Kadıköy'de
yürürken aniden karşınıza, beyaz yüzlü bir adam ve onun elleri iplere sarılı arkadaşı 'Yahya' çıkar ve size birlikte bir hikâye anlatırlar, ama onların seslerini duyamazsınız. Çünkü sessiz sedasız anlatırlar dertlerini. Söylemek istedikleri nedir, diye durup bakarsınız; izlerken, bazen bir gülümseme bazen bir hüzün yayılır yüzünüze. MASKistanbul, ülkemizde yok olmaya başlayan sokak sanatlarının sıradışı örneklerini sergileyen Marjinal Artistik Sanatlar Kulübü'nün İstanbul şubesi. Yedi kişilik Kadıköylü bir yeraltı grubu olarak 2008'den beri sokakta 'engelli sanatlar' icra eden grubun kurucusu Fatih Kolçak, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Pantomim Kulübü kökenli. 'Engelli sanat' olarak nitelendirdikleri ise her şeyi sanatçının yoktan var etmesini gerektiren sanatlar... Dekor olmayan pantomim sanatı ya da cansız bir kuklayı doğru zamanlamaya sahip salınım hareketleriyle canlı hale dönüştürmeyi gerektiren marionette de bunların arasında yer alıyor. Popüler kültüre karşı tepkili olan grup üyeleri, bu yüzden kendilerini bir yeraltı topluluğu olarak tanıtıyor. Kolçak, bu tepkinin nedenlerini şöyle anlatıyor: "Popüler kültürün insanları bir ürün haline dönüştürdüğünü, gençleri mesleksizleştirdiğini düşünüyoruz. Öğrenciler, hangi bölümü, hangi üniversiteyi, neden okuduklarını bilmiyor. Bu yüzden de istemedikleri bir şehirde, istemedikleri bir mesleği icra ediyorlar. Bu istememe durumu, hayata karşı bir nefret oluşturuyor. Biz, sadece istedikleri mesleği özgürce seçip, namuslu bir şekilde yapabilsinler istiyoruz." Grup, pantomim ya da marionette sanatını, meslek olarak seçmek isteyenlere ücretsiz eğitim de veriyor. Şu anda Buğra Alkan ve Batuhan Öztürk adında iki öğrencileri var. Sanatın lüks salonlarda, yalnızca parası olanlara sergilenen bir şey olmadığına inandıkları için, orada sahnelenebilecek bir eseri sokağa uyarlayarak her kesime, aracısız ulaştırmaya çalışıyorlar. Kolçak, çok önem verdiği kuklalarını da kendilerinin yaptığını söylüyor; "Pantomim solisti, birkaç dalda uzmanlaşmış kişi demek. Gerek kuklalar, gerek dekor, gerek oyunlar, hepsi bizim tarafımızdan yapılıyor. Malzemeyi de kendimiz yaratıyoruz. Atölyemizi de özellikle bu iş için kurduk, ağaç işlemek üzerine düzenledik. 20 küsur kuklamız var. Her kuklanın bir hikâyesi, oyunu var ve sokak epizotlarına dönüştürülüyor. Şu an üç kuklanın hikâyesi var." Gösterilerin konuları da genellikle özgürlük temalarından seçilmiş. Topluluğun yazar ve solistlerinden Janset Karavin, "İnsanların algılarını yükseltecek metinler var oyunlarda. Temalar hep sistemin kısıtladığı ve insanların aslında farkında olmadan kaybettiği özgürlükleri üstüne. Amaç bir farkındalık yaratabilmek," diyor.