X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İstihdam dostu sektörde asgari ücret endişesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İstihdam dostu sektörde endişesi

  • Giriş Tarihi: 19.12.2015 01:53
İstihdam dostu sektörde asgari ücret endişesi
İstihdam dostu sektörde asgari ücret endişesi

Türkiye’nin genel ihracatının yüzde 18.6’sını gerçekleştiren, 15 milyar dolarlık en büyük net döviz getirisi sağlayan ve hazır giyim sektörü, teki yüzde 30’luk artışla uluslararası rekabette ve istihdamda kan kaybetmekten endişe ediyor. lik maliyetlerinin tekstilde yüzde 30, hazır giyimde ise yüzde 55’lere vardığı bir ortamda, asgari ücretten en çok etkileneceklerin emek yoğun sektörler olacağı, bakış açısının bu yönde değişmesi gerektiği belirtiliyor.

Türkiye'de in yılbaşından itibaren bin 300 liraya çıkarılma hazırlığı, emek yoğun sektörler olan ve hazır giyimde kaygı yarattı. Sektör temsilcileri yüzde 30 artan işgücü maliyetinin hem firmaların yurtdışı rekabet gücünü azaltacağından hem de iç pazardaki ürün fiyatlarının yükselmesine neden olacağından endişe ediyor. İstihdam dostu ve Türkiye'nin hemen her bölgesinde üretim yapabilme kabiliyetine sahip olan sektör, ülkenin sanayileşme hamlesinde önemli bir rol üstleniyor.

ÜRETİM YÜCELTİLMELİ

Tekstil ve hazır giyimin temsilcileri, cari açığın kalıcı bir şekilde kapatılıp sürdürülebilir ekonomik büyümenin sağlanması için, ihracata yönelik imalat sanayisinin desteklenmesi gerektiğini söylüyor. Türk tekstil ve hazır giyim sanayisi, hammaddeden kumaşa, kumaştan giysi imalatına kadar tam entegre yapısı ile Türkiye'nin her bölgesinde üretim gerçekleştiren yegâne sektör. Ülkemiz dünya tekstil ve hazır giyim ihracatında 7'nci, AB'de ise 2'nci en büyük ihracatçı konumunda bulunuyor. Tekstil-hazır giyim 2014 ihracatı 29.3 milyar dolar olarak gerçekleşip, Türkiye'nin genel ihracatının yüzde 18.6'sını kapsadı. 2014 genel Türkiye ihracatı birim değeri 1.58 dolar/kg iken, tekstilde bu oran 4.96 dolar/kg, hazır giyim de ise 18.79 dolar/kg'a çıktı.

CARİ AÇIĞI DÜŞÜRÜYOR

Sektör temsilcileri sektörle ilgili görüşlerini şöyle özetliyor: "Tekstil ve hazır giyim, cari açığı düşüren ve uluslararası rezerv birikimine katkı yapan en önemli sektördür. Bu iki sektör son 10 yılda 123 milyar doların üstünde net ihracat gerçekleştirerek ülkemizin aynı dönemdeki net 97.8 milyar dolarlık uluslararası rezerv birikimini negatif değerlere düşmekten kurtarmıştır. Tekstil ve hazır giyim sanayisi Türkiye'de 2 milyon çalışanla en yüksek istihdam sağlayan sektörlerden biridir. Sektördeki istihdamın önemli bir özelliği de kadın istihdamına olanak sağlamasıdır; çalışanlarının yüzde 40'ı kadın olan tek imalatçı sektördür. Bünyesinde faaliyet gösteren 52 bin firma ile Türkiye'nin en önemli sınai girişimcilik alanıdır."

REKABETÇİ YAPI ETKİLENİR

Sektör temsilcileri, Türkiye'nin istihdamda ve ihracatta lokomotif sektörlerinden biri olan tekstil ve hazır giyimin, asgari ücretteki yüzde 30'luk artışla rekabetçi yapısının olumsuz etkileneceğini vurguluyor. Bu ücretin yasal olarak sadece verilecek en az ücreti ifade etmediğini, hayatın tüm alanlarını etkileyen bir maliyet endeksi olduğuna dikkat çekilirken, "Asgari ücretteki artış lerin kıdem tazminatı yükünden, SGK -işveren primlerine, ücretten kesilen gelir ve damga vergilerine, SGK ve vergi ile ilgili para cezalarına kadar etkileri olan bir parametredir. Sektörümüzün uluslararası rekabetçi yapısı, asgari ücret artışı ile olumsuz etkilenecektir. Toplu iş sözleşmesi düzeni olan sendikalı firmalar içinse bu maliyetlerin yüzde 35 daha fazla olduğu da göz önüne alınmalıdır" ifadelerini kullanıyor.

TOPLAM MALİYETİN YÜZDE 30'U

Sektör temsilcilerine göre, tekstil ve hazır giyim sanayisi, emek yoğun üretim yapısı nedeniyle asgari ücret artışından son derece olumsuz etkilenecek. Bir tekstil ürünü imal eden sanayicinin işgücü maliyeti, toplam maliyetin yüzde 30'una denk gelirken, bu oran konfeksiyonda yüzde 50-55 arasında değişiyor. Türkiye, bu sektörde üretim kalitesini artırmış ve hızlı teslimatlar sayesinde rekabet avantajı yakalayarak kilogram başına daha fazla kazanabiliyor. Sektöre göre, asgari ücrete yapılacak yüzde 30'luk zam, işgücü maliyetlerini negatif etkileyecek, kâr oranlarının yarı yarıya düşmesine neden olacak. Kâr etmeyen firmalar da kapanmaya başladığı anda, hem üretim hem de istihdam açısından ülkemizin en değerli sektöründe sıkıntılı bir süreç başlayacaktır.



SEKTÖR NE DÜŞÜNÜYOR

İhracat hedefine ulaşmak zorlaşacak

Muharrem Kayhan (Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı):

Ülkemizde yapılan asgari ücret tartışmalarında, çalışan net ücreti, işveren ise ondan yüzde 50 daha yüksek bir rakamı, yani brüt ücreti konuşuyor. Maalesef Türkiye'deki ücret üzerindeki vergi ve prim yükleri, yapılacak ücret artışlarının maliyetini ödenemez boyutlara çıkarıyor. İş yerinde sendikal örgütlenme varsa ki bu arzulanan bir durumdur, yükler ikramiye sayısına bağlı daha da artıyor. Bütün işyerlerinde bu duruma ilaveten yükselecek asgari ücretle ilintili kıdem tazminatı yükümlülüklerinde de ciddi bir büyüme öngörülüyor. İşçilik giderlerinin üretim maliyetleri içinde çok yüksek olduğu sektörümüzde, küçük, büyük, KOBİ veya entegre bütün işletmeleri aynı güçlükler bekliyor. Bu nedenle boyutsal bir ayırımı doğru bulmuyoruz. Artan yükün büyük ölçüde prim ve vergi indirimleriyle hafifletilmemesi halinde sektörümüzde istihdam kaybı kaçınılmazdır. Maliyetlerin yönetilemediği bir iş ortamı fabrikalarımız için de sıkıntı doğuracaktır. Sonuçta, 2023 yılı için konulan tekstil ve hazır giyim ihracat hedeflerine ulaşılması da zora girecektir. Bu sebeple, sosyal devletin ve aynı zamanda rasyonel ekonomi yönetiminin gereği olarak bahsi geçen yükün çoğunun devletimiz tarafından karşılanması gerektiğini düşünüyoruz.

İş kayıpları yaşanır

İsmail Gülle (İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı):

Döviz kurlarının geriye geldiği, rekabetin en üst seviyede yaşandığı küresel ticarette vergi yüklerinden iyileştirme yapılmadan, asgari ücrette yapılan bu artış, sektörün zararına olacaktır. Bunun yan etkilerinin ne olacağını herkes biliyor. Bu maliyet yükünü devletimiz karşılamazsa bu sorun, ciddi iş kayıplarına yol açacaktır. Devletimizden istediğimiz bu yüke ortak olmalarıdır. Elbette biz de çalışanlarımıza daha fazla ücret ödemek isteriz. Ancak bunun işveren için de adaletli bir ortama getirilmesi gerekir.

Taşınabilir yük değil

Zeki Kıvanç (Adana Sanayi Odası Başkanı):

Asgari ücrete getirilen artış, işveren için taşınabilir bir yük değil. Tekstil ve hazır giyim bilindiği gibi istihdama dayalı ve emek yoğun bir sektör. Maliyetlerimiz bu artışla birlikte önemli ölçüde etkilenir. Öte yandan sektörümüz sadece iç pazara değil, bilindiği gibi ihracata yönelik olarak da faaliyet gösteriyor. Bu artışla birlikte ihracattaki rekabetçiliğimizi önemli ölçüde yitiririz. Zaten bizim rekabet halinde olduğumuz ülkeler ucuz işgücü olanlar. Devletin, işverenin bu yükünü vergi ve sigorta primlerinden kısmen karşılaması gerekir.

Uzlaşmak şart

Süleyman Orakçıoğlu (Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı):

2015'te sektörümüzde en çok yatırım yapan gruplardan biriyiz. Asgari ücrette en önemli konu uzlaşı. Bizler de çalışanlarımıza yüksek ücret vermek isteriz. Ancak bunu yaparken de rekabetçilikten uzaklaşmamak lazım. Aksi takdirde bu karar sektöre işsizlik olarak yansır. Karar vericilerin ve işverenlerin bu konuda uzlaşması lazım. Asgari ücret artışıyla devletin vergi geliri de artacak. Bu, işverene destek olarak kullanılabilir. Yükümlülüklerini yerine getirip elini taşın altına sokan yatırımcıya yüklenmemek lazım.