İnsanoğlu alışkanlıklarına bağlıdır ama unutmayın, evde yapacağınız çok küçük değişikliklerle bu kriz döneminde 275 TL tasarruf edebilirsiniz
Efenim, bu seferki konumuz ufak tefek, gözle görünmeyen, "Hadi canım sen de," deyip geçiştirilecek türden önlemlerle aslanlar gibi tasarruf yapmanın mümkün olabileceğiyle ilgili. Şimdi hemen "Ufak tefek önlemlerle olsa olsa ufak tefek tasarruf olur, o da bizi kesmez," falan diyenler olacaktır. Teyzelerim ablalarım, siz bakmayın onlara. Şunu bilin ki şu fani hayatta öyle ufak tefek şeyler hayat kurtarır ki şaşarsınız valla. Neyse lafı fazla uzatmadan sadede geleyim, dediğim gibi evde bir iki kalem oynatarak, azıcık dikkat ederek bir sürü tasarruf etmek mümkün. "Nasıl yani?" diyorsanız işte birkaç ipucu. Hani dedim ya bazı önlemler hem vatandaşın kesesine çalışır hem de milli servetin zayi olmasına engel olur, işte onlardan biri de suyla ilgili. Şimdi dört kişilik bir ailenin malum her gün bulaşığı olur. Hanım teyzem tasarruf edeyim diye tutar bulaşığı elde yıkar. Ama bilmez ki bulaşığı elde yıkamak tasarruf değil müsrifliktir. Üstelik de milli servetin boşa gitmesidir. Çünkü bilim adamları hiç üşenmeyip hesaplamışlar, dört kişilik bir ailenin günlük bulaşığını elde yıkayınca 126 litre su gidiyor. Oysa aynı bulaşık makinede yıkanınca harcanan su sadece 12 litre, şimdi demezler mi adama "Hanım teyze, suyu ziyan etme de bulaşığı makinede yıka," diye. İkide bir susuzluk çekilen büyük şehirlerde boşa harcanan suya yazık. Üstelik suyla ilgili tek ziyanlık bu da değil. Mesela vatandaş girdi banyoya, "Öyle müsriflik etmeyim," deyip beş dakika duş aldı. Bu beş dakikalık duş sırasında ortalama 60 litre su gidiyormuş. Bu durumda dört kişilik bir ailenin her bir ferdi duş süresini bir dakika azaltırsa yılda 18 ton sudan tasarruf ediliyor. "Peki, sadece bir dakika az duş almanın bize getireceği tasarruf ne kadar?" diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Cevabı: Yılda neredeyse 70 TL. Ey vatandaş, bak bi su konusunu açtık, neler çıktı içinden. Şimdi bir de elektrik konusuna bakmak lazım. Ben üşenmedim baktım. Mesela eski bir lambayı, şu enerji verimli lambalar deniyor ya onlarla değiştirmekle, bir yılda evimizin bir aylık faturası kadar tasarruf etmemiz mümkün. Bu konuda benim en takıntılı olduğum husus hani şu cep telefonları, laptoplar gibi elektronik aletler var ya, onların şarj cihazları. Biliyor musunuz prizde unutulan bir cep telefonu şarj cihazı, yılda 30 kilowatt fazladan enerji tüketiyor, bunun da size maliyeti yılda 8 TL. Sadece bir fişi çekmekle 8 TL cepte, bir de düşünün prizde bıraktığımız nice alet var, her birini düşündüğünde çöpe giden para arttıkça artıyor. Yazık günah valla. Çek kardeşim şarjını prizden işin bitince; harcama milli serveti, paranı da sokağa atma. Mesela buzdolabı kullanımı da fuzuli harcamalara neden olan bir alışkanlık. Vatandaş buzdolabı deyince sanıyor ki Sibirya soğuğu lazım. Açıyor dereceyi ki göresin. Yahu uzmanı diyor ki: Buzdolabı için +5 derece yeterli. Sibirya soğuğu ancak derin dondurucu için gerekli ki o da -18 derece. Bu sınırların altındaki ısılar, enerji israfından başka bir şey değil. Bir de bak eskiler sanki daha iyi biliyormuş, eskiden buzdolabı evin salonuna konurdu. Hani konu komşu görsün ki bu evde buzdolabı bile var. Yani zenginlik göstergesi. Diyeceksin ki; "Ne alakası var?" Var vallahi. Uzmanlar diyor ki buzdolabını evin en sıcak yerine koymayınız, fazladan yüzde 25 elektrik harcar. Şimdi hanım teyzem koymuş buzdolabını, fırının, ocağın yanı başına. Zavallı buzdolabı çöl koşullarında çalışıyor mübarek. Olmaz böyle şey. Buzdolabı demişken bi ipucu vereyim. Hanım ablacığım, buzluktan al bir kase buz, koy dolabın ortasına. Valla en az üçdört gün yüzde 5 enerji tasarrufu sağlarsın. Aynı şekilde buzluktan çıkardığınız yiyeceği dolapta eritin, böylece dolabınızın daha az enerji harcamasını sağlarsınız. Bıraksanız beni sayfalar dolusu anlatırım ama neyse şimdilik bu kadar yeterli. Zaten yanda da tasarrufun binbir yolu ile ilgili bir sürü ipucu daha bulacaksınız. Benden size tavsiye, hepsini bi çırpıda ezberleyin, beyninize nakşedin. Çünkü işin sonunda çil çil para var.ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Babamız her şeyi aşırı yaşar, siniri de sevgiyi de...
Sinan Çetin'in çocukları babalarıyla ilgili bilinmeyenleri anlattı...
Babam her şeyi uçta yaşar
O kadar temiz çocuklar ki zaten doğarken yüzlerinde hayata ait izler vardı. Hiçbir şey yapmadan onların büyümesini seyretmek istiyorum. Bütün gün onlarla olmak... Ama olmuyor işte... Babamız her şeyi aşırı yaşar, siniri de sevgiyi de... Onun siyahtan başka renk giydiğini görmedik. Fazla para
harcamamızı istemez. Korku
filmlerini sevmez, çok korkar.
Erkek ruhunun dayanılmaz naifliği...
Eddi Anter, son romanı İkilem ile Türk edebiyatında yapılmamışı deniyor ve aldatılan bir erkeğin hikâyesinden yola çıkarak, erkek ruhunu ve cinselliğini tüm çıplaklığıyla anlatıyor
Değirmenin suyu hiç bitmeyecek
Pek çok usta müzisyenin destek verdiği Karmate, ilk albümleri Nani'yi müzik severlerle buluşturdu. Nani albümünde, Lazca, Gürcüce, Megrelce, Hemşince ve Türkçe halk şarkılarından oluşan ezgiler coşkulu bir şekilde yorumlanıyor
Gezgin çiftten Kirpi Düşleri
Amerikalı gezgin Bryan Nance çizdi, Türk eşi Gizem hikâyelerini yazdı. Bisikletle dünya turuna zorunlu ara veren Nance çiftinin ortak çalışması 'Kirpinin Düşleri', dünyaya güzellikler dağıtan kahramanının gözünden hayatı anlatıyor
Mutluluğun tarifini yapabilir misin?
Mutluluk, içinde en çok bulunmak istediğimiz ruh hali. Aslında mutluluk uzaklarda değil, hayatın tam içinde. Bu fikirden yola çıkarak hazırlanan Mutluluk Kitabı, farklı meslekleri ve farklı yaşam tarzları olan 41 kişiyi bir araya getiriyor
Meyveyi ağacın dalında görsünler
İzmir'de dört ilköğretim okulunda 'Çocukların Meyve Bahçeleri' adlı projede toplam 1200 metrekarelik alan, yöreye ait 193 meyve fidanı, 386 gül ve süs bitkisi dikildi
Büyüyünce tişört fabrikası kuracaklar
Biri Penguen dergisinin çizerlerinden Cem Dinlenmiş, diğeri Amerika'da moda okuyan, aileden tekstilci Duygu Atacan. İki arkadaş bir araya gelip, ammavelakin markasıyla tişörtler tasarlıyor
Beş işçi kadının iplikten hayatlarının filmi
Bursa'da dört yıl önce yanarak ölen beş kadın tekstil işçisinin hayatı, kendisi de eski bir tekstil işçisi olan Kibar Dağlayan Yiğit tarafından İplik Hayatlar adıyla filmleştirildi Bursa'da dört yıl önce yanarak ölen beş kadın tekstil işçisinin hayatı, kendisi de eski bir tekstil işçisi olan Kibar Dağlayan Yiğit tarafından İplik
Baba bak sana ne aldım!
Yarın Babalar Günü. Tıpkı anneler gibi onlar da bu özel günde hatırlanmak ve kendilerini iyi hissetmek ister. Tasarımlarıyla öne çıkan farklı hediye alternatifleriyle onları mutlu etmeniz mümkün
Dişi erkekler değil, gerçek erkekler aranıyor
"Artık yeter, beni koruyup kollayan, bana sahip çıkan, kadınlığımı hissettirecek gerçek bir erkek istiyorum ben. Hayatımda...
Ödüller dağıtıldı
Marks & Spencer'ın '125 kişiye 125 Muhteşem Hediye' kampanyası mayıs ayında ise düzenlenen çekiliş ile belirlenmişti....
Bu sergide 'olmayan' bir şeyler var!
İstanbul Design Weekend kapsamında gerçekleşen OOPS! sergisi, alışılmış başarılı tasarım hikâyeleri yerine üretilememiş ürünlerin...
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.