Adrenalin bağımlılık yapıyor galiba...
- İ.D: Evet ama ben sadece adrenalin için seyahat etmiyorum. İnsan küçük, kapalı bir dünyada, bir alışkanlıklar silsilesi içinde yaşıyor. Ve eğer gidip başka insanların dünyada nasıl yaşadığını görmüyorsanız, kendi küçük dünyanızı çok büyük zannetmeye başlıyorsunuz. Çok başka değer yargıları olan, bambaşka şeylere çok normal gözle bakan insanlar var. Seyahat etmek insanı özgürleştiriyor. Daha anlayışlı, alçakgönüllü bir insan oluyorsunuz.
- Peki bu iş çok maliyetli olmuyor mu?
- İ.D: İnsanlar seyahat etmeyi çok masraflı, zor bir iş olarak görüyorlar. Halbuki alakası yok, bu neye öncelik verdiğinizle ilgili bir şey. Mesela biz Kamboçya seyahatini o kadar komik rakamlara yaptık ki... Tabii bazı özel şeyleri yapmak pahalı ama onun dışında çok büyük paralar gerekmiyor. Çoğu zaman güneyde yaptığınız bir haftalık tatilin parasına yurtdışında müthiş tatil yapabiliyorsunuz. Biz beklenti düzeyimizi çok düşük tutuyoruz ama. Kuala Lumpur'da, geceliği 5 dolara bir otelde kaldık. Gittik süper bir otel. Dediler şurada kalacaksınız. Bir gittik oraya, bir yatakhane, ranzalar var, ranzaların arasında da separatörler var, alttan ve üstten açık. Nasılsa bir gece yatacağız deyip kaldık. Zagreb'de bir hostelde kaldık mesela, adam garajını hostel yapmış. Annesinin ördüğü yorgan kılıfları filan vardı. Güzel de oluyor böyle deneyimler, ev rahatlığında çok ucuza seyahat ediyorsunuz. Genellikle sırt çantasıyla gidiyoruz zaten, dalış malzemelerimizi de taşıdığımız için.
- aylakilsu.com nasıl ortaya çıktı?
- İ.D: Ben hep yazardım seyahat notlarımı, arkadaşlarıma da gönderirdim. Biz 2006'da Beck'Street diye bir define avı yarışmasında birinci olup interrail bileti kazanınca Yunanistan, İtalya, Balkanlar yaptık. Bu gezide yazdığım notlar o kadar uzun tuttu ki 'Ben en iyisi bir blog açayım,' dedim. Diğer yazılardan da birkaç şey koydum. Yazdıkça genişledi. Sonra fotoğraf ve video da koymaya başladım.