X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gelir ve paylaşım adil olmalı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gelir ve paylaşım adil olmalı

  • Giriş Tarihi: 22.5.2014

MÜSİAD Başkanı Olpak, kural tanımayan hırsların kriz çıkardığını söyledi. Olpak, "Düzelme için Homoislamicus temelli eski tasavvuru canlandırmak gerekiyor" dedi

World Islamic Economic Forum Foundation'ın (WIEF) salı günü düzenlediği toplantıya 'Homoislamicus' kavramı damga vurdu. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Nail Olpak gündeme getirdiği kavramla ilgili SABAH'a şunları anlattı: "Zenginliğin merkezi olan kurum ve kuruluşlar, tavır ve tutumlarıyla pek çok insanı yıllar süren yoksulluğa itebiliyor ve kaderlerine terk edebiliyorlar. Küresel mevcut ekonomik-finansal sistemin doğası ve insanoğlunun 'ne pahasına olursa olsun' kazanma hırsı güçbirliği ediyor." İnsanı merkeze yerleştiren İslam temelli bir okumada, "kaderine" bırakmanın söz konusu olmadığının altını çizen Olpak, "Aksine, kader birliği etme vardır. Bu ise, en yalın haliyle, kazancın, hukuki olduğu kadar meşru yollardan elde edilmesi ve harcanmasıyla temel bulur. Yine, ticari bir faaliyet yapılacaksa, bu faaliyetin tarafları her kimse, sanayici, sermayedar, işçi, çalışan vb, taraflar kazancı paylaştığı gibi, riski de paylaşmalıdır. Böylece, daha adil ve refahın daha dengeli dağıldığı bir toplumun temelleri atılabilecektir. Daha adil bir gelir dağılımının olduğu bir toplumda, işsizliğin, yoksulluğun, sosyal problemlerin önüne daha kolay geçilebilecektir" diye konuştu.

ADİL BİR GELİR VE PAYLAŞIM

Başkan Olpak, Homoeconomicus temelli bir ekonominin insanoğlunu yıllardır savaşlara, çatışmalara, yoksulluğa ittiğinin altını çizdi. Nail Olpak, "Homoislamicus temelli bir insan okumasını, insanı önceleyen, hayatın merkezine koyan, dolayısıyla tabiatla ve çevresiyle ilişkisini normalleştiren, yani başka değişle adil bir gelir ve paylaşım temelli ekonomi modelini yeniden anlayabiliriz" dedi.

ÜRETİM MERKEZLERİ KAYIYOR

Olpak, satınalma gücü paritesine göre, 1980'de dünya GSYH'sının yüzde 70'i gelişmiş ekonomiler tarafından üretilirken, son 30 yılda bu oranın yüzde 50'nin altına düştüğünü hatırlattı. MÜSİAD Başkanı, "Benzer biçimde, üretim merkezleri de, doğuya doğru kayıyor. Çin'in GSYH itibarıyla, belki de bu yıl sonu itibarıyla dünyanın en büyük ekonomik gücü olacağına yönelik sinyaller alıyoruz. Zaten araştırmalar da bunu gösteriyor. Diğer taraftan, uluslararası kurumlar da konumları ve dolayısıyla oy güçleri sorgulanamayan büyük devletler de artık sorgulanmaya başladı. En son IMF ile Türkiye'nin ilişkisinde gelinen nokta, bunun en güzel örneklerindendir. Bu gelişme, tabi ki, Türkiye'nin son yıllarda gösterdiği performansla direkt ilgilidir" diye konuştu.

85 KİŞİ 3.5 MİLYAR İNSANI GEÇİYOR
Mevcut ekonomik ve finansal sistemin pek çok kurumuyla, dünyadaki birçok insanın, en basit ihtiyaçlarını dahi karşılamaya yönelik tatminkar çözümler üretemediğine dikkat çeken Olpak, şunları anlattı: "Bugün, dünyada 1.2 milyarın üzerinde bir nüfus günlük 1 doların altında yaşam mücadelesi veriyor. Diğer tarafta ise lüks tüketim ürünlerine yıllda 300-350 milyar doların üzerinde para harcanıyor. Creditte Suisse'in raporuna göre dünyada en zengin 85 kişinin zenginliği, en fakir yarının, yani 3.5 milyar insanın toplam mal varlığından fazladır. Bu tablo, mevcut ekonomik sistemin refahı ne şekilde dağıttığının açık bir kanıtıdır. Bu acı bir tablo, bunu görmezlikten gelemeyiz."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.