Geçtiğimiz hafta Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı'na uğradık. Foto muhabiri arkadaşım Tijen Burultay'la (Kendisi de sıkı bir hayvan dostudur) birlikte, 'Gidip bir bakalım, barınakta neler oluyor? Mutlaka yine bir aktivite vardır, güzel bir haber çıkarırız,' diye düşündük ki, yanılmamışız. Biz gittiğimizde anaokulu öğrencileri barınağı ziyarete gelmişti. Manzara inanılmazdı... Güneşli bir hava, köpeklerin kimi yerlere oturmuş, kimi dolaşıyor. Yaşları üç ile altı arasında değişen çocuklar, barınak köpekleriyle iç içe, oyunlar oynuyor. Kocaman köpeklere hiç çekinmeden sarılıyorlar, okşuyorlar, hatta onlarla konuşuyorlar. Köpekler de kendilerine gösterilen ilgiden son derece memnun. Çocuklara kendilerini sevdirebilmek için türlü numaralar yapıyorlar. Ama ne bir havlama, ne bir diş gösterme... Çocuk olsun büyük olsun, köpekler kendilerine sevgiyle yaklaşanlara nasıl da sevgiyle yanıt veriyor... Yedikule'de bunu bir kez daha gördük. Sonra barınağın gönüllü sorumlusu Meral Olcay'la karşılaştık. Çocuklara barınaktaki köpeklerin ihtiyaçlarını anlatıyor, onların sorularını yanıtlıyordu. Onun asıl mesleği mimarlık. Bir kez daha gördük ki, Meral Olcay, barınaktaki bu sevgi ortamının da mimarlığını yapıyor. Hayvanlar için canla başla çalışıyor, bütün zorluklara rağmen yine yüzü gülüyor. Sonra ondan öğrendik ki, barınağın minik ziyaretçileri Emirgan'daki Elma Anaokulu'ndan gelmiş. Barınağa gelen pek çok okuldan biri olarak.
PAYLAŞMAYI ÖĞRENİYORLAR
Haftada en az beş okulun barınağı ziyaret ettiğini söylüyor Meral Olcay: "Yetişkinlerden umudu kestik, artık en büyük destekçimiz çocuklar. İlk olarak ilköğretim öğrencileriyle başladık. Çocuklar kendileri 1 TL kampanyası yapıyorlar. Toplanan paralarla buraya çuval çuval mama getiriyorlar. Sonra anaokulları gelmeye başladı. Gelip ihtiyaçları öğreniyorlar ve sonra tekrar gelip bu ihtiyaçları getiriyorlar. Küçük çocuklar hayvan korkusunu burada yeniyor. İlk geldiklerinde arabadan inmek bile istemiyorlar. Sonra bakıyorlar ki, korkacak bir şey yok. Çocuklar geçen dönemde geldiklerinde kendi kullandıkları battaniyeleri getirdi. Burada paylaşmayı da öğreniyorlar." Çocuklarla birlikte Yedikule Barınağı'na gelen Elma Anaokulu öğretmenlerinden Duygu Yalçın, bu yıl üçüncü kez barınağa geldiklerini anlatıyor: "Bizim eğitim programımızda çocukların sadece insanlara değil gezegeni paylaştıkları tüm canlılara karşı duyarlı olmalarını öğretmek de yer alıyor. Bu sadece projelerimizden bir tanesi. Bu-üç yaş grubunun öncülük ettiği bir proje. İlk önce hep birlikte geliyoruz. Barınağın ihtiyaçlarını öğrenip bir hafta sonra bu malzemeleri getiriyoruz. Makarna, mama, battaniye, gazete... Çocuklar bunları kendileri topluyor. Bu onların sorumluluğu." Barınağa üçüncü kez gelen çocukla ilk kez gelen arasında fark olduğu görüşünde Yalçın: "Kıdemliler hayvanlara çok daha rahat yaklaşıyor. Aradaki farkı çok net görüyoruz. Aileleri de destekliyor. Bizim asıl amacımız sorumluluğu, duyarlılığı, yardımlaşmayı fark ettirmek çocuklara ve bunu yaşayarak öğretmek. Çünkü onlar bizzat deneyimlemedikçe bunun bir anlamı olmayacak."
Yaralı köpeğe sponsor oldular
Biz oradayken kutunun içinde yavru bir köpek getirildi barınağa. Kağıthane'de araba çarpan yavruyu, duyarlı bir kişi bulmuş. Kime sorsa, 'Yedikule barınağında bakarlar,' deyince buraya getirmiş. Kol ve bacağı kırık olan bu köpeğin ameliyat olması gerekiyordu. Elma Anaokulu onun sponsoru oldu. Adını da Elma koydular.
Küçük hayvan dostları ne diyor?
Arda Koray Kartal (3.5)
Onlara dokunmak çok güzel
"Buraya köpeklere bakmak için geldik. Onlara dokunmak çok güzel. Şimdi onların ihtiyaçlarını öğrenmek için buradayız. Bir dahaki gelişimizde onlara yemek getireceğiz. Acaba çubuk kraker yerler mi? Benim de hayvanım var zaten. Bir balığım var. Bir polis köpeğim olmasını çok isterim."
Derin Gülöksüz (6)
Köpekler bizim dostumuz
"Bu benim üçüncü gelişim. Biz önce hayvanların nelere ihtiyacı olduğunu öğrenip sonra da o ihtiyaçlarını getiriyoruz. Hayvanlara yardım etmek çok güzel bir duygu. İlk gelişimde biraz heyecanlıydım. Şimdi artık daha rahatım. Onlar bizim dostumuz. Köpeklere sevgiyle yaklaştığınız sürece zarar vermiyorlar. Benim kedim var."
Dilara Erdem (6)
Süt içtiklerini bilmiyordum
"Benim barınağa üçüncü gelişim. Burada köpeklerin neler yediklerini öğrendim. Süt içtiklerini bilmiyordum, burada öğrendim. Köpeklerden hiç korkmam. Korkulacak bir şey yok. Sokaktaki hayvanlara yardım etmeliyiz."
Deniz Uğurlu (6)
Araba çarptığında veterinere götürmeliyiz
"Burada onlara sevgi gösteriyorum. Onlar bizi koklayarak tanımaya çalışıyor. Biz onlara sevgi gösterdiğimiz zaman onlar da bize sevgi gösteriyor. Araba çarptığı zaman veterinere götürmeliyiz. Hastalandıklarında ilaç vermeliyiz. Onlara karşı yardımsever olmalıyız."
İlber Kalkan (5)
İlk başta korkuyordum
"Barınağa ilk geldiğimde biraz korkmuştum. Burada bu kadar çok köpeği bir arada görünce mutlu oldum. Onlara yakınlaşabilmek çok güzel. Artık alıştım, hiç korkmuyorum. Benim köpeğim vardı ama uzağa gitti. Onu çok özlüyorum."