ARKADAŞINA GÖNDER Berat Albayrak ''Ben 28 Şubat'ı yaşadım''
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Berat Albayrak ''Ben 28 Şubat'ı yaşadım''

‘Başkanlık sistemi Türkiye’ye neden gerekli?’ A Haber'de Toplumsal Hafıza programına katılan AK Parti İstanbul Milletvekili Dr. Berat Albayrak, bu soruya çok çarpıcı bir tespitle yanıt verdi. Türkiye’nin bugüne gelişini 28 Şubat'tan ve Gezi provokasyonundan örneklerle anlatan Albayrak, "Türkiye'nin istikrarlı yönetilmesi için kim olursa olsun bir kişi hesap versin' dedi. ''BEN 28 ŞUBAT'I YAŞADIM''
'Ben 28 Şubat'ı yaşadım. Zulümse eğer benim sınıfımdaki hanım arkadaşlarımın başörtüsüne el uzatılıp, başı açılmaya çalışıldı, joplandı. Peki bu kadar zulme uğranıldığı bir atmosferde Türkiye'de, bir tane taş sökülüp atıldı mı Allah aşkına. Bir kişi bunun cevabını versin.'
''GENÇLERE ALGI OPERASYONU YAPILDI''
'Peki Türkiye'de demokrasi yok yakıyoruz yıkıyoruz bir tane şey bırakmıyoruz dimi hangi provokasyonda? Gençlere de çok fazla haksızlık etmemek açısından diyorum Gezi'de o sahada provokasyon anlamındaki yoğun bir şekilde yönlendirilmeye çalışılan gençlerin sayısı Türkiye'ye oranla anlamlı bir sayı değildi onu bilelim. Ama onun dışında bu algı ve operasyon daha büyüktü. Bu resim daha büyüktü onu görmek lazım.'
''KİM OLURSA OLSUN BİR KİŞİ HESAP VERSİN''
'Türkiye'de istikrarın devamı için ben çok dramatik şu örneği veriyorum; başkanlık adı Recep Tayyip Erdoğan olmuş , Ahmet olmuş, Mehmet olmuş özelinde değil bu statüko zihniyetin ne kadar tramvatik bir düşünceyle Türkiye'yi nereye sürüklediği ile ilgili önemli bir nokta. Bugün Türkiye'de biz her ilde bir belediye başkanı seçiyoruz ilçede dimi. Meclisi seçiyoruz belediye meclisi. Kaç tane belediye başkanı seçiyoruz, 1 tane dimi 3 tane seçmiyoruz.
Siyasette uygulaması açısından siz bir belediye başkanı seçiyorsunuz, meclisini de seçiyorsunuz. Ve 5 sene sonra beğeniyorsanız oy veriyorsunuz tekrar, beğenmiyorsanız başka biri geliyor. Yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti sistematik noktada, hesap verilebilirlik noktasında 1990'larda çok tramvatik bir örnek. Adının ne olduğunun bir önemi yok. Kişilerle de alakası yok. Bugün Türkiye Cumhuriyeti halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı'nın yetkileri Anayasal olarak çok daha fazla. Hesap verilebilirliği vs birçok anlamda… ama bugün Türkiye'de yüzde 40 – 41 – 43 – 45 oyla acaba Türkiye'de istikrarlı bir resim çıkacak mı. Bugün Avrupa'da yaşanan resim, bugün diğer ülkelerde yaşanan resim Türkiye ve benzeri seçimlerdeki çıkan resim şunu gösteriyor bize; kim gelirse gelsin burada moderatörlüğü 1 kişi yapsın, 3 kişi yaptığı zaman biri bana söz veriyor, öbürü ona söz veriyor birbirine giriyor. Şimdi nedir yayından sonra seçimden sonra Türkiye'deki iklimden sonra esas sistem tartışması 98 yılında bahsettikleri o. Koalisyon ikliminin Türkiye'de istikrarsızlaşmanın farklı lobiler üzerinde siyasi istikrar üzerinde kurulan hegemonyanın bir ülkeyi uçuruma nasıl sürüklediğinin acılarının en derin yaşandığı dönemin tespitleridir onlar. Bugün de bunu konuşuyoruz. Adı başkanlık, yarı başkanlık önemli değil. Bugün Türkiye'deki siyasi iklimin istikrarlı bir şekilde devam etmesi ise CHP ise CHP gelsin 4 sene 5 sene yönetsin halk memnun kalmıyorsa teşekkür etsin bir kenara koysun MHP gelsin, AK Parti gelsin ama 1 kişiye hesap sorulabilsin.'
arkadaşına gönder
22.10.2015

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.