Yıllar önce bir haber için Almanya'nın kuzeyindeki Dresden'e yolum düştüğünde, İkinci Dünya Savaşı'nda yakılıp yıkılan şehrin, o harabe halinden hiç iz kalmadığını görünce hayretler içinde kalmıştım. Yalnız evleri ve yolları değil, konser salonları, opera binaları, müzeleri, katedrali kısa sürede yeniden inşa edilmişti. Şehrin dış yüzündeki parlaklığın insanlarına da yansıdığını cumartesi sabahı sokaklarda dolaşırken görünce hayretim biraz daha arttı. Hemen her köşede 50-60 kişilik nefesli çalgılar grupları konser veriyordu. Her yaştan kadın ve erkek, hatta bazıları yanlarında 10-15 yaşlarında çocuklarıyla keyifle çalıyorlardı. Omuzlarına küçük çocuklarını oturtup çalan babaların yüzlerindeki huzuru anlatamam. Müziğin yaşadığımız şehirlerde de bu kadar yaygınlaşmasını, anlamsız kavgalar yerine bir araya gelip müzik yapacağımız günleri hayal edip durdum. İstanbul Klarnet Korosu'nun kurulduğunu duyunca da aklıma ilk Dresden'deki o fotoğraf geldi. Bu yılın ocak ayında klarnet tutkunu 27 müzisyen bir araya gelip, konserler vermeye başlamışlardı bile. Konser verdikleri salonlarda yer kalmıyor, ayakta alkışlanıyor, tekrar tekrar bis isteniyordu. Önümüzdeki bir yıllık programları da çoktan belliydi.
ÇEŞİTLİ KONSERVATUVARLARDAN ÜYESİ VAR
Bu alışılmadık koronun kurucusu müzikseverlerin hiç de yabancısı olduğu bir isim değil. Hayatını müziğe ve klarnete adamış Gürhan Eteke, İstanbul Devlet Konservatuvarı öğretim üyelerinden, uluslararası bir sanatçımız. Kurucusu olduğu Camerata İstanbul Üflemeli Çalgılar Beşlisi ve Ametist Klarnet Beşlisi ile başta Uluslararası İstanbul Müzik Festivali olmak üzere pek çok festivalde konserler verdi. Öğrencilerinin yalnız konservatuvarda değil, günlük hayatlarında da sorumluluklarını üstlenen Eteke'nin onlar için bu yılki büyük projesi de İstanbul Klarnet Korosu oldu. Üstelik sadece kendi konservatuvarına değil, İstanbul'daki bütün konservatuvarların klarnet öğrencilerine ve genç öğretim üyelerine çağrıda bulundu. Bu cazip davete kısa sürede yanıtlar gelmeye başladı. Aralarında 16 yaşındaki öğrenciler de var, Ametist Klarnet Beşlisi'nin elemanlarından bazıları da... Özetle amatörlerle profesyoneller komplekse girmeden bir araya gelmeyi başardı. Ama koronun çalışma temposuna ayak uydurmak hiç kolay değil. Çünkü neredeyse her ay birkaç konserleri var ve sürekli prova yapmak zorundalar. İşin en güç yanı ise konserlerde klasik müzik bestecilerinin farklı enstrümanlar için yazdıkları eserlerinin uyarlamalarını çalmaları... Uyarlamaların hepsi Gürhan Eteke'ye ait. İKİ
AYDA SEKİZ KONSER VERDİLER
Hollanda, Belçika, Japonya'da örnekleri olan klarnet korolarının Türkiye'deki ilkini kurdukları için mutluluğu ve gururu yüzünden okunan Gürhan Eteke, şimdilik 27 elemandan oluşan koronun yakında 40'a kadar çıkacağını ümit ediyor. Eteke koronun kuruluş sürecini de heyecanla anlatıyor: "Konservatuvarlarımızdan her yıl pek çok klarnet öğrencisi mezun oluyor. Koroyu kurabilmemiz için ortam çok müsaitti. Onların müzik yapabilmeleri, konser vermeleri gerekiyor. Bu yıl ilk olarak ocak ayında, emekli klarnet hocası Ahmet Yokuş için konservatuvarımızda bir resital vermek için bir araya geldik. Bu resitaldan sonra çocuklara dönük çalışmalar gerçekleştirdik. Şehir Tiyatroları'nın Kağıthane, Ümraniye ve Kadıköy'deki salonlarında konserler verdik. Farklı kesimlerden insanlar geldi konserlere. Aldığımız reaksiyon çok iyi olduğu için bu bizi yüreklendirdi. İki ay içinde sekiz konser yaptık. Caddebostan Kültür Merkezi'ndeki konserimiz de büyük ilgi gördü, yer kalmadı, hatta merdivenlerde oturmak zorunda kaldık. Bu ilgi üzerine merkezin yöneticilerinden her ay konser verme teklifi aldık. Ben hemen program yetiştirdim, çocuklar da çok çalıştılar. Konserlerde solistler de oluyor." Türkiye'de klarnet ekolünün oluşturulması ve müziğin yaygınlaştırılması için Klarnet Derneği'ni de kurduklarını söyleyen Eteke, korodaki klarnet çeşitliliğine de dikkatimizi çekiyor: "Koroda farklı üniversitelerin konservatuvarlarının öğrencileri, mezunlar ya da hocalar var. Altı çeşit klarnet kullanıyoruz. Pikolo klarnetten, kontrabasa kadar var. Mantık olarak String Orkestra gibi düşünülebilir. Onlar keman, viyola, viyolonsel ve kontrbastan oluşuyor. Bizim 27 çeşit armonimiz var. Bu anlamda yaylı çalgılardan çok daha zenginiz. Koroda 2 metrelik klarnetimiz de var. Konserler için bestecilerin değişik enstrümanlar için yazdıkları eserlerin transcription'unu (uyarlamasını) yapıyoruz. Nefesli çalgılarla bu da herhalde Türkiye'de ilk kez yapılıyor. Her konserde farklı eserler seslendirildiği için koro elemanlarının çok çalışması gerekiyor. Normalde haftada üç gün, ama konser zamanı her gün prova yapıyoruz." İstanbul Klarnek Korosu'nun genç elemanları da müzik kariyerlerinin başında böylesine önemli bir oluşumda yer almaktan dolayı çok şanslı olduklarının farkında... Daha ilk günden uyumu yakalamışlar. Öğrenciler, öğretim üyeleriyle aynı koroda buluşmanın, teknik olarak onları çok geliştirdiğini söylüyor.
PROVALARDA ÇOK EĞLENİYORUZ
İstanbul Klarnet Korosu'nun kurucusu ve sanat yönetmeni Gürhan Eteke, müzisyenlerin neşe ve enerjilerinin dinleyicilere de ulaştığını söylüyor: "Klarnetçilerimiz genç oldukları için her şeyi eğlenceye çeviriyorlar. Provalar çok yoğun olmasına rağmen çok eğleniyoruz. Bir konserde aralarından dördü solist olarak öne çıktı, orada öyle spontane bir şey yaptılar ki dinleyiciler alkışlarla tekrar dinlemek istedi. Hem teknik olarak gelişiyorlar hem de özgüvenleri artıyor."
USTA KEMANCIYA EŞLİK EDECEKLER
İstanbul Klarnet Korosu'nun 13 Ekim Salı günü, saat 20.30'da Caddebostan Kültür Merkezi'nde vereceği konserin solisti de ünlü Fransız keman virtüözü Pierra Amoyal. Konsere 1717 yapımı Stradivarius kemanıyla katılacak Amoyal, daha 28 yaşındayken hocalık yaparak 'tüm zamanların en genç profesörü' unvanına sahip oldu. Konserin koro şefliğini ise Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası'nın şefi Burak Tüzün üstleniyor. Koro 28 Ekim'de de yine CKM'de, tamamen Cumhuriyet dönemi Türk bestecilerinin eserlerinden oluşan bir Cumhuriyet Konseri verecek.