Ramazan ayının ardından bayramla birlikte değişen beslenme düzeni, çoğu kişinin farkında olmadan yaptığı hataları da beraberinde getiriyor. Uzun süreli açlığın ardından bir anda ağır, yağlı ve şekerli yiyeceklere yönelmek ise sindirim sisteminden kan şekerine kadar pek çok dengeyi bozabiliyor. Uzmanlar, bayramda yapılan bu yaygın hataların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, "En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı, Hepatit B ve C enfeksiyonlarına karşı önlem alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir" dedi.
Nörolog Doç. Dr. Mustafa Seçkin, Alzheimer hastalığına yeni gelişen testler ve tedaviler sayesinde çok erken evrede müdahale etmenin mümkün olduğunu söyledi. Doç. Dr. Seçkin, "Tüm hastalıklarda olduğu gibi Alzheimer hastalığında da en büyük silahımız erken tanıdır. Erken tanı için henüz hiçbir unutkanlık şikayeti başlamadan nörolojik kontrollerin yapılmasını öneriyoruz. Yeni testler, henüz ağır unutkanlığı olmayan kişilerde bile hastalığı tanıyabileceğimizi gösterdi. Alzheimer, ilk semptomlar başlamadan 10 ila 20 yıl önce beynimizde patolojik olarak etkisini göstermeye başlıyor" dedi.
Gece uykudan uyandıran mide yanması çoğu kişi tarafından basit bir şikayet olarak görülse de, uzmanlara göre bu durum bazı sindirim sistemi hastalıklarının erken belirtilerinden biri olabilir. Özellikle göğüs kemiği arkasında yanma hissi, ağza acı su gelmesi veya gece artan mide ağrısı gibi şikayetler reflü, gastrit ya da ülser gibi rahatsızlıkların habercisi olabiliyor. Uzmanlar, sık tekrarlayan ve uykudan uyandıran mide yanmasının ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.
Bayram sofraları; tatlılar, hamur işleri ve zengin ikramlarla dolup taşarken, uzmanlar bu dönemde beslenme düzenine dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Ramazan ayı boyunca değişen beslenme alışkanlıklarının bayramla birlikte bir anda ağır ve yüksek kalorili yiyeceklerle değiştirilmesinin vücut üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirten uzmanlar, sağlıklı bir bayram geçirmek için porsiyon kontrolünün, dengeli beslenmenin ve yeterli su tüketiminin önemine dikkat çekiyor.
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Faruk Kaya, "Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, Türkiye'de yaklaşık 2 milyon insanı tehdit ediyor. Ancak sinsi ilerleyen hastalık nedeniyle birçok hasta durumun farkında değil. Hasar oluştuktan sonra geri dönüş yok, 40 yaş sonrası her yıl kontrol şart" dedi.
Sağlık Bakanlığı, Türkiye'de her 6-7 erişkinden birinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığı görüldüğünü, kronik böbrek hastalığına en sık yol açan nedenler arasında ise obezite, diyabet ve hipertansiyonun bulunduğunu bildirdi.
Çocukluk çağında görülen bazı hastalıklar, erken fark edilmediğinde böbrek sağlığı üzerinde ciddi sorunlara yol açabiliyor. Özellikle küçük çocuklarda yalnızca ateşle kendini gösterebilen idrar yolu enfeksiyonlarının, tedavi edilmediğinde böbrek hasarına neden olabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, çocuklarda açıklanamayan ateş durumlarında idrar tahlilinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Şeker tüketimini azaltmak isteyenlerin sağlıklı alternatif olarak yöneldiği yapay tatlandırıcılar, sadece bağırsak florasını bozmakla kalmıyor; beynin koruma kalkanını delerek unutkanlık ve Alzheimer’a davetiye çıkarıyor. Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. İsmet Üstün, “Beyin bariyeri zarar gördüğünde, vücuttaki iltihap zihinsel fonksiyonları yavaşlatıyor.” dedi.
Eskiden kazalara bağlı gelişen kangren, günümüzde diyabet ve damar tıkanıklığıyla sessiz bir salgın haline geldi. Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Emre Selçuk, değişen yaşam tarzının oluşturduğu korkutucu tabloyu gözler önüne sererek; önleyici tedbirler alınmazsa istatistiklere göre 2050 yılında sadece ABD'de her yıl 3 milyon kişinin uzvunu kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Çocukluk çağında sık görülen ancak çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen orta kulak hastalıkları, işitme kaybına ve gelişim sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle orta kulakta sıvı birikmesi olarak bilinen durumun erken teşhis edilmesinin çocukların işitme ve dil gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Çocukluk çağı kalp hastalıkları sanılandan daha yaygın görülebiliyor. Uzmanlara göre özellikle bebeklerde ağız çevresinde morarma, nefes alma güçlüğü ve gelişim geriliği gibi belirtiler altta yatan bir kalp hastalığının işareti olabilir. Bu belirtilerin erken fark edilmesi, tanı ve tedavi açısından büyük önem taşıyor.
Çocukların severek tükettiği hamburger ve köfte gibi kıyma ürünleri, yeterince pişirilmediğinde ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün; az pişmiş etteki bakterilerin salgıladığı toksinlerin, çocuklarda kanlı ishalden böbrek yetmezliğine uzanan ağır bir tabloya yol açtığını vurguladı.
Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Vefik Arıca, "Türkiye'de özellikle dijital bağımlılık nedeniyle her çocuk ve ergen ortalama günde 6 ile 8 saat arasında telefonda ve dijital ekrana bağımlı olarak kalabiliyor. Dijital ekran bağımlılığı, çocuk ve ergenlerde kabızlığın en önemli sorunlarından biri olarak görülmektedir." dedi.
D vitamini eksikliği kadar fazlalığının da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ökdemir, "Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanır ve aşırı alındığında zehirlenmeye neden olabilir" dedi.
Karın zarına yayılmış ileri evre kanserlerde uygulanan sıcak kemoterapi, doğru hastada yaşam süresini uzatabilen güçlü bir yöntem olarak öne çıkıyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Aydın, bu tedavinin her hastaya uygulanamayacağını vurgulayarak kritik uyarılarda bulundu.
Çocuklarda solunum sorunlarının bazen basit bir öksürük gibi görünse de acil müdahale gerektiren ciddi bulgulara işaret edebileceğini belirten Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sedat Öktem, “Hızlı solunum, yardımcı solunum kaslarının kullanımı, uykuya eğilim, bilinç durumunun bozulması, beslenmeyi reddetme ve morarma gibi belirtilerin aileler tarafından ihmal edilmemesi gerekiyor” dedi.
Gün boyu süren açlığın ardından iftarda hızlı ve aşırı yemek tüketimi, özellikle kalp hastalığı bulunan kişilerde kalbin iş yükünü artırabiliyor. Uzmanlar, Ramazan ayında yapılan beslenme hatalarının tansiyon dalgalanmalarına, çarpıntıya ve dolaşım sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen telefon, bilgisayar ve tablet kullanımı, beraberinde göz yorgunluğu ve uyku problemlerini de artırıyor. Uzmanlara göre saatlerce ekrana bakarken yapılan en büyük hata ise gözleri koruyacak doğru önlemleri almamak ve mola vermeden çalışmaya devam etmek. Özellikle teknolojik cihazlardan yayılan mavi ışığa uzun süre maruz kalmak, yalnızca görme konforunu değil, uyku düzenini etkileyen biyolojik ritmi de olumsuz etkileyebiliyor.
Dünyada 350 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 5 milyon kişi, ismi pek bilinmeyen ama etkisi büyük olan nadir hastalıklarla yaşıyor. Genetik Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karaçorlu, 28 Şubat Nadir Hastalıklar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, bu hastalıkların yüzde 80’inden fazlasının genetik nedenli olduğunu vurguladı. Karaçorlu, doğru tanı konulana kadar geçen sürenin hastalar için en büyük engel olduğunu belirterek genetik testlerin hayati rolüne dikkat çekti.