Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Gelecek nesiller bize emanet

Giriş Tarihi: 1.4.2016
Gelecek nesiller bize emanet

Bundan 15 yıl önce işletmeye aldığı HES projeleriyle sektöre adım atan IC İçtaş , sürdürülebilir çevre yönetimi politikasıyla dikkat çekiyor. Çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik prensiplerini tüm faaliyetlerinin merkezine koyduklarını belirten IC İçtaş Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Çeçen, özellikle karbon yönetimi noktasında önemli adımlar attıklarını söyledi

IC İçtaş Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Çeçen, sektörün lider firmalarından biri olma süreçlerini SABAH'a anlattı.

1998'de kurulan IC İçtaş Enerji, enerji sektörünün önemli firmaları arasında yer alıyor. Kuruluşundan bu yana firmanızın gelişim süreci hakkında bilgi alabilir miyiz?
Sektördeki hikayemizin ilk sayfalarında Hidroelektrik Santral (HES) projeleri yer alıyor. İlk santralimizi bundan tam 15 yıl önce işletmeye aldık. Bu tarihten itibaren de ülkemizin hidrolojik kaynaklarının elektrik üretimi için etkin olarak kullanımı temel önceliklerimizden biri olmaya devam ediyor. HES projeleri geliştiren bir şirket olarak başlayan hikayemizin 2010'lu yıllar ile yeni bir seyir aldığını söyleyebilirim. 2011sonunda Trakya Bölgesi'nin elektrik dağıtım ve görevli tedarik şirketlerini, TREDAŞ ve TREPAŞ'ı, özelleştirme kapsamında devraldık. Bugün itibarıyla, sektörün elektrik üretiminden, dağıtımına, elektrik ticaretinden, perakende satışa uzanan tüm aşamalarında 'IC İÇTAŞ' imzası yer alıyor. 2014'te toplam bin 50 MW'lık Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ile bu santralleri besleyen kömür sahalarını özelleştirme kapsamında devraldık. Toplam kurulu güçleri 164 MW olan Bağıştaş ve Çileklitepe HES'leri, sırasıyla mart ve ekim aylarında, işletmeye aldık. Kasım ayında da Kadıncık 1-2 HES'lerin özelleştirme ihalesini kazandık. Toplam kurulu gücümüzü de bin 450 MW seviyesine taşıdık. Böylece, sektörün lider firmalarından biri olma konumumuzu güçlendirdik. Çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik prensiplerini tüm faaliyetlerimizin merkezine koyduk.

Ağırlıklı olarak hangi bölgelerde ne tür projeler üretiyorsunuz?
Ülkemizin enerji kaynaklarını, yine ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınması için en etkin şekilde değerlendirmek, birincil önceliklerimiz arasında yer alıyor. 'nin 21 dağıtım bölgesinden biri olan Trakya'daki elektrik dağıtım faaliyetimizin yanı sıra, 'nin genelini kapsayan perakende satış kanallarımız bulunuyor. Trakya bölgesinde TREPAŞ'ın yanı sıra, 81 ilimizin tamamında serbest tüketicilerin ETİC markamızdan elektrik tedariki yapmaları mümkün. Önümüzdeki dönem için de IC İÇTAŞ Enerji'yi uluslararası yatırımcı statüsüne taşıyacak projeleri gündeme alabiliriz. Sektördeki büyüme ve liberalleşme süreci ile paralel olarak, ülkemizdeki enerji firmalarının proje geliştirme ve uygulama yetkinlikleri, finansman kapasiteleri önemli ölçüde arttı. Bunun bir yansıması olarak da Türk yatırımcılarını diğer ülkelerin enerji piyasalarında görmeye başladık.

500 BİN AĞAÇ DİKTİK

Çevre politikanız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Çevresel, sosyal ve kültürel değerlerimizi, bizim gelecek nesillere mirasımız olarak değil, gelecek nesillerin bizlere emaneti olarak görüyoruz. Bu bilinçle hareket ederek, ulusal çevre mevzuatının yanı sıra, ilgili uluslararası standartları ve bu alandaki en iyi uygulamaları temel alan bir sürdürülebilir çevre yönetimi politikası benimsedik. Karbon yönetimi noktasında, HES'lerimiz için karbon sertifikalarını aldık. Termik santrallerimizin emisyon değerlerinin azaltılmasına yönelik olarak da önemli adımlar attık; önümüzdeki dönemde de bu konudaki yatırımlarımız devam edecek. Bunun yanı sıra, işletmelerimizde bugüne kadar 500 bin ağaç dikimi yapıldı. Bu rakamı önümüzdeki dönemlerde çok daha yukarı taşıyacağımızı bu vesile ile paylaşmak isterim. Sürdürülebilirlik kavramının sosyal boyutu da unutulmamalı diye düşünüyorum. IC Vakfı'nın çalışmalarının yanı sıra, 2007'de kurulan ve tamamı devlete bağışlanan Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, bu alandaki en önemli eserimizdir.

'GERÇEK YATIRIMCI' GEREK

Sizce Türkiye neden yenilenebilir enerjide istediği yere gelemiyor? Ülkemizin yenilenebilir enerji kaynaklarının yeterli ölçüde değerlendirilememesi, genel enerji dengelerinin yanı sıra, cari ekonomik dengeler açısından da önemli bir sorun. Bu alandaki yatırımların hayata geçmesi için 'gerçek yatırımcıların' önlerinin açılması gerekiyor. 'Gerçek yatırımcı' olmayanların sistemi nasıl tıkadıklarını hep birlikte gördük. Son dönemlerde, bu tıkanıklıkları gidermek için atılan adımları çıkış noktaları itibarıyla anlamlı buluyorum. Ancak, bu adımlarla birlikte yatırımcılar açısından yeni tıkanıklıklar yaratılmaması gerekir. Bunun için de karar alıcılar ile özel sektör arasındaki istişare kanallarını güçlendirmek gerekiyor. Yenilenebilir enerjiye ilişkin hedefler ve politik irade ortada iken, enerji sektörünün tüm aktörlerine düşen bu hedeflerin etrafında bir araya gelmektir. Bu bilinçle hareket edilirse, yenilenebilir enerji yatırımlarına yüksek ivme kazandıracak bir yatırım ortamı kısa vadede oluşturulabilir.

GEÇİŞ DÖNEMİ YAŞIYORUZ

Elektrik üretiminin tamamen serbest piyasa koşullarında yapılması modeli Türkiye'ye uyumlu mu? Liberal bir piyasa oluşumunu şahsen destekliyorum. 2006'da yüzde 40 mertebesinde olan özel sektörün toplam kurulu güç içerisindeki payının bugün itibariyle yüzde 70'lerin üzerine çıkmış olması, elektrik dağıtımının ve perakende satışının tamamen özel sektör tarafından yapılıyor olması da bunu doğruluyor. Tam rekabetçi bir piyasa oluşumu açısından halen bir geçiş dönemi yaşıyoruz. Serbest tüketici limitinin sıfırlanması ile 'tam rekabet dönemi'ne girilecek. Sonrasında da nihai tüketici odaklı çözümlerin ağırlık kazanmasıyla 'inovasyon dönemi' yaşanacak.

İLK İŞLEMİ GEÇEN YIL YAPTIK

Geçtiğimiz aylarda 135 milyon lira tutarındaki ilk Türk Lirası cinsinden özel sektör tahvil ihracını gerçekleştirdiniz. Bunun enerji sektörüne katkılarından bahsedebilir misiniz? Türkiye bankacılık sektörü, enerji yatırımlarının finansmanı açısından örnek bir rol üstlendi, tam anlamıyla itici bir güç oldu. Birleşme ve satın alma işlemlerinin, özelleştirmelerin ve yeni yatırımların finansmanı ile sektörün bu noktaya gelmesine önemli bir katkı sağladı. Bununla birlikte, enerji şirketlerinin yeni finansman kanalları yaratmalarını da sağlıklı bir gelişme olarak değerlendiriyorum. IC İÇTAŞ Enerji olarak, sermaye piyasalarındaki ilk işlemimizi geçen yıl tamamladık. Bu tür işlemler, kurumsal yatırımcıların enerji sektörünü daha iyi tanımlarını sağlıyor.

PROJELERİMİZLE YARIŞACAĞIZ

Rüzgâr ve güneş enerjisi ile ilgili ne gibi projeler gerçekleştirmeyi düşünüyorsunuz? Üretim portföyümüzü birincil enerji kaynakları açısından çeşitlendirmeyi, bunu da ağırlıklı olarak yenilenebilir enerji kaynaklarıyla gerçekleştirmeyi, stratejik önceliklerimizden biri olarak tanımladık. Bu yıl içinde, rüzgar enerjisi projelerine sistem kapasitelerinin tahsisi için bir yarışma süreci yaşanacak. Biz de geliştirme aşamasındaki projemizle, bu yarışmaya katılacağız. Geçmiş dönemde, yüksek katkı paylarıyla alınan projelerin hayata geçirilemediğini gördük. Bu da, üzülerek söylüyorum ki, yenilenebilir enerji yatırımlarının bugün itibarıyla istenen noktada olmamasının en önemli nedenlerinden biridir.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Gelecek nesiller bize emanet
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz