Kimileri onun için 'Ömer Hayyam'ın yüzlerce yaş küçük ve kadın olanı' diyor, kimileri ondan her gün bir doz alınmadan güne başlanmaması gerektiğini savunuyor. Türkiye'de birçok insan aynı akılla "O olmasaydı ne dinlerdik?" diye düşünüyor. "Sizin gibi biriyim," dese de, başka âlemlerden gelmiş, hipnotize edici, insanı uyanıkken rüyalara salan, geldiği kusursuz dünyayı birkaç saniyeliğine gösterip sonra acımasızca ama şefkatle gerçek dünyaya döndüren kraliçe olduğunu söyleyenler hiç de az değil. Herkesin üzerinde hemfikir olduğu şey ise; onun anılarını, hasretlerini, kederlerini ve gözlemlerini dinleyicisinden esirgemeyen cömert bir şair ve müzik insanı olduğu. Yeri geldiğinde
deli kız, yeri geldiğinde
düş bahçesi, bir dönem
Ünzile, bir dönem
doğudan yükselen ışık ya da "Can kayıp can kayıp, Allahım bu nasıl dünya, bu nasıl ayıp," diyen Cumartesi annesi, bir başka gün
Rumeli havası Sezen Aksu. Bazen bütün bir Türk pop tarihinin alnını ve de aklını karışlayacak kadar pop, en baba arabeskçiye taş çıkaracak kadar arabesk, en hüzünlü ağıt kimi zaman, kimi zaman da neşeli bir fantezi. Her dönemde yaptığı işlerle insanların cisminden ziyade kalbine dokunabilmeyi başarabilmiş özel bir ruh. Yarın onun doğum günü. Bir 13 Temmuz günü Denizli'nin Sarayköyü'nde iki katlı bir evde, matematik öğretmeni Sami Bey ile fen öğretmeni Şehriban Hanım'ın kızları olarak doğan Fatma Sezen Yıldırım'ı, yani bütün Türkiye'nin 'minik serçesi'ni doğduğu gün vesilesiyle anımsamak, anımsatmak istedik ve onun Türkiye için anlamını ve bizlerde doldurduğu boşluğu Türkiye'nin önde gelen isimlerine sorduk.
MURATHAN MUNGAN (Şair)
"Eminim soruşturmanızı yanıtlayan herkes benimle aynı zorluğu yaşayacaktır. Türkiye'nin yakın tarihinin kalp ve duygu haritasında Sezen'in şarkılarının büyük hakkı vardır. Sezen'den bir şarkı seçmek, 30 yıldan tek bir hatıra seçmek gibi olanaksız bir şey. Kaç aşka, kaç dönemece, kaç hatıraya eşlik etmiş; kaç sevgili karşılamış, kaç sevgili uğurlamış; halimize, hislerimize tercüman olmuş; yara sarmış, yara kanatmış şarkılar onlar. 30 yılda birçok kalbi büyütmüş bu şarkılar, onun olduğu kadar, bizim kendi geçmişimizin de bir parçası. Nasıl kendi çocuklarımdan birini seçemiyorsam, onunkilerden de seçemiyorum. Ben onun bilinen hitlerinden çok,
Unut Beni De Her Yalan gibi Unut, Geçer Geçer Daha Öncekiler Gibi, İhaneti Sende Gördüm Şiddeti Aşkı Gördüm, Yazık Şu Geçen Zamana Yazık gibi saklı hitlerini severim. En sevdiğim albümü ise
Gülümse'dir. Kendi tarihimdeki özel anıları nedeniyle soruşturmanıza yanıt olarak seçtiğim şarkı ise
Gidiyorum. TRT'nin yayınladığı, bu şarkı için siyah-beyaz çekilmiş bir klipte Sezen, bir duvarın önünde uzun uzun yürüyor. Belki de ben, hep 'kalan' olduğum için bu şarkıyı ayrı bir hassasiyetle sevmişimdir. Son zamanlarda kendim için en uygun bulduğum Sezen şarkısı ise
Kaçırma Gel Şu Olgun Yaşımı." (
Hayat Atölyesi'nden)
VİVET KANETTİ (Yazar)
"Birçok kitabımdadır Sezen Aksu. Önce
Prenslerin Adası'nda. Rize'den Büyükada'ya konuk, belki gelin gelmiş 17-18'lik bir Ayşe vardır. Bir akşam genç kuzenine bahçede kendini anlatmak ister, başaramaz, Sezen Aksu'yu anlatır: 'Hiç uyumuyormuş Sezen Aksu, biliyor musun sen? Ben de biraz onun gibiyim işte. Gecenin bir saati uyanır, lambamı yakarım, oturur yazarım.' Sezen Aksu
Koş Süreyya Koş'umda da vardı. Sadece Ayşe'nin değil, bütün genç kızların gözünde çok fark atan, çok pozitif bir rol model olduğu için. Şimdi,
Bana Modern Türkün Tarifini Yapabilir Misin Kaan'ım'da, gene var. Çünkü Modern Türk biraz da Sezen Aksu'ya değmiş, onu bolca dinlemiş, onun epeyce değiştirdiği bir insandır da. Kitapta 'ulusun en derin özlenimini' dile getiren şarkıyı bile ona besteletmişim, daha ne diyeyim? Sezen Aksu İzmir'de doğmuş (ne iyi ki de doğmuş!!!), oysa benim için daha çok İstanbul demektir. Bu kentte hiçbir semt, mahalle yok ki, takside bir Sezen Aksu şarkısı eşliğinde arşınlanmamış olsun. Ayrıca, Sarajevo'da çektiğim belgeselimde yer alan bir tiyatro yönetmeni, tek kelime Türkçe bilmiyordu ama Sezen manyağıydı. 'O İstanbul şarkısı var ya! Ahh onu bir edinsem, her gün dinlerim,' diye inliyordu; acıdım, memlekete döner dönmez CD'sini postaladım. Böyledir Sezen Aksu. Ayrı ayrı her birimizin, tam olarak hiçbirimizin. Ve yazarın lafıyla hep '30 yaşındaki kadın'."
KENAN IŞIK (Tiyatro sanatçısı)
"Müzik tanrının insan ruhuna üflediği bir alevdir, gibi bir cümle işitmiştim. Sezen Aksu diye sorulunca aklıma geldi. 'İnsan' kelimesini Sezen Aksu diye değiştirirsek, bu sarsıcı cümle anlamından bir şey kaybeder mi? Hayır etmez, hatta mana daha da ele verir kendini. Sezen Aksu ya da Ümmü Gülsüm ya da Billy Holliday... Hem popüler hem de kaliteli-değerli olan... Hem besteleyen hem de söyleyen... Ve ruhundaki o tanrısal alevi bizlerin de ruhlarına üfleyen... Onlarla aynı zamanda yaşamak, onları dinlemek, işitmek, hatta rast geldiğinde iki laf etmek... Dokunmak hatta... Şans mı desem acaba? Yoksa tanrının bizlere bahşettiği bir nimet mi? Her neyse... Nicedir söylemek istiyorum bunları Sezen Aksu'ya. Ve daha fazlasını. Kısmet bugüneymiş... Doğduğu güne.. Kutlu olsun."
MÜGE GÜRSOY SÖKMEN (Yayıncı)
"Sezen Aksu'nun şarkı sözlerine baktığınız zaman, pek çok şeyin yanı sıra, adeta alternatif bir Türkiye anlatısı görüyorsunuz. Yakın tarihin gözlerden ırak tutulmuş nice ince acısı, arzusu, arayışı, onun şarkılarında usul usul hayat ve ses buluyor. Ve bence en önemlisi onurlu bir duruşun ne demek olduğunu gösteriyor bize Sezen Aksu; şöhret sarhoşluğuna kapılmadan tevazuyu, merakı, muzipliği, arayışı ve hayreti korumanın mümkün olduğunu bize kanıtladığı için çok şey borçluyuz ona..."
MEHMET GÜLERYÜZ (Ressam)
"Sezen Aksu bir şarkıcının ötesinde, bir söylem sahibi, bir anlamda işaret noktası gibi. İşaret veren, işaretleri okunan, dikkat edilen topluma hakikaten gerçekte mal olmuş bir sanatçı. Çok kimseye nasip olmaz bir şeydir bu. Benim için önemli bir değer: Çok uzun yaşasın, aynı keyif, aynı cesaret, aynı açık ufukla."
NİLÜFER GÖLE (Akademisyen)
"Onda bu topraklardan çıkma muazzam bir ses, duygu, kıvraklık ve eğlence var. Türkiye'yi anlamak için Sezen'i dinlemek gerek. Önce bize dil kazandırıyor, sonra da dünyaya. Bu yüzden dünyanın da bu ülkeyi anlaması için Sezen Aksu'dan geçmesi gerekiyor. Sezen Aksu bir fenomen değil, Türkiye'nin ta kendisi aslında. Hiç basitleşmeden nasıl bu kadar herkese ait olunabilir, onun sırrı ise kendisinde."
AHMET ÜMİT (Yazar)
"Sezen Aksu benim için hem kişisel yaşamımın hem de bu ülkenin son 20 yıllık tarihinin bir parçası. Ben açıkçası Sezen Aksu şarkılarıyla âşık oldum, Sezen Aksu şarkılarıyla romanlarımı yazdım, hikâyelerimi kurguladım. Türk Sanat Müziği'nde Müzeyyen Senar ne ise, Türk pop müziğinde Sezen Aksu odur. Çok geniş bir skalaya sahiptir. Bütün şarkılarını severim, ama beni en çok etkileyen albümü
Güneş Doğudan Yükselir'dir. Biliyorsunuz Türkiye gri renkleri olan bir ülke. Ama bu gri renkler arasında canlı, yaşama sevigisi veren renkler vardır, Sezen Aksu bu renklerden biridir. Onun bu ülkenin değerli insanlarından biri olduğunu düşünüyorum. Elbette bir sanatçının sanatsal üretimiyle yaşamını ayıramayız ama, bütün bunların yanı sıra onun insancıl karşı çıkışlarını, bütün etnik kültürlere, dinlere sevgiyle yaklaşmasını da büyük bir takdirle karşılıyorum. İyi ki var Sezen Aksu, doğum günü kutlu olsun."
CUMHUR CAMBAZOĞLU (Müzik eleştirmeni)
"Nüfus kütüğünde 55., sahnede 35. yılı Sezen Aksu'nun. Şarkıların aksine ne yaşanmamış, ne de kaybolan yıllar bunlar. Çok küçük yaştan beri popun ana kraliçesi; yazdıkları, söyledikleri de bir nevi mini Türkiye tarihçesi. 70'lerin sonlarında yola çıktığı birçok isim geride kalırken, kalite dalgalanmalarına karşın hâlâ zirvede. Modalara açık durması, ozan kartvizitine karşın bir yanda
Hepsi Senin mi? derken diğer yanda Cumartesi Anneleri'ne ağıt yakması gibi birçok uç eğilimi bünyesinde barındırması, memleketi Ege'nin tadını iyi özümsemesi, özellikle 80'li yıllarda kabuğunu kırmaya çalışan kentsoylu kadının beklentilerini, duygularını, sorunlarını iyi yakalaması 'Minik Serçe'yi bunca yıl yüksekten uçuran 'müthiş harman' bence..."