Şarap,
artık Türkiye'de 'İçmiş olmak için içilen' bir içki olmaktan çıkıyor. Çeşitleri ile meraklıları sürekli artıyor ve bir şarap kültürü yerleşiyor. Bunun en önemli kanıtlarından biri de yapılan etkinlikler. Bunlardan biri, geçtiğimiz günlerde, İstanbul Marriot Hotel Asia ve Anatolian Vineyards işbirliğiyle kurulan İstanbul'un Anadolu yakasındaki ilk şarap kulübü. Bu kulüp çatısı altında şarap uzmanı Jean Luc Colin ve İstanbul Marriot'nun usta şefi Eyüp Kemal Sevinç ortaklaşa eğitimler verecek ve özellikle yemek-şarap uyumu üzerinde durulacak. Bu kulübü kurma fikrini geliştiren isimlerden, İstanbul Marriot Hotel'in yeme-içme direktörü Tanay Adıgüzel, "Artık şaraba meraklı çok insan var Türkiye'de. Ama yemeklerde genellikle bilinen üzümlerin şarapları tercih ediliyor, yeni üzümler denenmiyor. Cabarnet Sauvignon, Merlot gibi yabancı şaraplar biliniyor ve içiliyor. Oysa ülkemizde de keşfedilmemiş çok güzel üzümler var. Biz de bu üzümlerle yapılan şaraplardan yola çıktık," diyor. Bu nedenle kulübün tanıtım toplantısında, Malatya'nın Arapgir ilçesine bağlı Yazılı köyünde yetişen, yoğun yapılı, kalıcı ve zarif bir üzüm olan Karaoğlan'ın şarapları ilk kez tadıma sunuldu. Kulüp çatısı altında verilecek eğitimlere, 20-25'er kişilik bir hafta sonu bir de hafta içi grubu katılabilecek. Temmuz ve ağustos ayları dışında her ay bir kez toplanılarak sürecek eğitimlerde, ilk 15-20 dakika Jean Luc Colin şarap seçimi, şarap tadımı, beş duyuyla şarabı algılama gibi konuları anlatacak, ardından Eyüp Kemal Sevinç de 15-20 dakika o günün seçilen şarabı üzerinden yemek ve şarap uyumuna değinecek. Sonrasında hep beraber yemek salonuna geçilip, bol bol şarap konuşulan bir yemek yenilecek, sorular yanıtlacak. Kulübe yıllık katılım ücreti ise bin dolar. Tabii kulübün bazı kuralları da var. Üyelerden fazla parfüm sıkmamaları, kadın üyelerin ruj sürmemeleleri, gece de uygun kıyafetlerle katılmaları isteniyor. Her toplantı çıkışında da kadınlara gül ikram ediliyor. Ayrıca zaman zaman yurtiçi ve yurtdışında yemekli şarap gezileri planlanıyor.
***
NEYİ, NEYLE EŞLEŞTİRMELİ
Eğitimlerde özellikle yemek-şarap eşleştirmeleri üzerinde durulacak. Başarılı bir eşleştirme için basit birkaç kural var. İşte bu kurallara göre belirlenen bazı örnekler...
* Tavada ızgara edilmiş bir balık, üzerinde hafif bir limon suyu ve otlarla servis edildiği zaman, onunla eşleşecek asitli, limon ve otsu aromalara sahip bir Sauvignon Blanc tercih edilebilir. Aynı balık, fırında alüminyum folyo veya kaynatılmış suda pişirilip, yanında mantarlı ve kremalı bir sosla servis edildiği zaman ise yapısı daha yağlı, tadı hafif meşeli ve vanilyalı bir Chardonnay tercih edilebilir. * Izgara bir beyaz et veya dana etinin, meyvemsi ve yumuşak yapıya sahip (az tanenli) bir kırmızı şarap ile eşleşmesi uygun olur. Genelde Pinot Noir, Gamay (Beaujolais), Kalecik Karası, Öküzgözü, Sangiovese ve Merlot gibi üzümlerden yapılan şaraplar tercih edilir.
* Karabiber soslu ızgara dana eti, kuzu fırın veya av etinin keskin lezzetleri yukarıda bahsedilen şarapların lezzetini zorlayabilir. Bunun için daha yapılı ve baharatlı lezzetlere sahip şaraplar gerekir: Boğazkere, Cabernet ve Syrah gibi...