- Eşiniz Turgut Toplusoy organik hayatınızın ne kadarında var?
- Onu da çekebildim. Bütün bunları yapmama rağmen sigarayı bırakamıyordum. Şimdi tamamıyla hayatımdan çıkardım. Bu, hayata dönüş oldu benim için. Spor benim için çok önemli olmaya başladı yeni hayatımda. Turgut'la yogaya başladık. Ben bıraktım, o devam ediyor, çünkü ben pilates yapıyorum. İkisini birlikte götüremedim. Bir takım zararlı yiyeceklerin vücuda girmemesi, insanın vücudunda bir dinginlik yaratıyor. Ayda bir kere mesela, tamamen bitkisel detoks yapıyorum, meyve püresi yiyorum, meyve suları içiyorum. Bol su ve yeşil çay tüketiyorum. Yoğun bir iş hayatım var, mecburum böyle bir yol seçmeye. Mesela bana huzursuzluk veren insanları hayatıma sokmuyorum.
- Yoganın eşinizin üzerinde etkisi ne oldu?
- Turgut yeni başladı ama daha sakin, daha yumuşak bir yapıya kavuştu. Ben ondaki değişikliği çok fazla hissediyorum. Artık onu yoran, lüzumsuz konularla uğraşmıyor ve hayata daha pozitif bakıyor. Hayatın keyfini daha iyi çıkarmaya başladık ve kendimize de iyi bakmak istiyoruz. Çocuklarımız için de, kendimiz için de... Yarın öbür gün, nelerle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Bu, insanı ürkütüyor. Organik koleksiyonu da sosyal sorumluluk bilinciyle hazırladım. Fiyat farkını organik ürünlerimize yansıtmadık ve Roman'da yeni bir müşteri portföyü oluşturduk. Roman'a çok az uğrayan veya hiç uğramamış kişiler de en azından bu organik koleksiyonun takipçisi oldu. Koleksiyon tasarımcımız Ceren Taşkent de organik hayatı benimsedi. Bugüne kadar hep ağırlıklı olarak pamuk, bambu ve keten kullandık. Önümüzdeki kışa ilk defa ekolojik yün koleksiyonu yapacağım.