Esat C. Başak, ortaokulda resim öğretmeni resim defterini yırtınca, inat etmiş, devam etmiş resim yapmaya. Bu retrospektif sergide Ayşe Arman'ın saçını yolan oyuncaktan kafasız köpekler ve gözlüklerden yapılmış oyuncak böceklere kadar bir sürü matrak işin yanı sıra gençlik yıllarından beri yaptığı kolajlar ve defterler de var. Bu sergi onun fanzinlerden Facebook'a geçen kişisel tarihini de, içinde yaşadığımız toplumun bazı ölçülerini de gözler önüne seriyor. 'Endüstri Devrimi Bitti... Biz Kazandık', 29 Mayıs'a kadar Galeri Non'da.
- İşleriniz çok kişisel. Size ait dünyayı bir sergiyle paylaşmak yabancı geliyor mu?
- Tam tersi, paylaştığım için büyüyor dünyam. Ben 90'lardan beri fanzin yaptığım için paylaşıyordum kendi dünyamı bir şekilde zaten. Paylaşınca yoğunluğu gidiyor işlerin. Bu açıdan da memnunum. Yorumları dinlemek de çok eğlenceli. Bu paylaşma hikâyesine ait çok komik bir şey anlatayım. Facebook'tan atılmamın sebebi olan bir işim var benim: Atatürk'ün dişlerini vampir şekline getirmiştim. Altına biri 'Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur,' yazmış biri. Benim aklıma gelmezdi bu, böyle garip paylaşımlar oluyor.
- Bu yüzden atıldınız Facebook'tan?
- Evet, ilk onunla başladı sonra defalarca başka işler yüzünden de atıldım. En son Yaprak Döner diye bir isim aldım; onunla var oluyorum. IP'mi kilitlediler ilk atıldığımda, Esat C. Başak olarak giremiyordum kendi bilgisayarımdan. Şimdi dikkat mi etmiyorlar, şikâyet eden mi yok bilmiyorum. Tüm işlerim var bu isim altında.
- Nasıl atıldınız, birileri şikâyet mi etmiş?
- İhbar Hattı diye bir link var ya orası meğer çok ciddiye alınıyormuş.
- Şimdi o Atatürk resmi var mı?
- O da var, pornografi adı altında işlerim de var. Sanat Aşkı diye bir işim var örneğin. Çıplak ereksiyon halinde erkek bedenini kullandığım bir işim. Birisi altına kafana sanat kadar taş düşsün yazmış. Böyle eleştiri mi olur yahu? Bir başka işimde oğlunun mezarı başında ağlayan bir şehit annesinin fotoğrafının üzerine 'Ne doğdu, ne öldü sadece bu gezegeni ziyaret etti,' yazısını koydum Osho'dan alıntı yaparak. 'Ölüye saygın yok mu?' gibi yorumlar yazdılar. Çok şaşırtıcı, çok sert tepkiler geliyor.
- Facebook çağdaş bir ortamı simgeliyor sanki ama işlerinize sansür uyguluyor insanlar. Toplumu ve işlerinize gösterdikleri tepkiyi ölçmek açısından iyi bir laboratuar aslında değil mi?
- Evet. Hiç beklemediğim tepkiler de alıyorum. 40-45 tane dosyam var benim orada: cinayet, pornografi, junkie'lik üzerine sayısız işim var. Övgüler de alıyorum. Neyin kime dokunacağı belli olmuyor.
- Sizi birileri şikâyet edene kadar mı kalacaksınız Facebook'ta? Onu mu bekliyorsunuz?
- Yoo. Destekçilerim çıktı bu süreçte. İşlerimi yapmaya devam ediyorum. Rahatsız olup da vazgeçecek halim yok. Orada işlerimi gören Derya (Derya Demir, Galeri Non'un sahibi) bana bir web sayfası açtı mesela Facebook'tan atıldığım zaman. Daha önce Derya'yı tanımıyordum, böylece tanıştık. Başka biri hiç tanımadığım bir blog açmış benim işlerimi oraya koymuş; sonra bana devretti blogu.
- 90'lı yılların başında Türk fanzin tarihinin başlangıcı olarak bilinen Mondo Trasho'yu çıkarttınız. Fanzin yapmaktan sanal dünyada var olmaya geçtiniz diyebilir miyiz? Bu sergi bunları mı içeriyor?
- Bu sergide çok uzun zamana yayılmış ve çok ayrı disiplinden bir sürü işim var. Heykeller, resimler, kavramsal işler, defterlerim...
- Fanzini nasıl dağıtmaya başladınız?
- Elden. İlk sayısı 14 sayfaydı. Arkadaşlarımla dağıtırdık. Sonlara doğru 600 -700 tane basar olduk: hepsini ben ellerimle zımbalardım tek tek. Sabah akşam uğraşırdım.
- Zor iş. Sponsorlar var mıydı?
- Destek olan dostlarım oldu. İsmini söyleyemeyeceğim bir Amerikan firmasında bir arkadaşım çalışıyordu o dönem. Geceleri gizli gizli oradaki son teknoloji fotokopi makinesiyle çoğaltırdık.
- Bekliyor muydunuz bu kadar ilgiyi yoksa keşif gibi mi oldu?
- Beklemiyordum. Etrafımda ki herkes katkıda bulundu. Kendiliğinden gelişti, yazı yazmak isteyen çok insan çıktı. Politik açıdan taviz vermeyen bir tavrı vardı fanzinlerin; kimse de pek bulaşmadı.
- Politik olarak sakıncalı muamelesi görmedi yani?
- Hayır. Benim zaten bireylerle değil sistemle bir sorunum oldu hep. Ben Facebook'ta Mondoporno diye bir dosya açtım. Adı hariç, pornografik içerikli hiçbir iş koymadım içine ama iki ay dayandı ve sonra kapatıldı. Acıklı bir sansür durumu var bu ülkede.