Vatandaşların devletle ilişkilerini düzenleyen bazı yasaların gündelik yaşamı kolaylaştırıcı
pratikliği sağlaması gerekirken tam tersi bir fonksiyon icra ettiği bir gerçek. Geçmişten günümüze miras kalan bu yasalar yavaş yavaş değişiyor. Bunun ihtiyaçtan kaynaklandığı apaçık ortada. Zira aslolan yasa ve
yönetmeliklerde insan faktörünün öneminin göz ardı edilmemesi.
Geçen haftanın dikkati çeken haberlerinden biri de satışa sunulan konutların net-brüt alanlarıyla ilgili yeni bir
yasal düzenlemenin yapılacağıyla ilgiliydi. Çünkü ev satın almak, konutun net-brüt alanlarının satın alan kişilerce bilinmemesi sonucunda ortaya çıkan sorunlar giderek büyüyordu.
İşte bu yüzden inşaat sektöründe
net-brüt alan ayrımı ve hesaplamalarında dikkate alınması gereken hususlarla bunu düzenleyecek düzenlemeler gündeme geldi.
Peki, şimdi ne olacak? Nasıl bir değişiklik söz konusu? Bu husustaki
değişiklikleri anlayabilmek için öncelikle bazı kavramları bilmek gerek.
Sorun aslında daire satın alan kişiye net kullanım alanı ile
brüt kullanım alanının açıkça belirtilmemesi. Bunun en önemli sebeplerinden biri de tapu kütüğü ve tapu senedinde '
bağımsız bölümün net ve brüt yüzölçümü' şeklinde bir sütun bulunmaması.
Mevcut durumda bir arsaya yapılan binanın tümü yani ortak ve bağımsız bölümlere ait alanlarının parsel alanı ile ilişkilendirilmektedir.
Bu yüzden
kat mülkiyetli veya kat irtifaklı tapu senetlerinde bağımsız bölüm numarası, katı, varsa blok numarası, arsa payı ve parselin
yüzölçümü yazmaktadır.
Şimdi bu konudaki kafa karışıklıklarını gidermek için yeniden hatırlatalım:
Brüt inşaat alanı: Binanın inşa edilen tüm alanlarının toplamıdır. Bu alana tabii zemine oturan teraslar, avlular, ışıklıklar ile her neviden saçaklar dâhil edilmez.
Net kullanım alanı (
Faydalı alan): Bağımsız bölüm içerisindeki duvarlar arasında kalan
temiz alandır. Ancak balkon, kömürlük, garaj, asansör boşluğu,
teraslar, otopark gibi
yerlerin konutlardan ayrı olarak kullanılmayacağından, bu yerler de
net kullanım alanı içerisinde göz önüne alınmalıdır.
Bu iki tanımla ilgili daha pek çok detay var, ancak anlaşılır olması için bu şekilde yazmayı tercih ettim.
Bir konut, proje aşamasından,
bağımsız bölüm olarak tapu kütüğüne kayıt işlemine ve alıcıya
ulaşmasına kadar pek çok yasa ve yönetmelik hükmüne tabidir. Emlak
vergisi, alım-satım vergileri, yeni inşa edilmiş konutlarda KDV gibi
vergilendirilmeye ilişkin hususlar da göz ardı edilmemelidir.
Bu yüzden
yeni yasal düzenlemelere ve konut satışlarında alıcıların doğru bir şekilde bilgilendirilmesine ihtiyaç var.
Songül Kıya/İstanbul Evimin olduğu alanda belediye tarafından imar plânı yapıldı. Baktım ki arsamın neredeyse tamamı okul alanı içinde. Ne yapabilirim?
Tabii hemen en başta söyleyelim. İlgili imar planlarına itiraz eder ve dava açabilirsiniz.
Peki, imar planlarına
dava açma ve itiraz ne şekilde olur?
3194 sayılı İmar Kanunu'na göre İmar Plânları; Nazım İmar Plânı ve Uygulama İmar Plânından meydana gelir.
Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu plânlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilân yerlerinde bir ay süre ile
ilân edilir. Bir aylık ilân süresi içinde plânlara itiraz edilebilir.
Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve plânları belediye meclisi
15 gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Yasada imar plânına itirazların 30 günlük
ilân süresi içinde yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Yasal süresi içinde yaptığınız itirazınıza bu süre içinde
cevap verilmezse yapılacak tek şey kalmıştır: Dava açmak.
Dava açma süresi ise, son ilân tarihinden itibaren
60 gündür.