A Milli Takım basın sözcüsü ve spor adamı Yiğiter Uluğ'un Bursaspor'un şampiyonluğu üzerine, spor kültürünü ve Bursaspor sevgisini miras aldığı rahmetli babası Yaşar Uluğ'a yazdığı mektubu yayımlıyoruz
Hatırlıyor musun babacığım, o akşam eve geldiğinde gözlerinin içi gülüyordu. "Bugün sevinmek hakkın çünkü Bursaspor gerçekten çok iyi bir takımı eledi. Yine de abartma, mahalledeki Göztepeli arkadaşlarınla alay etme sakın," demiştin. 70'lerin hemen başıydı. İzmir'de oturuyorduk ve Bursaspor, bir yıl öncenin kupa galibi Göztepe'yi yarı finalde penaltılarla elemiş, Türkiye Kupası'nın finalinde Eskişehirspor'la buluşmuştu. Hafta sonlarımız Altay'ın, Göztepe'nin, bazen de Karşıyaka'nın maçlarında geçerdi ama sen Bursaspor'u tutar, bu arada Adnan Süvari'nin Göztepesi ile Abdullah Gegiç'in Eses'ine çok özel bir hayranlık beslerdin. O takımlar modern futbolu Türkiye'ye tanıtmaya çalışan devrimcilerdi, senin gözünde... Ama Yeşil-Beyaz'ın yeri ayrıydı. 'Işıklar Askeri Lisesi'nin kalecisi' olarak tanındığın Bursa'da, sonraları da amatörce futbol oynamış, 60'ların başlarında Akınspor, Acar İdmanyurdu, Demirçelikspor, İstiklâlspor ve Pınarspor adlı beş amatör kulübün bir araya gelerek oluşturduğu Bursaspor'un ilk heveskârları arasında Pınarspor'da yer almıştın. Sonradan okuyup öğrenince anladım ki, o devir, yani sizin Bursa'yı futbol alanında temsil edecek birliği kurduğunuz günler, bambaşka günlermiş. Hem dünyada hem Türkiye'de... Bugünkü AB standartlarını ta o zamanlarda gündelik yaşamın erişilebilir çıtası haline getirmeye çalışan 61 anayasasıyla özgürlük rüzgârları esmeye koyulmuş, Anadolu'da kendini daha iyi ifade edebilme ve haritanın üzerinde bir yerlere koyma gayreti içinde olanlar, sporda, tiyatroda, müzikte, folklorde bir araya gelmeye başlamışlardı. Sen de askeri liseden sivil hayata dümen kıranlardan biri olarak, tutkunu olduğun oyunun, yaşadığın kenti anlamlandıran, aidiyet duygusunu güçlendiren bir şey olmasını arzuluyordun. 'Şehirli' ve 'sporcu' bir gençlik ateşiymiş sizinki...ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
'Genel' bir sıkıntı
Theron Patterson'un yazıp yönettiği Bahtı Kara, 'bahaneler adamı' Adnan adlı karakterin yol açtıklarını bir 'vaka'yı incelermiş gibi inceliyor
Tüm hayatı yelkenlisinde geçiyor
Yelkenci anne-babanın kızı olan Banu Öney, en büyük hayalini bu kış gerçekleştirdi. 19 gün, 15 saat süren bir yelken yolculuğundan sonra Atlantik Okyanusu'nu geçmeyi başaran Öney'in yelkenle ilgili hayalleri devam ediyor
Haftanın Tortusu
HAFTANIN TARTIŞMASI
MADEN KAZASI
Zonguldak'ta önlem alınamaz mıydı?
Geçtiğimiz hafta gazetelerin sayfaları vesikalık...
Prensesler de âşık olduğu adamla evlenebilir!
İsveç prensesi ile 2002'de fitness eğitmenliğini yaparken âşık olduğu Daniel Westling, 19 Haziran'da evleniyor. Düğün nedeniyle iki hafta boyunca tüm şehirde kutlamalar yapılacak
Stil sahibi küvetler
Evlerini yenilemek isteyenlere duyuralım krizin etkisine karşın ahşabın egemenliği sürüyor. Banyolar içinse çok çeşitli ve farklı fiyatlarda küvet seçenekleri var
Sımsıcak ahşap yüzeyler
Baharın sıcaklığını hissettiren ahşap tasarımlar, doğal görünümleriyle fark yaratıyor.
House Beautiful dergisinin mayıs...
Hastayız sana, dermansızız
Emine Erdoğan'dan Nejat İşler'e, Can Dündar'dan Yıldırım Türker'e seviyoruz Yıldız Tilbe'yi. Yeni albümü Hastayım Sana gibi kapak Nelly Furtado, içerik Küçük Ceylan'ın ablası misali albümler yapsa da 'deli' hallerinin 'hastasıyız'
Bir zamanlar radyo...
Türkiye'de radyoculuk, bundan 83 yıl önce yine bir mayıs ayında başladı. Bu yıldönümü vesilesiyle 1960'lı yılların radyocularıyla konuştuk
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.