Kariyer yapmış birçok kişi mutsuz, çünkü ruhları aç

Birçoğumuz günlük hayatın içinde kaygı, korku ve üzüntüye kendimizi hapsetmiş olarak yaşıyoruz. Bu tür hisler, farkındalığımız gelişmedikçe daha çok tutsak ediyor bizi. Gücümüzü tüketiyor. Mutluluğu kendi dışımızda aradıkça bu tutsaklıktan kurtulamıyor ve özgürleşemiyoruz. İnsanın içine bakması, aydınlık ve karanlık taraflarıyla yüzleşmesi hiç kolay değil. Bunu yapabilenler bence hayatta 'iyi' insan olma yolunda bir adım atmış oluyor. Onlardan ikisi, yıllarca dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan IBM'de çalışan Jale Katalan ve Lale Külahlı, bir gün her şeyi bırakıp başka bir gerçekliğin kapısını cesaretle açmaya karar vermişler. Bu kapıdan geçerken önce kendileriyle yüzleşmişler. Egoları onları çok zorlamış! Şifa Çemberi adlı bir danışmanlık merkezi kurmuşlar. Şimdi amaçları, yaşadıkları her tecrübeyi, derin etkiler yaratan bu ruhsal arınmayı ihtiyacı olan herkesle paylaşmak.

- Konvansiyonel bir hayat yaşarken ne oldu da bambaşka bir hayata adım attınız?
- Jale Katalan:
Ben evli, biri 27, diğeri 21 yaşında iki oğlu olan bir kadınım. Çocuklarımı tek başıma büyüttükten sonra çalışma hayatına girdim. Altı sene boyunca IBM'de yönetici asistanlığı yaptım.
- Lale Külahlı: Ben de Boğaziçi Üniversitesi'nde matematik okudum. Sonra IBM'e girdim, 16 buçuk sene satış ve pazarlama bölümünde çalıştım. Jale ile birbirimizi hiç tanımıyorken, bölümlerimiz birbirine bağlandı. Bir yerde kesişti yolumuz. Artık ruhumuz başka bir şey istiyordu. Nefesimizi aça aça duygusal arınmaya başladık. Hayatımızda dönüm noktası oluşturan çalışmaları insanlarla paylaşmak istedik. 16 buçuk yıl çok uzun bir süre. Matematikçiyim. İçimde bir şeyin tamamlandığını hissettim ve Jale'yle birlikte içimizde gelişen farkındalığı, başka bir mecrada, insanlara daha çok aktarmamız gerektiğini düşündük; bu yüzden de işimizi bıraktık.
#Sayfa#
KALP HEP DOĞRU SÖYLER
- Size deli demediler mi?
- J.K: Tabii ki... Çokuluslu bir şirketin iki çalışanı olarak istifa ettik ve garanti olmayan şeye korkusuzca atladık: Bize 'Deli misiniz?' diyenler çok oldu. Bu değişim isteği içinizden geliyor. O noktada kimseyi dinlemiyorsunuz. Aslında kariyer yapmış bir sürü insan çok mutsuz, çünkü ruhları aç... Ben onlar gibi olmak istemedim.
- L.K: 16 buçuk senelik bir emek olduğu halde, emeklilik hakkımı bile almadan işimi bırakmaya hazırdım. Bu öyle bir duygu. İnsan kaynakları çıkış paketini, ben işi bırakma kararını verdikten sonra duyurdu. Üçüncü kata nasıl çıktığımı bilmiyorum. İnsan kaynaklarına 'Paketi istiyorum,' dedim. Kadın şoka girdi. Kimse bu kadar kolay almıyormuş, pazarlık ederlermiş. Şifa Çemberi'nin parası oradan geldi. Sonra Jale'nin ayrılmasını bekledim. Onun IBM'de bir şeyleri tamamlaması gerekiyordu. Çünkü bulunmanız gereken yerden ayrılmanız gereken zamana kadar orada durmak zorundasınız. Eğer iş bitmediyse....

- Şifa Çemberi adını verdiğiniz merkezde farklı duygusal arınma teknikleriyle insanlara kendilerine yardımcı olmalarını sağlıyorsunuz. Tuhaf karşılayanlar oldu mu ilk zamanlar?
- L.K:
Aile çevresi 'Tek kız evlat. Ne güzel iyi bir yere de girmiş bunca yıl çalışıyor, emekli olmadan nasıl çıkar?' diye hayretle karşıladı bu durumu.
- J.K: Aslında ilk olarak ne olduğunu bilmediğiniz bir alana girmek, korku yaratıyor. İnsanlar bilmedikleri şeylerden korkar. Biz garanti olmayan şeye korkusuzca atladık.
- L.K: Aslında burayı kendimiz açtık. Kendimizle yüzleşmek için...
- J.K: Kişiler bize terapiye geldikleri zaman onları değiştirebileceğimizi düşünüyor. Oysa değişim içten başlıyor. Ne kadar hazırsanız kendinizle yüzleşmeye, o kadar faydalanabiliyorsunuz bu tekniklerden. Kabını ne kadar genişletmeye hazırsın? Yüzleşme kolay olmuyor. Her yönünüzü açıklığı ile masaya yatırıyorsunuz. Çünkü biz hepimiz mükemmel olmak için çırpınıyoruz. Mükemmel anne, mükemmel eş, iş yerinde mükemmel çalışan ya da mükemmel işveren. Mükemmeliyetçilik bizi çok yoran bir şey aslında. İyi yanlarınız kadar karanlık yanlarınızı da kabul ettiğiniz zaman asıl mükemmeliyetçiliğin orada olduğunu görüyorsunuz.

- İnsanlar kendi içlerindeki değişimi başarmak için yola nasıl çıkmalı?
- J.K:
Sadece kalplerini açık tutsunlar. Açık bir kalple yaklaşsınlar. Her şeye bir şans versinler ve kalplerine güvensinler. Kalp hep doğruyu söyler, zihin değil.
- L.K: Mütevazılık önce kendi değerinizi bilip sonra karşınızdakinin değerini bilmektir. Yani kendinizi pas geçmeniz demek değildir. 'Ben kıymetliyim ve değerliyim'i hissetmek çok önemli. Ama biz Türkler kendimizi o kadar aşağı görüyoruz ki, inanılır gibi değil...

- Duygusal arınma teknikleriyle insanların kazandığı nedir?
- L.K:
Farkındalık... Ama önce istemek gerekiyor. Hiç kolay değil. Affetmeyi, korkularınızla yüzleşmeyi, pek çok şeye sabır göstermeyi öğrenmeniz zaman alıyor. Duygusal iniş çıkışlarınızda dengelenmeyi öğreniyorsunuz. Bir bilgelik yoluna giriyorsunuz.
#Sayfa#
KABULLENMEYİ ÖĞRENDİK
- Bu hayatı seçtikten sonra nelere eyvallah dediniz?
- L.K:
Başımıza gelen şeyleri tolere etme düzeyimiz çok yükseldi.
- J.K: Kabullenmeyi öğrendiğinizde, yargı çıkıyor devreden. Çünkü toplum olarak ilk yaptığımız şey, gördüğümüz şeye negatif yönüyle yaklaşmak.

- Neleri attınız, çıkardınız eski hayatınızdan?
- L.K:
Bizi ne mutlu ediyorsa onunla yaşamak daha değerli hale geldi. Nasıl göründüğümüz ve başkalarının bizimle ilgili düşünceleri değil.

- Ne tür terapistlerle çalışıyorsunuz? İstismara çok açık bir alan çünkü...
- L.K:
Biri bizimle çalışmak istediğinde, çalışmasını ayrıntıyla anlatan bir yazı göndermesini istyoruz. Pek çok insan bu yazıyı göndermedi bile. Gönderemedi. Yaptığınız şeyi eğer tarif edemiyorsanız bir sorun var demektir. Tarifini gönderdikten sonra ikinci söylediğimiz şey: 'Gelin sizinle görüşelim.' Çünkü gözlerini görmemiz gerekiyor. Gözler hiç yalan söylemez.

SEVDİKLERİNİZİ SERBEST BIRAKIN
- Kendinizde değiştirmekte zorlandığınız şey ne oldu?
- L.K:
Egomuzla barış yapmak. Basit olan güzeldir. Sadeliğe geçiş yaptık. Eşyanın da bir tekamülü var. Eşyayı sürekli tutarsanız çürür ve gider ama başkasına verirseniz, elden ele, her dokunan el ona enerji verir ve yaşar. Eşyalarınızı elleyin, sakinleştirin çevrenizi.
- J.K: Sevdiğimiz şeylerden bile kopabilmeyi öğrendik, serbest bırakmayı... Anneler için en zor şey evlatlarını serbest bırakmayı öğrenebilmek, mesela. Biz onları korudukça onların gelişimlerini engelliyoruz. Çocuklarımızın da farklı bir düşünce ve duygusal sistemi olduğunu kabul etmeliyiz. Onların birey olabilmesi için onları kontrol etmekten vazgeçmeliyiz. Uzaktan takiple yetinmeli, belli zamanlarda, gerekiyorsa müdahale etmeliyiz.
- L.K: Amacımız, insanların kendilerini daha iyi hissetmeleri. Daha kaliteli ve daha güzel yaşamak varken niye sürekli acı ve sıkıntı içinde yaşayalım. Bizden istenen, sadece neşeli, bolluk bereket içinde yaşıyor olmamız.

İLERİYE DOĞRU ADIM ATMAK İÇİN ÖNERİLERİ
Karşınızdakini yargılamayı bırakın.
Size yaşattığı kötülükler için onu affedin. "Bana öğretmenlik yaptığın için seni seviyorum," deyin. Çünkü kabul edemediğimiz her şeyin aslında bir parçası bizde var. Ya onu görüyoruz kabul edemiyoruz ya da hiç farkında değiliz, görmüyoruz.
Bol su için. Neşe, nefes ve su; Hayat bu demek!
Sevdiğiniz insanlara bolca "Seni seviyorum," deyin ve onlara dokunun.
Ego ile barıştığınızda yaşlanmayı da durdurmak mümkün... Mutlu, neşeli, huzurlu bir insana baktığınız zaman zaten ona yaş da veremiyorsunuz. Çünkü yaşını göstermiyor.
2012'de her şeyin aydınlık olacağı bir döneme giriyoruz. Artık herkesi kucaklayan, "Senin için şunu yapabilirim," diyen kazanacak.

Yazarın Önceki Yazıları
Boşanmak, evlenmek gibi doğal bir haktır ( 21.05.2011 )
Diyet diye bir kavrama inanmıyorum ( 07.05.2011 )
Mercan Dede: Korkudan uzaklaşırsak, özgürleşebiliriz ( 30.04.2011 )
Çocuk bayramında çocuk gibi üç adam ( 23.04.2011 )
Organik yaşıyor, organik tasarlıyorum ( 09.04.2011 )
50'den sonra kapıları cesurca açtılar ( 03.04.2011 )
Yemek veya yememek, işte bütün mesele bu... ( 19.03.2011 )
Risk almak istemeyenler organik ürünler tüketiyor ( 05.02.2011 )
İhanete uğradığını söyleyen kadın güçlüdür ( 30.01.2011 )
Müzik benim için bir kaçış ( 23.01.2011 )
Diğer Cumartesi Sabah Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol