Hiç rüşvet verdiniz mi?
- A.K: Ben rüşvet vermedim. Müessesemde menfaat temin eden ya da kolaylık temin edenler olmuştur ama ben asla olmadım.
- Geçmişe dönük pişmanlıklarınız var mı?
- A.K: Üzüntü var da pişmanlık yok, başlarken iyi niyetle başlamışsınızdır, hadiseler öyle seyretmiştir ki o işten sonuçta zarar etmişsinizdir ya da bir anlaşmazlık ortaya çıkmıştır. Herhalde kuvvetli bir pişmanlık yok ki hatırlayamıyorum.
- N.Ö: Asım Bey'in hayatındaki uzun yıllar gitmeyen üzüntü, kardeşi Kerim'in geçirdiği kazadan sonra felç olması. Talihsiz bir kaza neticesinde sakat kalan kardeşi, ona büyük bir acı veriyor. Kendi hayatında küçücük bir mutluluk yakaladığı zaman 'Ah keşke kardeşim de burada olsa' diyebilecek kadar.
- 'İşadamlarının amcasıyım' diyorsunuz. Nasıl buluyorsunuz yeni kuşak işadamlarını?
- A.K: Şimdi bir yandan bir kozmopolit grup var, bir de iyi tahsil etmiş bir grup var. Aileden varlıklı, şirketi sağlam yöneten işadamlarından mesela Bülent Eczacıbaşı'nı söyleyebilirim, Ömer Dinçkök'ü söyleyebilirim. Koçlar, Sabancılar... Vehbi Koç öyle bir müessese kurmuş ki, temelleri çok sağlam. Aile mütevazı. Ben Vehbi Bey'i vefatından bir hafta evvel ziyaret ettim. Vehbi Bey öyle bir insandı ki, bana söyledikleri sırları çocuklarına söylememiştir. Çünkü ben çocuklarından daha yakındım ona. Vehbi Koç çok değerli bir işadamı olduğu gibi çok değerli vatanperverdi.
- N.Ö: Düşünebiliyor musun Tuluhan, İran'daki Humeyni rejiminin Asım Bey'in hayatında çok önemli rol oynadığını ve dünya markası BMW'nin Humeyni rejimi nedeniyle Türkiye'ye Borusan Grubu'na geldiğini söylemek lazım. Zeynep Hanım, Asım Bey'in kızı, Amerika'da okurken, tanıştığı İranlı bir ailenin oğlu ile evleniyor: Düğünleri İstanbul'da oluyor. Fakat düğüne damadın annesi, babası gelemiyor. Başbakan devreye giriyor.
- A.K: Bizim başbakanımız İran başbakanına ricada bulunuyor iki defa. Başbakanın sözünü içişleri bakanı yerine getirmiyor ve gelemediler.
- N.Ö: Ailenin yakın dostu, Humeyni rejiminden dolayı kaçmak zorunda kalan Vahapzadeler geliyor düğüne. İran'da iken BMW'nin distribütörüymüşler. Derken zaman geçiyor, tanışıklıklarından dolayı diyorlar ki Kocabıyık ailesine, 'Türkiye BMW temsilciliğini siz almaz mısınız?' Böylece Borusan ile Vahapzade ailesi birleşiyor.