Puf da var yastık da...

Filmlerde ve reklamlarda sanat yönetmenliği yapan Güneş Çoban ve Ülkü Demirkol bir süredir İstanbul'daki antikacılardan puf topluyor ve yeniliyorlar. Pufların her birine de semt ismi verip internette açtıkları dükkânda satıyorlar

PUF SEN İSTANBUL'UN NERESİNDENSİN?
Güneş Çoban ve Ülkü Demirkol'a göre koltuk takımına uyumlu puftan derhal kurtulmanız lazım! Diyelim ki kurtuldunuz, bu sefer yeni, değişik, uyumsuz bir puf aramaya niyetlenirseniz de Manifatura'ya baksanız hiç fena olmaz. Güneş (30) ve Ülkü (29) sekiz senedir filmlerin ve reklâmların sanat grubunda çalışıyor, dekor ve kostüm yapıyorlar. Bir evi sanki 20 yıldır orada yaşanmış gibi gösterebiliyor, filmdeki karaktere göre koltuk, masa, perde bulabiliyorlar. Geçen sene Audrey Tautou'nun oynadığı Jean-Pierre Jeunet'nin İstanbul'da çektiği Chanel'in reklam filminde beraber çalışmışlar. İşleri bu olunca, dekorasyondaki bu incelmiş zevkin yönünü şimdi setlere değil gerçek evlere çevirmiş durumdalar. Bu iş için antika pufları seçmelerine Ülkü şöyle açıklık getiriyor: "Biz çok meraklıydık dekorasyona. Ne yapalım, ne edelim derken, evde bir sürü şeyi değiştirirken birden aklımıza bu fikir geldi. Puf seviyoruz ama evimize alabileceğimiz puf yok. Yeni yeni trend olmaya başladı puf fakat çoğu, koltuk takımına uyumlu. Çok uyumlu şeyleri sevmiyoruz. Her eşyanın bir tarzı, karakteri, ruhu olmalı." Güneş de uyumsuzluğun yanında bir özellik daha ekliyor pufa: "Aynı kumaş olmaması tabii ki daha iyi. Bir de evde birkaç tane eski eşya bulunması güzel bir şey. Yeni aldığımız eşyaların çoğu genelde iyi malzemeden olmuyor. Dolayısıyla evde en azından ufak bir değeri olan, ağaçtan yapılmış, 50 yıldır kullanılan ama bir 50 yıl daha çok rahat kullanılabilecek bir objenin olması gerekir; hele bir de çok kaliteli döşeyemiyorsan, evini böyle şeyler kurtarır." Bu düşüncelerin konuşulduğunun ertesi gün Manifatura açılmış...

YURTDIŞINDAN TASARIM KUMAŞLAR
Yaklaşık bir yıldır puflarla haşır neşir olan Manifatura ekibinin ilk işi Moda isimli puf olmuş. İstanbul'un Moda semtindeki bir antikacıdan alındığından ve kumaşıyla, iskeletiyle bütünleştiğinden adı Moda kalmış. Güneş Çoban ve Ülkü Demirkol bu ilk tecrübeden sonra İstanbul'un birçok semtinde hikâyesi olan puflar aramaya başlamışlar. Sonra isim ve semt hikâyesi işlerinin esprisi olmuş ve öyle devam etmek istemişler. "Hepsinin isminde doğduğu ve yaşadığı semtlerin izleri var," diyorlar. Gerçekten de Cihangir, Tarabya, Levent, Üsküdar puflarını ilk görüşte semtin aklınızdaki renk ve dokusuyla uyuştuğunu fark edebiliyorsunuz. Şu ana kadar satılanlarla birlikte 12 tane puf yenilemişler. Pufların semtleri gerçekten çağrıştırmasının sanıldığı kadar kolay olmadığını şöyle anlatıyorlar: "Hep ağır, klasik evlere göre döşeyebileceğiniz kumaşlar var. Piyasada hep aynı şeyler dönüyor. Kalite olarak süper ama desende sorun yaşıyoruz. Ufak ufak yaptığımız bir şey ama kumaşla ilgili artık uzmanlaştık. Nerede ne bulabileceğimizi biliyoruz artık. Yurtdışından tasarım kumaşlar getirtebiliyoruz." Çoban ve Demirkol, pufları antikacıdan alındıktan sonraki tamir işlerini, cilasını atölyelerinde kendileri yapıyor. Eskiden işçiliğin daha fazla olduğunu bu esnada gördüklerini söylüyorlar: "Bu puflarda kullanılan yaylar şu anda yapılmıyor ve biz onun orijinalini bozmuyoruz. Sadece süngerini daha iyisiyle değiştiriyoruz. Hatta bazılarından sünger değil saman çıkıyor." Ayrıca antikacılarda puf bulmanın da zorluğundan bahsediyorlar. Bulsalar bile şöyle bir sorun çıkıyormuş karşılarına: "Bir keresinde sallanan koltuk gibi yapılan bir puf bulmuştuk, çok ilginç bir şeydi. Satıcıya 'Hangi ağaç, hangi dönemden kalma?' diyorum, 'Ben bilmem, alırım satarım,' diyor! Satıcılık bu değil." Pufun yanı sıra yastık ve lavanta keseleri de yapan Manifatura sipariş de alıp bir şeyler üretmeye açık... İkili ilginç bir yan iş yaptıklarının farkında ama çevrelerindeki insanların bu küçük öyküden çokça etkilendiklerini anlatıyorlar. Şimdilerde bir arkadaşları perde üzerine yoğunlaşmış mesela. "İnsanın kafasındaki bir şeyi dokunabilir hale getirip onu görmesi şahane. Biz her fotoğraf çekiminde çok eğleniyoruz. Dakikalarca bakıp kumaşa yorum yapıyoruz. Hayalini somut bir şeye dönüştürmek inanılmaz bir tatmin. Günümüzde insanlar sevmediği işleri yapıp para kazanmak zorundalar. Ama zor değil, böyle işler de çok isteyince yapılabiliyor," diyorlar. mani-fatura.blogspot.com

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Güncel Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol