X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Yerel Yönetimler Türkiye’de Girişimciliği Yeniden Şekillendirebilir"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Yerel Yönetimler Türkiye’de Girişimciliği Yeniden Şekillendirebilir"

  • Giriş Tarihi: 28.5.2015 10:19 Güncelleme Tarihi: 28.5.2015 11:42
"Yerel Yönetimler Türkiye’de Girişimciliği Yeniden Şekillendirebilir"
Yerel Yönetimler Türkiye’de Girişimciliği Yeniden Şekillendirebilir

Türkiye’deki girişimcilik algısı ve anlayışı, 2006 yılında kurulması kararlaştırılan kalkınma ajanslarıyla birlikte, önceki yıllara kıyasla çok daha etkili bir çehreye büründü. Titizlikle belirlenmiş 26 bölge için kurulan 26 kalkınma ajansı, bulundukları bölgelerin yapısına uygun donanımlarla meydana getirildi ve yine bu bölgelerde sayısız girişime ciddi boyutlarda fonlar sağladı.

Özgür BAYRAKTAR

Bahsedilen 26 bölgenin belirlenmesi, Türkiye'de geleneksel olarak kullanılan 7 bölge sınıflamasına ek olarak 2002 yılında Türkiye İstatistik Enstitüsü'nün çalışması neticesinde gerçekleşti. Bu bölgelerin tanımlanmasındaysa; nüfus, coğrafya, bölgesel kalkınma planları, temel istastiki göstergeler ve illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik sırası baz alınarak, benzer karakteristik nitelikteki şehirler bölgesel olarak bir araya getirilmiş. Örneğin, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) Antalya, Burdur ve Isparta illerini kapsarken; Kuzey Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Bayburt, Erzincan ve Erzurum illerini kapsamaktadır. Burada dikkat çeken nokta, bir bakıma lokomotif kabiliyet üstlenebilecek şehirlerin görece olarak daha gelişmemiş illere öncülük yapacak şekilde seçilmiş olması. Bir örnek olarak BAKA'nın kapsadığı illeri, Kalkınma Bakanlığının 2013 verilerindeki Sosyo-Ekonomik sınıflarını inceleyecek olursak, Antalya ili 1. Kademe'de, Isparta 2. Kademe'de, Burdur ise 3. Kademe'de yer almakta.

2014 yılında Türkiye'deki 26 kalkınma ajansı için bir değerlendirme raporu hazırlayan, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu, kalkınma ajansları için, "… bölgenin dinamiklerini ve potansiyellerini, bölgedeki aktörlerin etkin işbirliği ile harekete geçirmek ve bölgenin rekabetçiliğini artırmak suretiyle bölgesel gelişmeye katkı sunması beklenen yapılar olarak ortaya çıkmıştır." ifadesini kullansa da, yine aynı değerlendirmede bu ajansların zaman içinde edindikleri deneyimler neticesinde kendilerini yeniden şekillendirdiğini belirtmektedir.
Türkiye'de hali hazırda faaliyette olan 26 kalkınma ajansı, yine bu bölgelerdeki çeşitli demografik ve coğrafik kriterleri göz önünde bulundurarak farklı niteliklerde girişimcilik eğitimi verdi ve eğitim verdiği binlerce kişiye kredi ve hibe sağladı. Ve titizce incelendiğinde dikkat çeken bir önemli nokta da bu girişimcilerin arasında gençlerin ve kadınların önemli bir paya sahip olması ve belki de çok daha önemlisi ise fon ve destek sağlanan girişimlerin arasında teknoloji ve Ar-Ge'yle ilgilenen girişimlerin de büyük bir paya sahip olması.

İçinde bulunduğumuz çağın gereklilikleri asla göz ardı edilmemelidir. Artık harcanan emek kadar, bu emeğin hangi niteliklerde ve hangi alanlarda nasıl harcandığı da çok büyük önem taşımaktadır. Dünyanın farklı noktalarında geliştirilen yazılımların, fikirlerin ve inovatif teknolojilerin elde ettiği küresel kazançlar, hem ülkelerinin ekonomilerine büyük katkılar sağlamakta hem de bu ülkelerin prestijlerini gözler önüne sermektedir. Eğer Silikon Vadisi diye andığımız, yüksek teknolojilerin üretimlerine ev sahipliği yapan merkez, bir marka haline gelebildiyse, bu başarının altında yatan istikrarlı yatırımların ve geleceği doğru okumanın önemi asla yadsınamaz.

Geride bıraktığımız 10 yılı aşkın süre zarfında çeşitli şekillerde desteklenen girişimciler, imkanları dahilinde kendisini en iyi şekilde kanıtlamayı başarmıştır. Oyunu oynayan değil, oyunu kuran ülke olmayı hedefleyen Türkiye'nin bugün dünya çapında başarı sağlamış girişimlere her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı vardır. Ve bu ihtiyaca verilecek cevabın da çok büyük özenle hazırlanması gerekmektedir. O halde bu değerlendirme yapılırken üstünde yaşadığımız toprakların gerçeklerini ve potansiyelini görmezden gelmek büyük bir ihmal olacaktır. Ülkemizin farklı bölgeleri çok farklı nitelikteki girişimler için önemli bir potansiyele sahipken, üretilecek tek bir cevap yetersiz kalacaktır.
İşte tüm bu durum göz önüne alındığında Türkiye'nin ileriye doğru atacağı adımlarda yerel yönetimlerin elinin güçlendirilmesi çok daha büyük bir önem kazanmaktadır. Yerel yönetimlerin daha fazla inisiyatife sahip olması, yalnızca daha hızlı karar alan bir yapıya zemin sağlayabilecektir. Yalnızca bölgesel kalkınma ajanslarının kurulmasıyla bile çok büyük mesafeler kat etmeyi başarabilen girişimcilerimiz, daha doğru yatırımlar ve yöntemlerle desteklenecekleri yerel yönetimler sayesinde ivmelerini artırabilme imkanına kavuşacaktır.

Dünyada girişimleriyle adından söz ettiren ülkelerin hepsi bir ortak kümede toplanmaktadır. Bir ülkedeki bürokratik yapının işleyişi, o ülkedeki kurumsal yapılara da aynı şekilde yansımaktadır. Amerikan şirketlerinde daha otoriter bir yapı göze çarparken, Avrupalı şirketlerin öne çıkan niteliği daha kuralcı yapılarda kendilerini şekillendirmiş olmalarıdır. Bunun sebebi, ülke politikalarının her zaman için bu kurumları yönlendirmekte ve biçimlendirmekte oluşudur. Aynı bağlamda belki de en bariz örnek ise Çin olarak görülebilir; ülke politikası olarak ucuz işgücünü temel alan şirketler marka oluşturmak yerine yüksek üretim kabiliyetlerini geliştirmişlerdir.

Bu açıdan bakıldığında da Türkiye, gideceği yöne karar vermelidir. İhtiyacımız olan istikrarlı ve hızlı gelişen girişimlerin ortaya çıkabilmesi için, devlet yapısının da aynı niteliklerle donatılması gerekmektedir. Girişimcilerimiz için de yerel yönetim anlayışıyla ortaya çıkacak yeni bürokratik yapı; daha istikrarlı, daha güvenilir ve daha hızlı karar alan bir forma bürünerek; kurumsal anlamda girişimlerimize de yansıyacak ve aynı niteliklerle girişimcilerimize önemli bir atalet ve güven zemini oluşturacaktır.

İşte bu yeni sistemle birlikte gelişecek ve kendi ihtiyaçlarına uygun çözümler üretmeyi başarabilecek her ölçekteki yerel yönetimler de tam olarak bu sebeple Türkiye'nin halihazırdaki muazzam girişimcilik potansiyelini en doğru şekilde kullanabilmesini sağlayacaktır.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.