- Yıllar önce muhabir olarak çalıştığınız derginin genel yayın yönetmenliğini yapacağınız hiç aklınıza gelir miydi?
- Medyada çalışmaya SABAH dergi grubunda,
Esquire dergisinde başladım. 2001 krizinde askere gidip gelince, Ercan Arıklı'nın isteğiyle
Aktüel'de başladım. Ama sonra birlikte
Vatan gazetesine geçtik. Ben muhabirlik yaparken de bir yayın yönetmeni gibi düşünüyordum. Bir yandan haberimi yazarken, bir yandan da o sayının kapağının ne olacağını, eksik bölümleri dert ederdim.
Vatan grubunda ilk önce ekleri yaptık, sonra
Haftalık dergisinde editör olarak işe başladım. En son yayın yönetmeni oldum. Daha sonra Özgür Yici ile Doğuş Grubu'na geçtik. Sonra da
Aktüel'e, yayın yönetmeni olarak geri döndüm. Türk basınında birçok önemli ismin yolu bir şekilde
Aktüel dergisiyle kesişmiş. Türk haberciliğinde bir okul gibi... 20 yıldır çıkıyor. Şu anda piyasadaki dergiler arasında en kıdemlisi
Aktüel.
- Sizin gelişinizle Aktüel'
de yeni bir dönem başladı diyebilir miyiz? Neler değişecek?
- Başladı diyebiliriz. Dergiyi halka indirdik. Daha yaşama sanatına yönelik bir dergi oldu. Sokaktaki insanın gündelik hayatında ne, ne kadar yer işgal ediyorsa, dergide de öyle olsun istiyoruz. Dedikodu siyasetin ne kadar önündeyse dergide de o kadar öne çıkıyor. Siyasi bir gelişme, ekonomi ve sporun önüne ne kadar geçiyorsa, dergide de öyle olsun istiyoruz. Kapaklarda herkesin konuştuğu konular, figürler olmasına özen gösteriyoruz. İşi biraz sloganlaştırırsak, 15 gün boyunca herkesin masasında duracağı bir arkadaş gibi olmasını istiyoruz. Kültür-sanat olaylarını takip edenleri de çok ilgilendirecek detaylı ajanda sayfalarımız var.
- Habere ve bilgiye erişim artık çok hızlı. Böyle bir ortamda haftalık bir haber dergisini ayakta tutmak zor olmalı...
- Habere erişim gerçekten çok hızlı. Hepimizin cep telefonlarına geliyor haber. Günlük gazeteler bile bu durum karşısında ellerini kaldırmış durumda. Bizimki 15 günde bir çıkan bir dergi. Bu durumda sert haberi yoktan var etmek söz konusu değil. Artık önemli olan haberin ne olduğundan çok nasıl işlendiği. Bütün dünya bunu söylüyor. Basit bir magazin haberi bile sosyolojik boyutuyla incelenerek öyle güzel yazılır ki, okumaya doyamazsın. Biz bu yaklaşımla derginin daha geniş kitlelere ulaşacağını düşünüyoruz.
- Siz geldikten sonra tirajlarda bir hareketlenme oldu mu?
- Evet, tiraj yüzde 50 arttı. İlk sayıda yüzde 50 artış mutlu etti bizi. Üstelik bir reklam kampanyası da yapmadık. Sadece vitrinde duran dergi, daha çok ilgi çekti.
- Derginin sanal ortamdaki yansımasına önem veriyor musunuz?
- Evet, internet sitemizi geliştireceğiz. Sosyal medyayı doğru kullanmak gerekiyor. Dünyadaki bütün büyük dergilerin Facebook fun page'leri , iPhone aplikasyonları var. Çok yakında
Aktüel, sosyal medyanın her alanında var olan bir dergi olacak ve fark yaratacak. Türkiye'de bir ilk haline gelecek bu konuda.
- Bir dönemin haber dergileri öyle kapaklar yapardı ki, tüm Türkiye o haberi konuşurdu. Aktüel'
de bu tarz gündeme oturacak dosya haberler olacak mı?
- Zaten bu tarz haberler, her sayıda oluyor. Mesela şu an piyasadaki sayımızda '12 Eylül'ün subay mağdurları' diye bir haber var. Bu bizim özel haberimiz. Darbeyle beraber ordudan atılan askerler, hep işkence görmüş. Onları bulup konuştuk.
Ekipteki uyum okuyucuya yansıyor
- Ekiple aranız nasıl?
- Ben yeni gelmeme ve kimseyi tanımama rağmen üçüncü gün bir takım haline geldik. Sabahlamalar da bunu kolaylaştırıyor aslında. Burada bir aile gibi oluyorsun. Özel sorunlar da derginin sorunları da hep bir ailenin sorunlarıymış gibi çözülüyor. Takım olarak bir uyum yakalandığında bu, okuyucuya da olumlu yansıyor. Çok pozitif geri dönüşler alıyoruz. Şu an herkes mutlu. Akıl hocalarımız var. Haşmet Babaoğlu'nun danışmanlığında yapıyoruz dergiyi. Bu çok önemli. Levent Tayla eski Nokta ekibinden bir isim. Eski dergici, bu işe yıllarını vermiş tecrübeli bir isim. Arda Uskan röportajlar yapıyor. Özgür Yici de yayın danışmanı, Sabah.com.tr'nin başında. Çok takip edilen blog yazarları da yakında Aktüel'de yazmaya başlayacak.