Sinema dergilerinin okuruyla günlük gazetelerdeki film eleştirilerini okuyan kitle, birbirinden hayli farklıdır; kesişen kümeleri küçüktür. Gazetedeki eleştiri ya da habere, hangi filme gideceğine 'multiplex'in gişesindeki afişlere bakarak karar veren ve sinema yazılarını gereksiz bulan- seyirci de rastlayabilir. Dergi okuruysa, genellikle, uzmanlığı (yahut saplantıyı) eleştirmen ve muhabirle tamamen paylaşır. Haliyle beklentisi ve takdiri yüksek, eleştirisi acımasız olur. Bu sinema 'sapkınlık'ını her daim son derece efendi biçimde ve eksiksiz olarak (popüler + entelektüel / haber + yorum) karşılayan
Sinema dergisi, 15 yaşında. Bunu kutlamak, fırsat varken son 15 yılda sinemanın hangi yollardan geçtiğine bakmak üzere, özel bir sayı yayımladılar. Siyah cilt kapaklı, cool bir -neredeyse- kitap bu aslında. Büyük kısmı, derginin anketine katılan bin beş yüz kadar okuyucunun, 1994'ten bu yana vizyona giren filmler arasından seçtiği 'ilk 100'e ayrılmış. Tabii ki, tamamen genç kuşağın sinemaya dair his ve beklentilerini yansıtan bir liste. Büyük ölçüde, Imdb gibi popüler sinema sitelerine yön veren 'internet kuşağı'nın zevklerini yansıtıyor. 90'lı yıllarda yapılan 'en iyi bilmemkaç film' listeleri, ağırlıklı olarak Avrupa sanat sinemasından eleştirmen favorilerini yansıtırdı. Bu tür listelere 'ağır klasikler'i almak âdettendi. Sinema tarihinin en iyileri listelerine (gerçekçi olmak gerekirse sinema tarihinin en sıkıcı filmlerinden biri olan) sessiz 'dev prodüksiyon efsanesi'
Hoşgörüsüzlük'ü almak bile, genç sinema manyakları arasında sık rastlanan bir tercihti. Bugün, diyelim ki 17 yaşında bir gencin, 'tüm zamanların en iyileri'ne dair bir ankette
Yurttaş Kane'in adını geçirmesi bile düşük ihtimal. İnternet devrinin başlamasıyla birlikte 'başka bir şey' oldu; sanki tarih sıfırlandı. Müzikten örnek vereyim: Pearl Jam, Nirvana gibi 'grunge' gruplarının hüküm sürdüğü dönemde bir 'rok bar'a gittiğinizde, ortalıkta "Sen Led Zeppelin'i biliyo musun bakiym" diyerek racon kesen abiler, illa ki olurdu. Şimdilerde kimseye on sene öncesinin 'hesabı' bile kolay kolay sorulmaz. Artık sanat tarihi, çoğu genç için kendi tarihiyle birlikte başlıyor. Hal böyleyken, Imdb'nin tüm sinema tarihini kapsayan 'best of' listesiyle
Sinema dergisinin son 15 yılı ele alan anketinin arasında epey bir paralellik var. Mehmet Açar'ın ardından
Sinema'nın yayın yönetmenliğini devralan (ve ekibin ilk isimlerinden biri olan) Senem E. İşmen ile ekibi, 100 filmlik listeyi, bol görsel eşliğinde, derginin eski sayılarından eleştiri alıntılarıyla birlikte taşımış özel sayıya. Geri kalanında ise, eleştirmenlerin kişisel '15 yılın en şahane 15 filmi' listeleri, derginin son iki yıldaki sayılarını içeren bir CD ve söz konusu dönemde sinema adına hareket yaratan ne kadar eğilim varsa hepsine eğilen makaleler var: Bağımsız sinemanın yükselişi ve popüler sinemaya karışma biçimleri, 'Tarantino efekt', korku sinemasının yeni 'altın çağ'ı, 11 Eylül sonrası politika, Dogma akımı, cinsel temsillerde yıkılan tabular, belgesel sinemanın yeni popülaritesi, dijital teknolojinin sonuçları, TV dizileri krallığı, yoğun bakım ünitesinden çıkarak kendine gelen Türk sinemasının yeni kimlik arayışları... Diyeceğim o ki, bu 'özel sayı', sadece derginin has koleksiyoncuları için değil, sinema üzerine muhabbet etmeyi seven herkes için nefis bir belge. 1 numarada
Dövüş Kulübü'nün, 100 numarada
Chungking Express'in yer aldığı okuyucu anketinde, "hayyyattta!" kendi listeme almayacağım nice filmin mevcut olması apayrı bir konu. Kanımca en ilginç olan,
Esaretin Bedeli gibi son derece sıradan bir filmin hem Imdb ve benzeri sitelerde hem de
Sinema dergisinin anketinde en üst sıralardan birine (dergide 2. sırada) yerleşmiş olması. Bu filme dair çılgınlık düzeyindeki anlayamadığım- bağlılığın başlıca sebebi, filmin, "Günün birinde adalet ve fazlası gelecek, hayattan intikamlar alınacak" cinsindeki mesajları olsa gerek. Neyse; asıl merak ettiğim, başta
Sinema olmak üzere nice dergiyi on küsur yıldır telefonla arayıp istek / dilek / arzu / öneri ve şikâyetlerini ileten, zaman zaman da kadın sesiyle konuşan, kim olduğunu hiçbir basın mensubunun bilmediği 'en gerçek dergi tutkunu'nun bu özel sayıyı nasıl bulduğu...
SİNEMA YAZARLARININ İLK 15'İ
1) Ucuz Roman / Pulp Fiction (1994)
2) Aşk Zamanı / Fa yeung nin wa (2000)
3) Dövüş Kulübü / Fight Club (1999)
4) Mulholland Çıkmazı / Mulholland Dr. (2001)
5) Gözü Tamamen Kapalı / Eyes Wide Shut (1999)
OKURLARIN İLK 15'İ
1) Dövüş Kulübü / Fight Club
2) Esaretin Bedeli / The Shawshank Redemption
3) Matrix / The Matrix
4) Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü / The Lord of the Rings: The Return of the King
5) Ucuz Roman / Pulp Fiction