SON zamanlarda hiç Migros'a gittiniz mi? Gittiyseniz kendinizi zamanda yolculuk yapıyormuş gibi hissettiniz mi? Çünkü, sanki sihirli bir değnek değmiş ve raflardaki ürünler 50 yıl öncesiyle değiştirilmiş gibi. Meraklanmayın, şu sıralar Migros'tan alışveriş yapanların birçoğunda aynı hissiyat oluşuyor. Nasıl oluşmasın ki, elinizi attığınız Coca-Cola şişesinin yıllar önceki tasarımlı nostaljik şişe olduğunu fark edip, Ülker'in teneke kutulardaki potibör bisküvileri görünce ufak çaplı bir şaşkınlık yaşanıyor. Karşı raftaki Damak çikolata geçmişin izlerini taşıyan karton ambalajıyla, Nuh'un Ankara Makarnası ise şirin şapkalı klasik aşçı figürüyle insanı alıp götürüyor yıllar öncesine. 50 yıl önceki paketleri ile Koska, Arko, Sana ve Komili gibi pek çok markanın yanı sıra çevirmeli telefon ve pikap gibi nostaljik ürünler de çıkabiliyor karşınıza. Bazı büyük mağazalarda 50 yıl öncesinin satış kamyonlarına bile rastlamak mümkün. Bütün bunlara şahit olunca, "Migros'ta neler oluyor?" diye araştırmamak mümkün mü? Araştırdık ve gördük ki, bütün bunlar Migros mağazalarının, kuruluşunun 57. yılını kutlamak için hayata geçirilen sıradışı bir projenin parçalarıymış. Bu çok konuşulan projenin reklam ayağına imza atan ajans Publicis Bold'un müşteri direktörü Mehmet Kaptan, Migros'un 57. yıl nostalji kampanyasının sadece mağazalar ile sınırlı olmadığını söylüyor: "TV reklam filmleri, ilanlar, radyo spotları ile çok mecralı bir kampanya. Migros, 57. yılı dolayısıyla bir dizi promosyon kampanyası planlamıştı. Biz de bunların duyurusunu, TV'de eski Türk filmleri üzerinden, basında ise geçmiş yıllara ait grafik tasarım dilini kullanarak yapmayı önerdik onlara. Çok sayıda toplantı ve keyifli çekim günleri sonrasında kampanyamız ortaya çıktı. Şu an için kampanyanın ilk iki filmi yayınlandı. İki filmimiz daha yakında yayında olacak. İnsanların eskiye özlemini hem mağazalarda nostaljik ambalajlı ürünlere olan ilgiden hem de sosyal medyada kampanyaya gelen olumlu tepkilerden anlıyoruz."
SİYAH BEYAZ AŞK FİLMİ
Kampanyanın kreatif direktörü Tarkan Barlas ise nostalji kampanyasının amacını şöyle anlatıyor: "Burada amaç, Migros'un 57 yıldır Türk halkına hem hesaplı hem kaliteli hizmetler sunduğunu, bugün de bunu yeni fırsatlarla kutladığını duyurmak. Bu nedenle televizyon filmlerimizi, eski Türk filmleri tarzında hazırladık. İlk filmimizde izleyiciyi yıllar öncesine, siyah beyaz bir aşk filmine götürdük. İkinci filmimizi ise, siyah beyaz yerine, renkli dönem Yeşilçam filmleri tarzında hazırladık. Zenginfakir aşkı klişesi üzerinden, Migros'ta 'ikinci ürüne yüzde elli indirim' olduğunu anlattık." Tarkan Barlas'a göre bu filmlerin beğenilir olmasını sağlayan şey, Yeşilçam filmlerini "N'ayır, n'olamaz"lı ucuz skeçler gibi abartılı bir oyunculukla taklit etmek yerine, gerçekten 40-50 yıl önce çekilmişçesine, o eski filmlerin tadını izleyiciye verebilmeleri: "O dönemdeki diyaloglarda karakterlerin kullandığı vücut diline, görüntünün eskitilmesine, kostümlere, saçlara ve mekâna çok dikkat ettik. İz Prodüksiyon'la ve yönetmen olarak Korhan Bozkurt'la çalıştık."
SABAH KEYİFLİ ALIŞVERİŞ EKİNDE DE NOSTALJİ VAR
Migros'taki nostalji kampanyası her hafta pazar günleri yayınlanan SABAH Keyifli Alışveriş ekinde de kendini hissettiriyor. Yarın yayınlanacak olan ekte bu hafta da keyifli konular var. Hababam Sınıfı'ndan Selvi Boylum Al Yazmalım'a Türk sinemasının klasik filmlerinin en unutulmaz sahnelerinin incelendiği ekte, sevilen şef Elif Korkmazel'in lezzetli tarifleri yer alıyor. Teknoloji yazarı Timur Sırt, en son çıkan cep telefonlarını tanıtırken, şehirde yol bulmamızı sağlayacak dijital haritaları konu ediniyor. Anne-çocuk sağlığı üzerine uzman görüşlerini de ekte okuyabilirsiniz. Yarın SABAH alırken, Keyifli Alışveriş ekini istemeyi unutmayın.
ESKİ SÖZCÜKLERE YER VERİLDİ
Kampanyanın en çok dikkat çeken materyalleri arasında sahaflardaki tozlu raflardan çıkarılmış havası veren afişler yer alıyor. Bu basılı işleri tasarlarken de nostalji dünyasına paralel düşündüklerini söylüyor Barlas: "Basın ilanlarımızda ve
Migroskop dergisi kapaklarında, o yılların grafik tasarım dilini kullandık. İlk kampanyamızın basılı işlerinde siyah beyaz illüstrasyonlar, o dönemlere ait ev kadını ve buzdolabı çizimleri, ürün çizimleri, eski yazı karakterleri kullandık. İkinci fazın basılı işlerinde de yine eski fakat renkli döneme ait illüstrasyonlar, zemin renkleri ve yazı karakterleri öne çıktı." İlanların metinlerinde de, filmlerde olduğu gibi, mümkün olduğunca eski sözcükler kullanmaya gayret ettiklerini ekliyor Barlas. Afişlerde sık sık mamul, erzak, muhtelif, ekseriya, tenzilat gibi sözcükler ve 'katiyen kaçırmayınız' gibi kalıplar kullanılıyor. Yine radyo spotlarının da aynı dünya çerçevesinde hazırlandığı görülüyor. kampanyasıyla birlikte böyle bir yaklaşımın, her yaş ve gelir grubundan insana sıcak ve çekici geldiğini görmüş olduklarını ve sosyal medyada kampanyayla ilgili çok olumlu tepkiler aldıklarını söylüyor Barlas: "İnternette bu işlerin konuşulması, doğal olarak kampanyanın etkisini daha da artırdı."