X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Peki biz niye öldük!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Peki biz niye öldük!

  • Giriş Tarihi: 17.5.2014

Türkiye, Soma'da kaybettiği canlara yanıyor. Madencinin canını, güvenliğini korumak işletmenin görevi. Kanun, yönetmelik ve vicdan bunu emrediyor. Faciaya bakınca sorumluluğun yerine gelmediği anlaşılıyor

Türkiye, tarihinin en büyük acılarından birini yaşıyor. Soma'da 298 işçi kardeşimiz hayatını kaybetti, çok sayıda işçi de yaralandı. Ölenlere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılara acil şifalar diliyoruz. İş kazalarının, yüzde 10'dan fazlası madencilik sektöründe yaşanıyor. Peki işçiyi kim koruyacak? Hafta içi A Haber'de kısaca anlattık, detaylarını burada izah edelim. Bu riskli sektörde kazaların en aza indirilmesi için 19 Eylül 2013'te Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği yayınlandı. Yönetmelikte alınacak her bir tedbiri en ince detaylarıyla anlatan onlarca madde var. Yönetmelikteki can alıcı nokta ise en büyük sorumluluğu işletmelere yüklüyor olması. Madenin inşasından, kullanılacak malzemeye kadar her şeyin çalışanın güvenliğini koruyacak şekilde olması gerekiyor. Bir kere işçilerin yapacağı tüm çalışmalarda yanlarında yetkili bir kişi olmalı. Ayrıca işyerinde meydana gelebilecek her türlü risk tespit edilmek zorunda ki buna karşı tedbirler de alınabilsin. Örneğin madende patlama, yangın gibi riskler olduğu için buna karşı kaçış yolu, havalandırma, kurtarma araçları gibi tedbirler de hazır olmalı. Sadece kâğıt üstünde denetime uygun işletme kurmak yeter mi? Bunu sürdürmek, buna uygun personel istihdam etmek gerekmez mi? Tabii işletme sahibinin, 'Paradan önce benim işçimin sağlığı ve güvenliği gelir' anlayışı yoksa, dünyanın en iyi kurallarını koysanız ne yazar. Yani vicdan da devrede olmalı.

MADENCİ SORUYOR

Soma'da facianın yaşandığı işletmenin denetlendiği ve hayati 4 eksiğin ortaya çıktığı açıklandı. Bunlar düzeltildi mi, şimdi onun iyi incelenmesi şart. Bu kadar can kaybı olduğuna göre şirket sahibi Alp Gürkan'ın "Her şeyi kurallara uygun yaptık, birinci sınıf işyeriyiz" açıklaması kafaları karıştırıyor. Ölen kardeşlerimiz adına bu işletmenin sahibi Alp Gürkan'a soruyoruz: "Madem her şey yerindeydi, biz niye öldük?"

MALİYET NASIL DÜŞTÜ?
Soma'da ki madenin sahibi Alp Gürkan, kamudan sonra maliyetleri ton başına 135'ten 24 dolara düşürdüğü ile övünmüştü. Maliyet nasıl düşürülür? Ya malzemeden çalarsınız ya da işçinin ücretinden. Olmadı iş güvenliği masraflarını kısarsınız veya vasıfsız yöneticilerle daha az para harcarsınız. 135 ile 24 dolar arasındaki farkı sadece 'iyi yönetim ve özel sektör farkı' ile açıklamak mümkün mü?

YAKINLARININ HAKLARI
İş kazalarında ölen işçilerin geride kalan yakınlarını da yasa koruyor. Çocuk ve eşlerine ölüm geliri adı altında bir ödenek bağlanıyor. Tazminat hakları da var. Yaralı işçiler için de iş görmezlik ödenekleri bulunuyor. Zaten SGK ilk günden itibaren bu çalışmaların başladığını açıkladı ve işçi yakınları mağdur edilmeyecek. Tabii ki hiçbir şey giden kardeşlerimizi geri getirmeyecek. Ancak kalanlara da sahip çıkmak hem devletin hem de toplum olarak hepimizin görevi...

İSTİFA ETMEYİN
2003'ten beri çalışıyorum. İstifa etsem tazminatımı alabilir miyim?

'Bir işyerinde 10 yıl veya 3 bin 600 gün çalışan birine tazminat hakkı doğuyor' diye duydum. Doğru mudur? F. BENLİ
İstifa ederseniz tazminat alamazsınız. Duyduğunuz doğru değil. 08.09.1999'dan önce sigortalı olanlar için 15 yıl ve 3 bin 600 prim ile tazminat alma hakkı var. Sizin bu hakkınız bulunmuyor.

ÜCRET ÖDENİYOR
Biz 5 arkadaşız. Haksız yere işten çıkartıldık, hatta ben doğum iznimi kullanıyordum. Tazminatlarımızı ödemediler. Yargıtay işe iademizi onamadı ve işe dönemedik. Ne yapabiliriz? A. OKUR

İşe iadeyi kazandıktan sonra 10 gün içinde yazılı müracaat gerekiyor. İşveren ise 1 ay içinde işe başlatmak zorunda. Bu olmazsa mahkemenin belirlediği ücretin size ödenmesi lazım.

3 AYLA KAÇIRMIŞSINIZ
01.12.1999 SSK girişim var. 5 bin iş günüm 31.05.2014'te doluyor. Kendi isteğimle işten ayrılsam tazminat alma şansım var mı? P. BAYRAM
08.09.1999'dan önce sigortalı olsaydınız bu hakkınız olacaktı. Şimdiki şartlar 25 yıl ve 4 bin 500 gün. Ya da 7 bin gün. Çalışırsanız 31.11.2019'da tazminat alıp, 58 yaşı beklersiniz. Çalışmazsanız 01.12.2023'te 25 yılınız doluyor. Yine 58 yaşını bekleyeceksiniz.

NE ZAMAN EMEKLİ OLURUM?
01.08.1961 doğumluyum. 01.05.1988 SSK girişim. 7 bin 84 prim günüm var. Ne zaman emekli olabilirim? Serpil ORBAY 44 yaş, 20 yıl ve 5 bin 225 prim günü şartına tabisiniz. Tüm bunlar tamamlanmış. Emeklilik müracaatı yapabilirsiniz. Hayırlı olsun.
01.07.1999 işe giriş tarihim. 5 bin 350 prim günüm var. Ne zaman emekli olabilirim? Pehlül KANBUR 25 yıl, 58 yaş ve 5 bin 975 prim günü şartlarına tabisiniz. Askerliği 01.07.1999'dan önce yapmışsanız 8 ay borçlanıp 57 yaş ve 5 bin 900 prim şartlarına tabi olabilirsiniz.
24.09.1972 doğumluyum. 01.05.1995'ten beri SSK'lıyım. Ne zaman emekli olabilirim? Süleyman MERT 55 yaş ve 5bin 750 prim günü şartlarına tabisiniz. Askerliği 12 ay borçlanıp yaş şartını 54'e düşürebilirsiniz. Primi tamamlayıp 24.09.2026'da emekli olursunuz.
01.11.1990 tarihli sigorta girişim var. 1972 doğumluyum. 7 bin 100 iş gününü doldurdum. Ne zaman emekli olurum? Ahmet KAÇAR Yılınız ve prim günü şartlarınız tamam. Yaşı bekleyeceksiniz. 52 yaşınızın dolduğu 2024 yılında doğum gününüzde emekli olursunuz.
27.02.1980 doğumluyum. 16.09.1996 işe giriş tarihim. 01.02.1998 prim ödeme başlangıcım. 5 bin 773 prim günüm var. Ne zaman emekli olurum? Mehtap BEKTAŞ 1996'da hiç fiili çalışma ve prim yoksa sigortalılık 1998'de başlar. Buna göre de 54 yaşında ve 5 bin 975 prim günüyle emekli olursunuz. 1996 için yaş şartı 53.

Sorularınızı bekliyoruz
Her cumartesi bu köşede çalışma hayatıyla ilgili sorunlarınızı gündeme getiriyoruz. Sorularınızı bizesorun@ sabah.com.tr ve faruk.erdem@ sabah.com.tr adresine gönderebilirsiniz.

HAFTA İÇİ HER GÜN SAAT 16.30'DA AHABER'DE BİZE SORUN PROGRAMI'NDA SORULARINIZI CEVAPLIYORUZ… Tel: 0212 300 66 66



kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.