5 günlük hava durumu
16 Mayıs 2009 Cumartesi
Biz sevişmeden uyuyoruz

Biz sevişmeden uyuyoruz

Sevişmeden Uyumayalım’la gündemde olan Sıla’nın, altlı üstlü oturduğu, en yakını Efe Bahadır, “Evli olsaydık birbirimize 15 gün dayanırdık,” diyor

Sıla Gençoğlu
Efe sayesinde erkeklerin davranış şekillerini adım adım takip edebiliyorum. Efe benim yol arkadaşım. Kararlıdır. Mülayimdir. Sabırlı, bir o kadar da çalışkandır. Patladığı zaman geri dönüşsüz patlayan, kati hatta katı olan... Sevişmeden Uyumayalım şarkısı, müstehcen algılanabilecek bir şarkı olarak görülebilecekken, içerik olarak insanlar küt diye anladı. Gazeteciler dışında bunu farklı algılayan kimse olmadı! Erkek bir kadına bağlandığı zaman daha sebatkâr ve daha sadık olabiliyor, tam zıttı diye lanse edilirken. Fakat kadının bitmek tükenmek bilmeyen bir flört aşkı var içinde. Doymayan bir açlığı var... Mesela Sezen Aksu bir şarkımızı söylese, çok mutlu oluruz.

Efe Bahadır
Hep böyle uzaktan kestik birbirimizi. Sonunda öğrenci işlerinde tanışmak nasip oldu. Akşamında da evde rakı içiyorduk. Ben Sıla gibi biriyle beraber olamam. Sıla, sevgili olarak tercih edeceğim kadın karakteri değil. Kazara evli olsaydık birbirimize en fazla 15 gün dayanırdık. Ya o beni boğazlardı, ya da ben onu... Hiçbir zaman kendimi Sıla Gençoğlu'na yani yanımda oturan sevgili arkadaşıma hizmet ediyormuşum gibi görmedim. Biz beraber Sıla markasına hizmet ediyoruz.

Her şeyi paylaşıyoruz ama sevişmeden uyuyoruz
Binaların arasında bir vaha! Kapıdan içeri girdim. Kendimi Cihangir'de gizli bir bahçede buldum. İş, güç, zaman mevhumu yok oldu, gitti. Çukur Keyif beni mest etti. Sıla, Efe, menajerleri İrem, fotoğrafçı arkadaşım Tijen daldık bir sohbete, çıkmak istemedik..... Neden keyifli olmasınlar ki, Sevişmeden Uyumayalım şarkısı herkesin dilinde. İmza kuyrukları, konser talepleri, vs. Starlığın hazzını yaşadıkları bir dönem. Sıla'yı iyi tanıyorsunuz. Peki Efe'yi? Sıla'nın sabahın köründe kapısını yumrukladığı, erkek arkadaşından ayrılırken omuzunda ağladığı, birlikte aynı binayı, aynı stüdyoyu, aynı müziği paylaştığı, altlı üstlü oturduğu, en yakını, iş arkadaşı, yol arkadaşı, 'Efegül'ünü tanımadan Sıla'yı anlamak zor. İki ortak birlikte beste yapıyor, günü birlikte yaşıyor, geleceği birlikte planlıyorlar. "Peki sevgili olsaydınız, ne olurdu?" diyorum. "Birbirimize ancak 15 gün tahammül edebilirdik. Ya ben Sıla'yı ya da o beni boğazlardı," diyor Efe.

- Birbirinizden en çok ne kadar ayrı kaldınız?
- S.G:
Tanıştığımız günden beri neredeyse gece gündüz beraberiz. Efe benim yol arkadaşım. Bilgi Üniversitesi'nde, öğrenci işlerinin kapısında karşılaştık. Tedirgin tipler olduğumuz için, farklı da bir enerjimiz var. Bir şey çekiyor yani ama asla bu kadın-erkek ilişkisine ya da romantik ilişkiye dönük değil. - E.B: Hep böyle uzaktan kestik birbirimizi, sonunda öğrenci işlerinde tanışmak nasip oldu. Akşamında da evde rakı içiyoruz. O bana söylediği şarkıları söylüyor, ben ona repertuvardan bir şeyler söylüyorum.
- Birbirinizin en yakını mısınız şimdi?
- S.G:
Evet. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyor. Senelerdir de böyle oldu.. Efe kararlıdır. Çok mülayim, çok sabırlı bir o kadar da çalışkan. Patladığı zaman ciddi anlamda geri dönüşsüz patlayan, kati olan hatta katı olan ama çalışması çok kolay, çok da içten bir dost benim için.
- İşi nasıl bölüşüyorsunuz?
- S.G:
Ben sözleri yazıyorum. Besteyi yapıyoruz beraber. Efe aranjmanı yapıyor. Sonra prodüktörümüz Ozan'la (Doğulu) paylaşıyoruz.
- E.B:
Ben biraz daha mutfak adamıyım diye düşünmüşümdür her zaman. Bu yüzden okulda bölüm değiştirdim, ses teknolojileri okudum. "Nesi varsa öğrenmeliyim bu işin," dedim. Kimseye bağımlı olmamalıyım.
- Birbirinizin bestesini beğenmediğiniz anlar oluyor mu? Kavga eder misiniz?
- E.B
: Hiç kavga etmedik.
- S.G:
Hiçbir zaman egolarımızı devreye sokmuyoruz. Başarımızın sırrı galiba bu. Zaman içinde aynı frekanslara yöneldik. Besteyi beğenmediğimizde buna "Tırt," deriz. "Tırt geldi," demek, olmamış demek...
- Kadınlar ve erkekler konusunda birbirinizden ne öğrendiniz en çok?
- S.G:
Efe sayesinde erkekleri çok daha yakından tanıdım. O benim sayemde kadınları çok daha yakından tanıdı. Efe sayesine artık adım adım takip edebiliyorum erkeklerin davranış şekillerini. Ne yaşıyorsak birbirimizle paylaşıyoruz. İlk albüm bitmek üzereydi. Tam bahara açılmış kış günü, sahilde yürüyoruz. İkimiz de sevgililerimizden ayrılmışız. Sinir de var. Yürürken işte vah kardeşim işte sen de unutacaksın, ben de unutacağım diye birbirimizi telkin etmeye çalışıyoruz. O esnada İnşallah nakaratı çıktı. 'İnşallah unutursun sen de' derken nakaratı söyleye söyleye Bebek'e kadar gittik...
-E.B:
Hemen eve gidip kaydettik. Öyle çıktı parça.

BİRBİRİMİZE DIR DIR ETMİYORUZ

Neleri dert ediyorsunuz, neleri anlayamadınız karşı cinste?
- E.B:
Yani çözemedim. Hiçbir erkek hiçbir zaman çözemeyecek kadınları. Bir fantezi. Fakat Sıla'ya sorarsam biliyorum ki kadınlar hakkında bana söyleyecekleri işime yarayacak. Sıla'nın bakış açısı önemli benim için. - S.G: Kadınlar her zaman daha komplike düşünüyor. Erkekler çok daha düz ve daha net. Bir erkek bir kadına bağlandığı zaman daha sebatkâr ve daha sadık olabiliyor. Tam zıttı diye lanse edilirken. Fakat kadının bitmek tükenmek bilmeyen bir flört aşkı var içinde, dış dünyaya karşı. Doymayan bir açlığı var yani. Biri ona "Ne güzelsin," der, kadının yüzü güler.
- Araya kız ya da erkek arkadaşlar girdiğinde ne oluyor?
- S.G:
Öyle bir sıkıntımız olmadı. Efe'nin kız arkadaşı olduğunda ya da benim erkek arkadaşım olduğu dönemde, insanlara kötü bir enerji vermiyoruz. Onlar da bizimle eğleniyor.
- İki kişilik hayatınıza neyi sokmuyorsunuz?
- E.B:
Aramıza riyakârlık sokmuyoruz.
- S.G:
Net ve dürüstüz birbirimize, baştan beri. Öbür türlü dostluğun hiçbir anlamı kalmıyor. Birbirimize dır dır etmiyoruz, birbirimizi dinliyoruz.
- Sizin gibi ünlü olmak isteyen bir sürü insan var. Parladıktan sonra o yerde tutunmak için de çok çalışmak gerek. Kalıcı olmak için stratejileriniz, planlarınız var mı?
- S.G:
Bizim planımız hep uzun vadeliydi. Mümkün olduğu kadar buna prensipli kalmaya özen gösteriyoruz aramızda.
- E.B:
Birbirimize verdiğimiz sözler var. İlk tanıştığımız andan beri hayallerimiz arasında, şu albümü bir yapsak yırtarız gibi bir şey hiçbir zaman olmadı. 10. albümü düşünüyorduk biz bundan önce.
- Görünen, kapakta olan Sıla. Efe Bahadır olarak sizin adınız içerde yazılı. Oysa her şeyi birlikte yapıyorsunuz...
- E.B:
O işi de birinin yapması lazım, bu işi de birinin yapması lazım. Bu albümün kapağında birinin resmi önde olacaktı, birimizin resmi de arkada olacaktı.
- S.G:
Ama bu yarın bir gün bir albümde Efe'nin fotoğrafı olmayacak anlamına gelmiyor. O gün de mutfaktaki adam ben olacağım. Böyle bir planımız da var.
- E.B:
Hiçbir zaman kendimi Sıla Gençoğlu'na yani yanımda oturan sevgili arkadaşıma hizmet ediyormuşum gibi görmedim. Biz beraber Sıla markasına hizmet ediyoruz. Yani bu kafa değişirse, böyle bir ilişkinin yürümesine imkân olmaz. Hayır biz beraber başka bir şeye hizmet ediyoruz. Üçüncü bir kişiye. Üçüncü bir çocuğa hizmet ediyoruz. O yüzden buradan problem çıkmaz.

Çok dominantım, Efe'de öyle...
- Yanınızdan neyi ayırmazsınız?
- E.B: Kâğıt kalem, digital kayıt cihazı.
- S.G: Şarkı çok alakasız yerlerde çıkabiliyor! Yolculukta, gittiğim yerlerde yazmayı seviyorum. Ortam değişimi, hava değişimi herhalde iyi geliyor. Biliyorsunuz bir de amiyane tabiriyle Türkün aklı helada gelirmiş.
- E.B: En güvendiğim melodilerin hepsi banyo yaparken çıkıyor.
- Sıla'nın hangi özelliği sizi şaşırtır en çok?
- E.B: O kadar alıştım ki... Bir sürü saç stili değiştirebilir Sıla. Mavi bir saçla gelebilir.
- S.G: Yine bir gün radikal bir değişiklik yaptım saçımda. Kapısını çaldım, açtı "Merhaba moruk hoş geldin," dedi. Hiç tepki vermedi. - Moruk mu dersiniz birbirinize?
- S.G: Müzisyen jargonudur aslında o dilimize takılmış kalmış. Aslında, ben 'Efe Gül' diyorum ona! Telefonuma da Efe Gül diye kayıtlı.
- E.B: Bende de her zaman Sılazenger diye kayıtlı.
- S.G: Şöyle muhabbetimiz olur. Yurtdışına açılacağımız zaman Sılazenger yapacağız. Bir de zaman zaman delikanlı halime Sılahattin der Efe..
- E.B: Zaten Sıla gibi biriyle beraber olamam. Benim tercih edeceğim kadın karakteri değil. Kazara biz evli olsaydık birbirimize en fazla 15 gün dayanırdık, ya o beni boğazlardı, ya da ben onu. Biz belirlediğimiz sınırlar içinde çok iyi anlaşıyoruz.
- S.G: Dominant biriyim ben, Efe de çok dominant biri. Nasıl olacak ki?
- Hangi tür müziğe sabrınız yok?
- S.G: Punk sevmiyoruz.
- E.B: Yapılan her kötü müzik kulağımızı tırmalıyor. Dolayısı ile bu rock da olabilir, metal de...
-S.G: İsim vermek istemem ama tahammül edemediğim bir sürü kişi var. -Keşke birlikte bir projeye imza atsak dediğiniz kim var Türkiye'de? -S.G: Mesela Sezen Aksu bir şarkımızı söylese çok mutlu oluruz.

Sıla ile beraber olacak erkeğe uyarı!
- Sevişmeden Uyumayalım'a tepkilerden hoşnut musunuz?
- S.G: Bu şarkı isim olarak baktığınız zaman, müstehcen algılanabilecek bir şarkı olarak görülebilecekken, içerik olarak hiç ondan bahsetmezken, aslında insanlar küt diye algıladı. Gazeteciler dışında bunu farklı algılayan kimse olmadı!
- E.B: O şarkının anlamı aslında 'Anlaşmadan ölmeyelim'dir.
- Siz sevişmeden uyuyorsunuz tabii?
- S.G: Biz birbirimizle her zaman sevişmeden uyuyacağız. Her şeyi paylaşıyoruz ama sevişmeden uyuyoruz. - E.B: İş yapma kurallarına çok özen gösteren bir ikiliyiz. Sınırlarımıza bizden başka kimse müdahale edemez ve biz onu kalemiz gibi koruruz. Kanımızın son damlasına kadar koruruz.
- Biriniz evlenmeye kalksa ne olur?
- E.B: Zaten diğerimiz farkına varır. Artık o noktaya geldik. "Sen evlenecek gibi bakıyorsun," diye. - Peki Sıla ile mutlu olabilecek bir erkeğe ne önerirsiniz?
- E.B: O erkeğe anlayıştan fazlası gerekiyor. Bir İkizler kadını ve kafası çok dolu bir İkizler kadını. Erkeğin çok anlayışlı olması lazım. Müzikten hoşlansa iyi olur tabii. Bir de meşgul bir insan olması gerekiyor. Herhangi bir şeyle. Hayatta bir başarısı olması icap eder.
- S.G: Hiç sevmem başarısız insanı. Kadın veya erkek. Başarılı derken, uğraşmıştır bir şekilde yolunda gitmemiştir olmamıştır, bu anlaşılabilir bir şeydir.

Yazarın tüm yazılarını Facebook ve Google + sayfalarından takip etmek için tıklayın.
Yazarın Önceki Yazıları
Annemle Türkçe konuşur İtalyanca kavga ederiz ( 09.05.2009 )

kalan karakter 460

sanane sanane

hiç sewmem sılanın kendisini aslında şöyle bi düşünürsek yazdığı coğu sarkının bi anlam ifade etmediğini herkes anlayabilir

Aynı Görüşte misiniz?
evet5
hayır37
cevapla 10.05.2011 23:49
erkan erkan

sılanın şarkı sözleri çok yüzeysel.ama müzik iyi bence efe kendi başına bişey yapsa daha başarılı olur

Aynı Görüşte misiniz?
evet5
hayır24
cevapla 09.10.2011 03:30
büşra büşra

ben SILA nın şarkıları üstüne şarkı tanımam o nun bütün şarkılarını ezbere biliyorum ölürüm ben ona !!

Aynı Görüşte misiniz?
evet12
hayır0
cevapla 24.12.2012 19:18
büşraa büşraa

Sıla ne derse haklıdır, ben onun imza gününe gelip saçını görünce bayılmış bir insanım belki o benim görmedi ama SENİİ ÇOOOK SEVİYORUMM SILAAA!! senin içinölürüm benn!!

Aynı Görüşte misiniz?
evet3
hayır0
cevapla 17.03.2013 07:34

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Güncel Haberleri

Bu ilgiyi beklemiyordum
Besteciler artık Unkapanı'nda değil, internette şöhreti arıyor
Giysiler hatıralar kadar değerli
Düşünme, çekmeye devam et!
Sayın Bakanım, evlenmek istiyorum!
Kitap sevmek ve Selim İleri
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol