Kamu bankaları altın çağını yaşıyor

Giriş Tarihi: 14.3.2016
Kamu bankaları altın çağını yaşıyor

Görev zararları ile anılan kamu bankaları, son 14 yılda 71 milyar lira net dönem kârı elde etti. Kârlar dışında kamu bankaları, mega projelere verdikleri finansman ile de gündemde

Bir dönem görev zararları ile anılan kamu bankaları, son 14 yıllık dönemde 70 milyar 985 milyon lira net kâr sağladı. "Kamu bankaları görev zararı etti" cümlesinin dillerden düşmediği dönemler tarih sayfalarında kalırken, 2002'den bu yana kamu bankaları açıkladıkları rekor kârlar, aktif toplam ve mega projelere verdikleri finansman desteği ile gündeme geliyor. Türkiye'de yaşanan Kasım 2000 ve 2001 krizleri hem hanehalkı hem bankacılık sektörünü derinden sarstı. Krizlerin nedeni, gelişimi ve sonuçları incelendiğinde bankacılık sektöründen kaynaklanan risklerin payının büyük olduğu görüldü.

22.9 MİLYAR GÖREV ZARARI

Bu dönemde kamu bankaları, çeşitli kanun ve kararnameler uyarınca tarım kesimi ile esnaf, sanatkar, genç ve kadın girişimcilerin desteklenmesi, doğal afet gibi nedenlerle sağlanan kredilerden ötürü 22.9 milyar TL görev zararı açıkladı. Kamu bankaları, kriz sonrası alınan tedbirler ve devamında yapılan düzenlemelerle bilanço dönüşümünü tamamladı. Halkbank, VakıfBank ve Ziraat Bankası, son 14 yılda toplam 70 milyar 985 milyon lira konsolide olmayan net kâr elde etti. Üç bankanın aktif toplamı ise 2002 yılında 67.8 milyar TL iken, 2015 yıl sonu itibarıyla 10 katına çıkarak 673.5 milyar TL'ye ulaştı.

ZİRAAT REKOR KIRDI

Aktif büyüklükte en büyük banka olan Ziraat Bankası, geçen yılki 5 milyar 162 milyon liralık net dönem kârı ile sektörde kırılması zor bir başarının altına imza attı. Sektör tarihinin en yüksek kârını elde eden bankanın, 2002 - 2015 dönemini kapsayan 14 yıldaki toplam kârı 35 milyar 665 milyon lirayı buldu. Bir dönem görev zararlarıyla anılan Halkbank, son dönemde 'üreten Türkiye'nin bankası' konumuna gelerek, 14 yıllık süreçte 20.7 milyar TL kâr etti. Halkbank'ın geçen yılki karı, 2 milyar 315 milyon TL ve aktif toplamı da 187 milyar 730 milyon TL oldu. VakıfBank, 2002-2015 yıllarında 14,6 milyar TL dönem kârı açıkladı. Geçen yıl 1.9 milyar TL kara ulaşan bankanın, son 14 yıldaki aktif büyüklüğü ise 13 kat artışla 12.7 milyar TL'den 182.9 milyar TL'ye çıktı.

MEGA PROJELERLE ÖN PLANA ÇIKTILAR
Halkbank Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu, 2002 yılından itibaren Türkiye ekonomisiyle eş zamanlı büyüyen ve mega projelerde öne çıkan bir konuma geldiklerini belirtti. Taşkesenlioğlu, 2001 krizi sonrasında yaşanan tıkanıklığı aşmak üzere alınan önlemler sayesinde son 10 yılda ekonomide önemli bir aşamanın geride bırakıldığını vurgulayarak, "Bu süreç sayesinde istikrarlı sonuçlar elde etmeye başlayan ülkemiz, 2008'de patlak veren küresel ekonomik krizi yara almadan atlatırken, kamu bankaları dahil hiçbir bankaya sermaye yardımı yapmak zorunda kalmayan çok az ülkeden biri oldu" dedi.
VakıfBank Genel Müdürü Halil Aydoğan ise son 15 yılda siyasi ve ekonomik istikrar sağlandığını, ekonomik ve mali politikaların kararlılıkla uygulandığını ve piyasalarda güven ortamı oluştuğunu söyledi. Tüm bunlar sayesinde geçmiş yıllarda süregelen krizlerin olumsuz ekonomik etkilerinin bertaraf edildiğini anlatan Aydoğan, makroekonomik göstergelerde önemli iyileşmeler görüldüğün belirtti. VakıfBank'ın, katma değer yaratan projelere finansman desteğine dikkati çeken Aydoğan, şunları kaydetti: "2015 yılı içinde İstanbul Yeni Havalimanı Yapımı, Derince Limanı Özelleştirmesi, 3. Boğaz Köprüsü Projesi ve Kuzey Marmara Otoyolu İnşaatı, Şah Deniz Projesi finansmanlarına yönelik sendikasyon kredilerine sağlamış olduğumuz destek, bunun en güzel örneğidir. Vakıf- Bank sektöre güven teşkil eden yapısıyla reel sektörü finanse etmeye devam edecek. 2016 yılı temel stratejilerimiz doğrultusunda üretime, istihdama, ihracata yönelik olan, devlet ve hükümetimizin önem verdiği her türlü projenin finansmanına katkı sağlamaya devam ederken, KOBİ kredileri başta olmak üzere tüm segmentlerde pazar payı ve müşteri sayımızı artırmayı hedefliyoruz."
Ziraat Bankası Hazine Yönetimi ve Uluslararası Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bilgehan Kuru da 2000'li yılların başındaki kriz dönemlerinde kamu bankalarının daha fazla konuşulduğunu, görev zararı alacakları, yüksek borçlanma düzeyleri, yapılanma ve sermaye ihtiyaçlarının çokça dile getirildiğini hatırlattı. Kuru, bankada 2011 sonrasında başlatılan ve sürdürülen değişim projesiyle iş modeli ve finansal yapılanmanın iki ana taşıyıcı kolon olarak belirlendiğini, böylece operasyonel verimliliğin, müşterilere ayrılan zamanın ve diğer kaynakların artırıldığını dile getirdi. Son 4 yıllık dönemde kredilerin bilançodaki payının yüzde 40'tan yüzde 62'ye çıktığı bilgisini veren Kuru, menkul kıymetlerin payının ise yüzde 44'ten yüzde 21'e gerilediğini söyledi.

ARKADAŞINA GÖNDER
Kamu bankaları altın çağını yaşıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz