X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İsrafın pençesindeki açlık
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İsrafın pençesindeki açlık

  • Giriş Tarihi: 7.7.2014 09:47 Güncelleme Tarihi: 7.7.2014 09:48

İngiliz yardım kuruluşları, önümüzdeki ay 4 milyona yakın Güney Sudanlının kıtlıkla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor. Öte taraftan halen günümüzde yaklaşık 800 milyon insan açlığın pençesinde kıvranıyor.

İlknur Menlik - Sabah.com.tr
imenlik@comart.com.tr

Buna karşın, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) uzmanlarına göre, her yıl yaklaşık 1,3 milyar ton gıda çöpe gidiyor. Bu aynı zamanda küresel olarak üretilen toplam kaloride de %25 azalma anlamına geliyor.

FAO'nun Gıda Güvenliği ve Beslenme Yüksek Seviye Uzmanlar Paneli'nin Haziran ayında yayınladığı yeni bir rapora göre (Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Bağlamında Gıda Kayıp ve Atıkları Raporu) toplam kayıp ve atık miktarı; Avrupa ve Kuzey Amerika'da kişi başına 280-300 kg/yıl, Sahra Altı Afrika ve Güney/Güneydoğu Asya'da ise 120-170 kg/yıl. Dikkat edilirse, açlığın yaygın olduğu bölgelerde de gıda kayıp ve atıklarının küçümsenemeyecek seviyede olduğu görülüyor.

Rapora göre, gıda kayıpları ve israf edilen ürünlerde bölgeler arasında önemli farklılıklar var. Küresel olarak orta ve yüksek gelire sahip ülkelerde gıda kayıp ve israflarının önemli bir bölümü dağıtım ve tüketim seviyesinde gerçekleşirken; düşük gelirli ülkelerdeki kayıp ve israflar ise tarımsal ve hasat sonrası aşamalarda yaşanıyor. Örneğin Afrika'daki tahıl kaybının çoğu gıda zincirinin ilk aşamalarında görülüyor. Avrupa'daki kayıplar ise en çok tüketici aşamasında yaşanıyor. Avrupa'da tahılların %25'i tüketiciler tarafından israf edilirken, bu oran Afrika'da sadece %1. Meyve ve sebzeler için de bölgeler arasındaki farklılıklar dikkat çekici; kayıp ve atıklar Afrika'da işleme ve dağıtımda, Avrupa'da ise tüketimde gerçekleşiyor.

Öte yandan gıda kaybı ve israfı miktarını ölçmek için geliştirilen bazı metodolojiler var. Küresel gıda atık ve kayıplarının mevcut değerlendirmesi üzerindeki çalışmalar, iki ana iş akışına kadar geriye doğru izlenebiliyor. Bunlardan ilki; genelde belirli bir gıda zincirinin ekonomik verimliliğini iyileştirme hedefiyle yapılan, belirli bir ürün için gıda veya hasat sonrası kayıpları üzerindeki çalışmalar oluşturuyor; bizdeki ekmek israfı çalışmaları gibi. Diğerini ise yerel veya ulusal seviyedeki gıdayla ilgili israfı (paketleme dahil) konu alan çalışmalar. Bu çalışmalar, gıda tedarik zincirinin; üretim, işleme, toptan satış, lojistik, perakende, piyasalar, yeniden dağıtım, yemek hizmeti ve diğer gıda hizmetleri veya evsel gibi belirli kısımlarındaki kayıp ve atıklar üzerine perspektifler sunuyor.

Bu örneklerden biri, Sahra Altı Afrika'daki 7 tahıl ürünü için hasat sonrası kaybı ulusal ölçek ve kentler ölçeğinde tahmin eden Afrika Hasat Sonrası Kayıp Bilgi Sistemi (APHLIS). Bu sistemde kayıp tahminleri, hasat sonrası zincirdeki her bağlantının bilinen en iyi tahminlerinden elde ediliyor ve ürün tipini, iklimi ve tarım ölçeğini hesaba katıyor. APHLIS'e göre Sahra Altı Afrika'da hasat, kurutma, işleme, depolama, nakliye ve pazara çıkış sırasında tahılların hasat sonrası kayıpları 2003-2013 döneminde üretimin %14,3'ü ile %15,8'i arasında değişti.

Benzer bir çalışma ise AB 27'deki gıda kayıp ve israfıyla ilgili nedenleri, miktarları, çevresel etkileri, en iyi uygulamaları, tahminleri ve politika gelişimini inceliyor. Hem Eurostat hem de diğer ulusal veri ve tahminlerin kullanıldığı bu çalışmada, AB 27'deki gıda atık ve kayıpları yıllık 89 milyon ton veya kişi başına 179 kilogram olarak hesaplanmış. Ancak bu rakamın 2011 yılına ait olduğunu da hemen belirtmeliyim. Bugünkü tahminlere göre AB 27'de kayıp ve atık miktarı 100 milyon tona yaklaşmış bulunuyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde de ABD Tarım Bakanlığı (USDA) Ekonomik Araştırma Hizmeti Birimi, birkaç yıl önce Gıda Kullanılabilirlik Veri Sistemi'ni devreye soktu. USDA, temeldeki kayıp varsayımları ve tahminlerini düzeltmeye devam ettiğinden bazı veri dizilerinin yapım aşamasında olduğu belirtiliyor. Buna dayanarak, 2010 yılında ABD'de tüm gıda zincirindeki kayıp ve atık miktarının kabaca tüm üretimin %30-40'ı arasında olduğu tahmin ediliyor. Mevcut gıdanın %31'i perakende veya tüketici seviyesinde kayıp veya israf ediliyor ve hesaplamalara göre bu oran 60 milyon ton gıdaya denk geliyor.

Sonuçta, gıda kayıp ve atıklarını inceleyen değişik metodolojiler ve her bölgedeki kayıp ve atıkların oluşum nedenleri arasındaki farklılıklar gibi pek çok sebeple, israf edilen gıdanın gerçek miktarı tam olarak bilinmiyor. Ancak FAO'nun raporu şu vurguyu da yapıyor: "Dünya üzerinde yaşayan herkese yetecek gıda var. Ama bir sürü yetersizlik de."

Her yıl çöpe attığımız 1,3 milyar ton gıdanın yeryüzündeki açları 4 kez doyurabileceğini düşündüğümüzde, açlığı israfın pençesinden acilen kurtarmamız gerektiği gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz. Bu ise tek başına siyasi iradelerin çözebileceği bir konu değil. Örneğin; ülkemizde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı öncülüğünde yürütülen Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası çerçevesinde, ekmek israfı günde 6 milyon adet ekmekten 4.9 milyona, yılda 2 milyar 170 milyon adet ekmekten ise 1 milyar 790 milyona düşürüldü. Demek ki istenince iyiye doğru bir gidiş oluyor ama yeterli değil. Tüm dünyada gıda israfı konusundaki farkındalığın toplumların her kademesine hatta tek tek bireylere kadar yayılması gerekiyor. Açlığı ancak böyle bir farkındalıkla yok edebiliriz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.