiliriz. Kanalizasyon, arıtma, yağmur suyu, elektrik gibi hatları da rehabilite ederek, bütün bunları yapabiliriz ve bu da Türk müteahhitler için büyük bir fırsat haline gelir" dedi.

Ürdün'le ilgili uluslararası projelerden bahsetmek için henüz erken olduğu yorumunu yapan Nihat Zeybekci, şu an ilk atılacak adımın STA'yı genişletmek ve yatırımcıların varolan tereddütleri dolayısıyla, yatırımların karşılıklı korunması ve teşviki anlaşmasının endişeleri giderici hale getirmek olduğunu, anlaşmanın yıl sonundan önce yenilenebilmesi için çalıştıklarını, yıl sonuna kadar söz konusu alanlarla ilgili güzel çalışmalar yapılacağına olan inancını dile getirdi.

Ürdün ile yapılacak işbirlikleri kapsamında Denizli özelinde sorulan soru üzerine Zeybekci, Denizli'nin tekstil ve konfeksiyon alanında, özellikle ev tekstilinde dünya lideri konumunda olduğunu ifade ederek, 2-2,5 ay sonra Ürdün'e yapmayı planladıkları ziyarette Denizli oda başkanlarını da getirme planlarından bahsetti.


"GÖNÜL İSTİYOR Kİ SURİYE BİR AN ÖNCE RAHATA KAVUŞSUN..."

Ekonomi Bakanı Zeybekci, ulaşımda yaşanan sorunlara yönelik sorulan bir soru üzerine, Ürdün'lü yetkililerle Irak üzerinden yeni bir karayolu nakliye hattı kurmak konusunda fikir alışverişi yaptıklarını belirterek şunları anlattı:

"Kızıldeniz ile ilgili ulaşımda herhangi bir sorun yok ama gönül istiyor ki Suriye bir an önce rahata kavuşsun, bir an önce problem çözülsün ama yakın gelecekte de gördüğümüz kadarıyla böyle bir şey sıkıntılı gözüküyor. Burada bunu da konuştuk, onlar Irak merkezi hükümetiyle, biz de Kuzey Irak tarafından oluşan bir şeyle, Irak üzerinden burada güçlü bir hat kurmayı da konuştuk. Bizim arkadaşlarımız da, onlar da bu konuda çalışacaklar. En geç 1 ay içinde yani Ankara'ya geldiklerinde bu konuyu da kendileriyle mutlaka görüşeceğiz. Deniz hattıyla ilgili de bazı çalışmalar bazı konuşmalar var."

Zeybekci, Ürdün ziyaretinde iki ülke arasında yapılacak işbirlikleri için başlıkların belirlendiğini bildirerek, kültür coğrafyası olarak tabir ettiği bölgede bu ziyaret seferlerinin çok yoğun şekilde devam edeceğini, bu coğrafyada ve Avrupa Birliği coğrafyasında çok aktif olmak istediklerini paylaştı.

Ancak bu şekilde 2023 hedeflerine ulaşılabileceğinin altını çizen Zeybekci şunları kaydetti:

"Bizim gözümüz şimdi dünyada tasarruf yapılan ülkelerdeki tasarruf miktarını Türkiye'ye getirerek, bunu yatırım haline dönüştürmek. Türkiye olarak ihracatı artırmak demek üretimi artırmak demek, üretimi artırmak demek istihdamı artırmak demek, istihdamı artırmak demek sabit gelirli insan sayısını artırarak refah seviyesinin yükselmesini sağlamak demek ve tüketim demek. Tüketimle birlikte üretim ve yatırım demek ve büyüme demek. Saati bu şekilde kurmaya ve bu şekilde çalıştırmaya başlarsak eğer, ki inşallah 2014 yılını biz yeniden ihracatta yükseliş yılı olarak, yukarıya doğru olmamız gereken yüzde 10'lar ortalama seviyesine getirmek için bir başlangıç yılı olarak görüyoruz, ondan sonra Türkiye'de yatırımlar da başka bir boyuta geçecek."

Şu andaki kuru, Türk Lirası'nın değerini, ihracatı teşvik edici, ithalatı cazip olmaktan çıkaran bir kur olarak gördükleri değerlendirmesini yapan Zeybekci, "İhracat için iyi bir rakam olarak görüyoruz. Sadece iyi görmediğimiz şey, bir an önce faizle ilgili olumlu beklentilerimizin istediğimiz yere doğru gelmesini bekliyoruz" dedi.

Bakan Zeybekci, Ürdün'de bahsi geçen, Ürdün'lü yetkililerle üzerinde çalıştıkları ama daha sonra açıklayacakları projenin detaylarının sorulması üzerine, şimdilik projeyi açıklamak için erken olduğu görüşünü paylaşarak, "Bölgesel bir proje. Bölgenin coğrafyasını ve iklimini değiştirecek olan bir proje. Bir noktaya gelmeden bunu paylaşmanın bir anlamı yok" demekle yetindi.


CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

Gazetecilerin Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili soruları üzerine, bu konuda daha önce yaptığı açıklamayı hatırlatan Zeybekci, şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanlığı ile ilgili, Cumhurbaşkanı'nın kim olacağını ve adayın nasıl belirleneceğini, millet 30 Mart'ta sandığa çok net olarak yazdı, koydu. Açıp okuduğunuz zaman ne olması gerektiği orada yazıyor. Türkiye'de aday kim olacak? Cumhurbaşkanı inşallah birinci turda seçilerek kim olacak? Ondan sonra siyasi süreci hangi dinamikler belirleyecek, bunu millet gayet net ve açık bir şekilde sandığa yazdı ve koydu."

Geçtiğimiz günlerde film ve dizilerdeki reklamları önlemek amacıyla yapılan mozaiklemeye yönelik şikayetin ve bu konuda markalardan kendisine gelen desteklerin hatırlatılması üzerine, bu konuda yapılacak çalışmanın hızlandırılacağı bilgisini veren Zeybekci, şöyle devam etti:

"İnanın ben bir film seyrederken, Türkiye'de bir sinema seyrederken, televizyonda bir şey seyrederken sinirleniyorum, böyle bir ilkellik olmaz. Dünya bunu fırsat olarak kullanırken, örneğin bir Amerikan filminde, aile illaki bir alışveriş merkezine gider, alışveriş sepetlerini ürünleri göstere göstere doldurarak alışveriş yapar, illa bunu yapar, kendi milli havayolları ile ilgili illa bir promosyon yapar, bir kilise ortamını mutlaka koyar, en ünlü üniversitelerini, filmin içinde en ünlü markalarını tanıtır, en ünlü sanatçılarının kullandığı markalarını cömertçe sergiletir."

Körfez coğrafyasını dolaştıkça, bu alanda Türkiye'nin ne kadar avantajlı olduğunu gördüklerini dile getiren Zeybekci, "Diğer taraftan bizim burada hakikaten star olmuş bir sanatçımız uçağa biniyor, bindiği uçağın üzerinde örneğin 'Ispanak Havayolları' yazıyor. Çünkü normal bir havayolu şirketi ismi yazamıyorlar" dedi.

Zeybekci, bu durumun aksine o sanatçının bindiği uçağın üzerinde yerel bir havayolu şirketi isminin yazılması durumunda, inanılmaz bir reklam olabileceği görüşünü dile getirerek şöyle devam etti:

"Dubai'de, Katar'da ya da Türk Cumhuriyetler de bu markalarımız var, ben filmi, dizileri kullanmayacağım da neyi kullanacağım? Oralarda reklam yapmayacağım da nerede yapacağım. Bence birisi kuyuya bir taş atmış ve şimdi nasıl çıkaracağız durumu var ama bir an önce çıkaracağız inşallah, onu söyleyeyim. Kötü alışkanlıklarla, içki, sigara gibi maddelerle ilgili buzlama artırılarak devam ettirilmeli... Yerli filmlerde yok ama bazı yabancı filmlerde uyuşturucu kullanarak, rezil bir hayat yaşayan bir insanın o halini göstermenin bile insanlarda merak uyandırması gibi bir konunun olabileceğine inanıyorum o yüzden böyle şeylerin de tekrar gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyorum. Diğer konuda tamamen özgürlüğü destekliyorum ama bunlar da değerlendirilmeli."


"RTÜK VE REKABET KURUMU İLE KONUŞACAĞIZ"

Bununla ilgili yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağı sorusu üzerine Zeybekci, şu yanıtı verdi:

"Yasal düzenleme, kanun anlamında da bir şey yapılması gerektiğini düşünmüyorum. Şirketlerle bir araya gelmeden önce kurumlarla bir araya geleceğim. Film ve dizilerdeki reklamları önlemek amacıyla yapılan buzlamayı RTÜK ile Rekabet Kurulu ile bir araya gelip konuşacağız sonra da markalarla bir araya geleceğiz ve kısa sürede halledeceğiz çünkü başta Başbakanımız olmak üzere 'Kim yaptı bunu?' der gibi birbirimize bakıyoruz, 'Nasıl bu hale geldi bu?' der gibi bir haldeyiz, düzeltmemiz lazım. Tabii bunun da bir tadı olması, bir sınırı olması lazım, o marjinal fayda çizgisini geçmemesi lazım. Tadında yapmak lazım herşeyi. Bu konuyu bu yaz bitmeden inşallah sonuçlandırırız."

Bu alanda kültür coğrafyasını Türkiye için en avantajlı yerler olarak nitelendiren Zeybekci, buralarda sürdürülebilir şekilde, hammadde ve enerji ihtiyacının garantiye alınmasının ilk hedef, tüketim alışkanlıklarına ve tüketim ağlarına egemen olmanın ise ikinci hedef olduğunu söyledi.

Zeybekci, bu konuda yapılacak düzeltmenin hayata geçmesinden sonra, tüketim alışkanlıklarının belirlenmesi gerektiğine de dikkati çekerek, nasıl ki şu anda hangi renklerde yoğunlaşılması, nasıl müzik dinlenmesi, neler giyilmesi gibi konulara tüketim alışkanlıklarını belirleyenler karar veriyorsa, kültür coğrafyasında da Türkiye'nin bu tüketim alışkanlıklarını belirlemek üzere fiziki ve kültürel avantajları olduğunu aktardı.

O bölgede dizileri teşvik etmekten, filmleri teşvik etmekten kastettiğinin de bu olduğu açıklamasında bulunan Zeybekci, "Ancak o zaman markalarımız orada bilinir hale gelebilir ve markalar Türkiye'nin önünde gitmeye başlar. Kendimizin giremediği birçok yere, önce markalarımızla, filmlerimizle, alışkanlıklarımızla girebiliriz ondan sonra işin ticari boyutuna gelir. Onun için ben bunu çok önemsiyorum bunu ve Türkiye olarak desteklememizde cömert olmamız gereken alanlar olarak görüyorum." diye konuştu.

Zeybekci, gazetecilerle yaptığı sohbetin ardından basın mensuplarıyla selfie pozu da verdi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.