Harry filmlerindeki büyücüler okulunun çalışkan kızı küçük Hermione'yi hepimiz hatırlıyoruz. Sarı-kızıl dalgalı saçları, kocaman cübbesi, kepi ve sihirli değneği ile oldukça şirin gözüken bu kız, Harry ve arkadaşlarına minik ukala tavırları ile yol gösteriyordu. Ama o, Emma Watson olarak son
Harry Potter filminin ilk gösteriminden çıktı; sarı Chanel Camillia yüzüğünü taktı ve Ossie Clark imzalı 70'leri anımsatan vintage elbisesi ile boy gösterdi. Şimdilerde 19 yaşının keyfini süren Watson çocuk değil yetişkin bir yıldız adayı. Ailesinin yanına dönüp, Londra'da üniversite okuyacağı için çok mutlu. Hollywood galalarının hayhuyundan sıkılmış, kitap kurdu küçük kız her fırsatta ailesini ne kadar özlediğinden ve Londra ile Amerika arasında gidip gelmenin yoruculuğundan bahsediyor. Ancak bugünlerde onu özellikle heyecanlandıran bir başka gelişme Burberry'nin yeni yüzü olması. Şekilden şekle girmeyi seven genç oyuncu, koyu makyajın yüzündeki silinmez masumiyetle oluşturduğu tezattan çok hoşlanıyor. Moda, onun için bir oyun alanı. Emma Watson 2001'deki hali ile zayıf, soluk tenli ve oldukça sevimliydi. Bu küçük kız, her anne babanın sahip olmak isteyeceği kitap kurdu, çalışkan ve akıllı bir çocuğa benziyordu. Kendine özgü tarzını daha o zamanlardan ortaya koymasını bilmişti. Henüz 14 yaşındayken sadelikle beraber modayı yakalamayı başarıyordu. Üstelik halinde ve tavrında, çocuk yıldızlardaki o 'nereye düştüğünü bilemeyen' şaşkınlıktan ziyade yaptığı işin farkında ve bundan zevk alan bir oyuncu havası vardı. Buna rağmen hiç kimse onun birkaç yıl içerisinde bu kadar güzelleşip bir kapak kızına dönüşebileceğini tahmin etmemişti. 2005 yılında
Teen Vogue dergisine verdiği pozlarda kemer ve kumaş tercihi gibi kendine has detaylarla diğer herkesten farklı olduğunu ortaya koyuyordu. Bu pozlarla ve yeni tarzı ile Emma artık minik büyücü Hermione olmaktan çok uzaktı.
KARL LAGERFELD'İN FAVORİSİ
Yine de gerçek görünümünü bulması ve kuğuya dönüşmesindeki sihirli dokunuş Karl Lagerfeld'den geldi. Seksi entellektüellerin Chanel tasarımcısı ve 20. yüzyıla damgasını vurmuş modanın bu çok özel ismi, Emma'nın hayatında da bir dönüm noktası oldu. Chanel'i şanslı markası ilan eden Emma, yaşlı tavşan Lagerfeld tarafından Harikalar Diyarı'na sürüklendi ve girdiği minik delikten kocaman bir kız olarak çıktı. 17 yaşına gelen Watson, modanın renkli dünyasına kapıldı ve kendine has tarzıyla muhteşem partilere katılmaya başladı. Geçen yıl sonbaharda modanın egemenliğine girmeye başlayan Watson, Christopher Kane'in Londra'daki unutulmaz moda şovuna ve Giambattista Valli ve Chanel'in Paris'teki muhteşem defilesine katıldı. Bunun yanı sıra İtalyan
Vogue dergisine 20 sayfalık bir çekim yaptı. Tüm bunların sonunda Burberry'nin baş tasarımcısı olan Christopher Bailey ile tanıştı. Christopher Bailey'yi sıradan bir Burberry tasarımcısı olmaktan ayıran ve belki de Emma ile daha iyi anlaşmasını sağlayan şey onun genç bakış açısı. Sofistike marka Burberry'nin koleksiyonlarını klasik çizgisini korumayı başararak genç kuşağın giyimi haline getirmeyi başaran bu özel isim Emma için de bir mihenk taşı oldu. Bu yıl, genç oyuncu kendisi ile özel olarak ilgilenen bir stilistle çalışıyor. Caroline Sieber isimli bu hanım, pek çoklarına göre Londra'nın en iyi giyinen kadınlarından biri. Emma'nın kütüphaneden çıkışını görkemli bir şekilde resmeden isimlerden en önemlisi de o olacağa benziyor. Moda dünyasından hiç kimse bu minik kitap kurdunun hayata atılmaya hazırlanan bir genç kadına dönüşmesine kayıtsız kalamıyor.
MODA TAKINTISINI ANLAMIYORUM
Peki Emma Watson'ın tarzının ana çizgilerini hangi renkler, hangi kesimler belirliyor? Modanın yeni ikonu
Harry Potter'la geçen hayatının yarısını arkasında bıraktığı bir dönemden geçiyor şu günlerde,
Harry Potter'dan ona arta kalan ise, sinema tecrübesi ve oyunculuk kariyerine iyi bir başlangıcın yanı sıra para, para, para... Ama Emma'nın kıyafetlere tomarla para harcamaya niyeti yok. O, popüler partilerde pahalı hediyelerle asla kandıramayacağınız entel kızlardan. "Moda hakkındaki tüm bu takıntıyı gereksiz buluyorum. Evet, giyinmek güzel ama herkes işimden çok ne giydiğimle ilgileniyor ve bunu anlayamıyorum," diyen genç yıldız, Hollywood'la anlaşmamaya kararlı. Alışveriş yaparken parasını genelde ekolojik moda ürünlerine harcamaktan hoşlandığını belirtiyor ve ekliyor: "Gencim ve genç modacıların tasarımlarını giymeyi çok seviyorum." Kendini tam bir Londra kızı olarak gören Watson, "Bizleri gri havamıza tezat renkli giysilerimiz tanımlıyor," diyor. Vintage tutkunu olan Emma, anneannesinden kalan kıyafetleri sakladığını belirtiyor. Ona göre siyah tayt ve blazer ceket bu sezonun en belirleyici parçaları. Sade tarzı ile Emma Watson yeni kuşağın gurur verici moda ikonlarından biri olmaya doğru hızla ilerliyor.