X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 30 yıllık başarı gençliğin eseri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

30 yıllık başarı gençliğin eseri

  • Giriş Tarihi: 22.4.2015 13:43
30 yıllık başarı gençliğin eseri
30 yıllık başarı gençliğin eseri

“Sabah gazetesinin 30’uncu kuruluş yıl dönümünü kutluyorum” diyen Ergun Özen Türkiye’nin bu sürede elde ettiği ekonomik başarıların arkasında genç nüfusun büyük payı olduğunu da söyledi.

Son 30 yılda yaşanan krizlere rağmen özellikle sanayinin katkısıyla hızla büyüyen Türkiye ekonomisinin, son yıllarda hizmet sektörünün de önemli çapta ivme kazanmasıyla büyümesine devam ederek satın alma gücüne göre dünyanın en büyük 17'nci, Avrupa'nın en büyük altıncı ülkesi haline geldiğini söyleyen Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, "Bu başarıda ülkenin genç nüfusu ve jeopolitik pozisyonu gibi avantajlarının yanı sıra alınan birtakım tedbirlerin de büyük katkısı oldu" dedi. Türkiye ekonomisinin dinamiklerinde dönemler arası değişiklikler yaşandığını gördüklerini de söyleyen Özen, "Küresel etkiyle 2009'da daralan ekonomimiz 2010-2011 yılları içerisinde istihdam ve verimliliğin ivme kazanmasıyla birlikte çok hızlı toparlanma gösterdi.

Büyük oranda iç talep katkısıyla gelen bu büyümenin cari açık ve enflasyon gibi problemleri beraberinde getirmesine karşılık alınan makro-ihtiyati tedbirlerin de etkisiyle büyüme hızının 2012 yılı itibarıyla yavaşlamaya başladığına şahit olduk. Bu yavaşlamada zayıf küresel ekonomik seyir gibi döngüsel faktörlerin yanında yapısal bazı faktörler de etkili oldu" şeklinde konuştu. "30 yıllık dönemde büyümeyi körükleyen en önemli etkenlerden biri dış ticaret oldu" diyen Özen, "1980'li yılların başında 10 milyar dolar civarında olan dış ticaret hacmi günümüzde 400 milyar dolara yaklaştı. Böylece Türkiye dışa açıklıkta önemli bir mesafe kaydetti. Geçtiğimiz 30 yılda Türkiye'nin dış açıklığının artması ve enerji ithalatına olan doğal bağımlılığı nedenleriyle cari işlemler açığındaki yükseliş özellikle 2008'de başlayan küresel kriz sonrasında ekonominin yumuşak karnı oldu. 1980-2000 döneminde GSYH'ya oranı ortalama -yüzde 1.3 olan cari açık; 2001-2009 döneminde ortalama - yüzde 3.1'e, 2010-2014 ortalaması ise - yüzde 7.1'e kadar ulaştı (2014 yılında - yüzde 5.7). Cari işlemler açığının yükselmesinin enerji ithalatındaki yükselişin yanı sıra tasarruf oranlarındaki düşüş de etkisi oldu" dedi.

TEMELLER SAĞLAMLAŞTIRILDI

Türkiye'nin büyüme dışında para politikası ve enflasyon tarafında da son 30 yılda çok önemli aşamalar kaydettiğini aktaran Özen şunları söyledi: "Özellikle 2001 krizinden sonra dalgalı kur rejimine geçilmesi, bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması, ekonomide rekabetin artırılması, mali disiplin araçlarının geliştirilmesi, enflasyon hedefi uygulanması gibi birçok önlem ile Türkiye ekonomisinin temellerini sağlamlaştırdı. 1994 kriziyle birlikte 3 haneli rakamlara ulaşan enflasyon bu politikaların hızlı etkisiyle yavaşlayarak tek haneli rakamlara ulaştı." Kamu maliyesi tarafında da önemli gelişmeler kaydedildiğini de söyleyen Özen, "Türkiye, Maastricht kriteri olan AB tanımlı brüt borç stokunun GSYH'ya oranının yüzde 60'ın altında olma zorunluluğuna 2003'te erişti ve 2014 yılı sonunda bu seviyeyi yüzde 33.5'e kadar düşürdü. Türkiye ekonomisinin son 30 yılda kaydettiği ilerlemenin yanı sıra hızlı ve dinamik büyüme yapısının önemli katkısıyla kredi değerlendirme kuruluşları da Türkiye'nin notunu hızla yükseltti. 2012'de Fitch, 2013'te de Moody's Türkiye'yi yatırım yapılabilir seviyeye çıkarmasıyla birlikte Türkiye uluslararası çapta dikkat çeken bir ülke haline geldi. Son dönemde jeopolitik risklere, Avrupa'nın yavaşlamasının bize olan etkilerine ve ABD'nin faiz artışı beklentilerinin yarattığı kur oynaklığı ve sermaye çıkışı baskılarına rağmen 2014 yılını yüzde2.9 büyüme, yüzde8.2 enflasyon, yıllık yüzde15 düşmüş dış ticaret açığı ve yüzde29 düşmüş cari açıkla kapatması Türkiye ekonomisi esnek yapısının bir kanıtı oldu" dedi.

Garanti'nin hedefi Avrupa'nın en iyisi olmak

Büyüme kompozisyonunun 2014'ün aksine iç talep lehine değişmesini beklediklerini söyleyen Özen, "Kur ve gıda fiyatları gelişmelerine bağlı olarak, yılsonu enflasyonu yüzde 7-7.5 seviyelerinde gerçekleşebilir. Cari açık/GSYH oranı ise 2014 yılsonundaki yüzde 5.7 seviyesinden düşen petrol fiyatlarının etkisiyle yüzde 4'e yaklaşabilir" dedi. Garanti Bankası olarak piyasa dinamiklerini, sektördeki trendleri analiz ettiklerini dile getiren Özen, "Hedeflerimizi bu doğrultuda belirliyoruz. Ayrıca, hedeflerimizi belirlerken Avrupa'nın en iyi bankası olma vizyonumuza bir adım daha yaklaşmayı gözetiyoruz" şeklinde konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.