X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Uruguay'dan teklif alıyoruz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Uruguay'dan teklif alıyoruz

  • Giriş Tarihi: 20.9.2014

12 yılda kafenin yanı sıra otel yatırımlarıyla da büyüyen The House Grubu, yurtdışına Bakü'den adım attı. Patron Ferit Baltacıoğlu, "Uruguay ve Brezilya'dan bile teklif alıyoruz" dedi

2002'de üç arkadaş Canan Özdemir, Ferit Baltacıoğlu ve Ramazan Üren'in ortaklığıyla kurulan The House Grubu, her geçen gün büyüyen bir başarı hikâyesi olarak dikkat çekiyor. 12 yıl önce Nişantaşı'nda açtıkları küçük bir restoranla yeme-içme sektörüne adım atan grup, son olarak Bakü'yle yurtdışına açıldı. Grubun kurucu ortaklarından Ferit Baltacıoğlu, "Kafe ve otelcilik yatırımlarımız muhteşem gidiyor. Planladığımızın çok önündeyiz. Bundan cesaret alarak büyümeye devam ediyoruz. Brezilya ve Uruguay'dan bile teklif alıyoruz" dedi. Baltacıoğlu ile yatırımları ve büyüme planlarını konuştuk.

Biz sizi kafelerinizle tanıyoruz ama otel yatırımlarınızla da sessiz sedasız büyüyorsunuz. Kaç oteliniz oldu?
2010'da Galata'da ilk otelimizi açtık. 4 yılda 4 otele ulaştık. Galata, Ortaköy, Nişantaşı ve Karaköy gibi gözde turizm merkezlerine odaklandık. Son olarak YDA İnşaat'ın Bomonti'deki yatırımının rezidans otel kısmı için işbirliğine gittik.

Bomonti yatırımınızla yeni bir açılım yaptınız sanırım.
Yenigün İnşaat'la işbirliği yaparak The House Residence Bomonti'yi hayata geçirdik. İnşaatı süren proje hem bizim ilk rezidansımız, hem de Yenigün'ün ilk gayrimenkul geliştirme yatırımı. Daireler Mayıs 2016'da teslim edilecek.

Talepten memnun musunuz?
Sadece lansmanını yaptığımız halde ciddi satış rakamlarına ulaştık. Projeye daha sanatsal kesim, genç profesyoneller ilgi gösteriyor. Bomonti çok doğru bir yer. Tarihi kültür ve sanat dokusu canlanırsa daha cazip olacak. rezidansın ilk 4 katında The House Hotel Bomonti yer alacak.

Turizim için hedefiniz ne?
Otelcilik muhteşem gidiyor. Ağustos ayında bile ortalama yüzde 93 dolulukla çalıştık. Yıllık ortalama ise yüzde 85'lerde. Sirkeci tarafında da bir yer bakıyoruz. Görüşmeler sürüyor. Şu anda 4 otelde, 150 odamız var. Merkeze odaklandık.

İstanbul'la mı sınırlı kalacaksınız?
Zaten House Cafe olarak İzmir, Ankara ve Antalya'da varız ama İstanbul markasının gücüne inanıyoruz. Araştırmalarımız sürüyor. Mesela Karadeniz Bölgesi'nde büyük bir ihtiyaç oluşmaya başladı. Karadeniz turlarına artan ilgi kemikleştiği zaman burada yatırım yapmış olmak büyük avantajlar getirecek. Yönümüzü biraz oraya çevirdik.

Deniz turizmine yönelik yatırımınız olmayacak mı?
Kitle turizmi yapmayı düşünmüyoruz. Ancak Bodrum Yalıkavak'ta bir otel açma projemiz var. Bodrum sadece yazın değil diğer aylarda da yoğun olduğu için mantıklı geliyor.

KÖRFEZ'DEN TALEP VAR

Turistler en çok hangi otelinizi tercih ediyor?
Körfez'den gelenler, alışveriş avantajlarından dolayı merkezi, Batı ve ABD'den gelenler de Karaköy ve Beyoğlu gibi tarihi dokuyu tercih ediyor. Yerli oranı ise yüzde 15-20.

Yurtdışına açılmayı düşünüyor musunuz?
Batı Avrupa'yı çok istiyoruz ama ilk yurtdışı kafemizi Bakü'de açtık. Bakü'den ciddi bir talep geldiği için oradan başladık. Yatırım inşaat aşamasında, kısa sürede açacağız. Bakü 15 yıl önceki İstanbul'a benziyor. Ciddi bir büyüme potansiyeli var.

Başka ülkeler olacak mı?
Körfez'den çok fazla talep var. Dubai, Abu Dabi, Suudi Arabistan öne çıkıyor. Araplar'la işbirliği biraz zaman alıyor. Görüşmeler sürüyor. Bizim için doğru ortağı bulmak çok önemli.

YABANCILAR ŞAŞIRIYOR
Yabancı ortağınızla işbirliğiniz nasıl gidiyor?
2010'da İrlandalı bir fonla yüzde 50-50 ortaklık yaptık. Eskiden yabancı yatırımcılar İstanbul'un potansiyelinin bu kadar yüksek olduğunun farkına varamıyordu. İstanbul'da iyi yaşam potansiyelinin az olduğunu düşünüyorlardı ama yanıldılar. Pazar doymadı, hâlâ birçok yatırım imkânı var. İstanbul'un ekonomik ve kültürel gelişimi artarak sürüyor. Bu konaklama ve hizmet sektörü için ciddi fırsatlar yaratıyor.

Yabancılar gelişim için ne diyor?
10-15 yıl önce çok büyük farklarla bizden öndeydiler. Şimdi durum çok değişti. Onlar da çok şaşırıyor. Servis ve konsept anlamında bizim çok gerimizdeler. Onlar da buna inanamıyor. Bu durum gurur verici.

YENİ MARKALAR GELECEK
Yeni markanız Nopa nasıl gidiyor?
O bizim bebeğimiz. Nisan ayında Teşvikiye Atiye Sokak'ta açtığımız bu restoranla yeme-içmede bir üst segmente çıktık. Restoranın performansından çok memnunuz. Bunun gibi farklı ülkelerin lezzetlerini yansıtan yeni konseptler düşünüyoruz. Bu alanda butik güzel işler yapıyoruz. Gidişattan memnunuz. İncimiz Boğaz'da uygun bir yer olursa neden olmasın? Bizim işimiz kaliteli hizmet. Kafenin dışında yeme içmede yeni bir markayla yolumuza devam edeceğiz. Yurtiçinden birçok markadan ortaklık teklifi aldık. Ancak şimdilik gerçekleşen olmadı.

TOPLANTILAR BİLE RESTORANDA YAPILIYOR
Yeme-içme trendleri değişiyor mu?
Eskiden arkadaşlarımız ve dostlarımızla evlerde buluşurduk. Hatta iş görüşmelerimizi bile evlerde yapardık. Ekonomik ve kültürel gelişmişlikle bu alışkanlık değişti. Şimdi artık, 'Hadi şu kafede ya da şu restoranda buluşalım' diyoruz. Ofislerde bile buluşmalar azaldı. Müşteri yelpazemiz ise hayli geniş. Bir masada 3 farklı jenerasyonu ağırlıyoruz. Ancak ağırlık 18-35 yaş aralığında.

MUTFAKTA İYİ DEĞİLİM, GELENEKSEL MUTFAĞI SEVİYORUM
Kendinizi ödüllendirmek istediğinizde nerede yemek yersiniz?
Başka restoranlara gitmem diye bir kuralım yok. Muhakkak giderim. Balık ve kebap restoranlarını daha çok tercih ediyorum. Çünkü geleneksel mutfağı çok seviyorum. Bana göre Antep ve Karadeniz çok özel mutfaklar. Burada hem sektördeki gelişmeleri gözlemliyorum, hem de keyif alıyorum. Maalesef yemek yapma konusunda ise yetenekli değilim.

Kafe tarafındaki büyümeden memnun musunuz?
Yeme içme tarafı ciromuzun yüzde 70'ini oluşturuyor. 11 kafemiz var. Doğru lokasyonlarda büyümek istiyoruz ama çok agresif hedeflerimiz yok. AVM'lere değil de butik cadde ve lokasyonlara bakıyoruz.

EN BÜYÜK TUTKUM FENER
Yıldız Teknik Üniversitesi'nde makine mühendisliği eğitimi alan Baltacıoğlu, İngiltere'de adım attığı tekstil sektöründe uzun yıllar faaliyet gösterdi. Üç ortak olarak bugünlere geldiklerini söyleyen Baltacıoğlu, birbirinin eksiklerini tamamlayarak büyüdüklerini anlattı. Baltacıoğlu, "Hayatımın en büyük tutkulardan biri Fenerbahçe. Maçlarını kaçırmam. Avrupa'dakilerin bile hepsini takip ediyorum" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.