
Diane Kruger herkesin ilgisini 2004'te üç yakışıklı; Brad Pitt, Eric Bana, Orlando Bloom'un arasında,
Truva filminde çekti. Ardından Nicolas Cage ile
Büyük Hazine serisinde oynadı. Ama kariyerindeki dönüm noktası, Tarantino'nun yeni filmi
Soysuzlar Çetesi (
Inglourious Basterds).

Filme nasıl başladığını şöyle anlatıyor: "Tarantino'yla çalışmak her oyuncunun hayalidir. Ama neredeyse ben de onunla çalışamayacaktım. Benim ismim film için ilk geçtiğinde 'Hayır, ben gerçek bir Almanla çalışmak istiyorum,' demiş. Yani benim Alman olduğuma inanmamış!"

Brad Pitt ile
Truva'dan sonra
Soysuzlar Çetesi'nde ikinci kez bir araya geliyorlar. Ama
Truva'da aslında hiç aynı kare içinde bulunmamışlardı. "Sonunda onunla aynı sahnede olmak çok heyecanlıydı. O müthiş bir partner. Angelina ve tüm ailesi pek çok kez geldiler, onlar hep birlikteler zaten."
16 YAŞINDA EVDEN AYRILDI

Almanya'nın Hanover şehrinde büyüdü. Şimdi Paris ile Kaliforniya arasında yaşıyor.

Oyuncu olmak için bu camianın içinde büyümek gerektiğine veya bu sektörden birilerini tanımak gerektiğine inanırmış. Ama onun ailesinde oyuncu kimse yokmuş. Annesi bankacıymış, babası bilgisayarlarla uğraşıyormuş. Ve o 13 yaşındayken ayrılmışlar. Kısacası sıradan bir çocukluk geçirmiş; oyuncu olacağını hiç düşünmemiş bile...

Londra'da Royal Ballet School'da bale eğitimi alırken, bir sakatlık geçirmiş ve baleyi bırakmış. Bunun üzerine New York'ta mankenlik yapmış ama bu işi de bırakmış ve Paris'e oyunculuk eğitimi almaya gitmiş. Okulun ilk gününde bir öğretmeni onu sahneye çıkarmış ve bir doğaçlama yapmasını istemiş. "Sahnede birkaç adım attım; bana çok tanıdık geldi. Bir yakınımın cenazesinde konuşma yapıyor olmam gerekiyordu. Birden kendimi gözyaşları arasında buldum. O kadar hızlı oldu ki... Bütün sınıf sessizliğe büründü, evet başarmıştım!"

Aslında her şey 15 yaşındayken erkek arkadaşının, bir resmini yerel model yarışmasına göndermesiyle başlamış. Yarışmayı kazanan Diane, ödül olarak Paris seyahati kazanmış. "Paris çok cazip geldi. 16 yaşımda okulu bıraktım ve buraya taşındım. Sonra New York'a gittim. Böyle seyahat etmek çok zevkliydi ve gittiğim yerlerde para da kazanıyordum. Annem bu şekilde yaşamama izin vermişti; bu yüzden anneme çok teşekkür ediyorum ama şimdi benim bir kızım olsa, bu kadar erken evden ayrılmasına izin verir miyim bilmiyorum..."