Modellik kariyerinden sonra oyunculuğa adım atan ve birçok yapımda adından başarıyla söz ettiren Tuba Ünsal, şu sıralar Çarkıfelek programıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Haftanın her günü yayınlanan programda Mehmet Ali Erbil'e yardım eden Ünsal, InStyle dergisinin temmuz ayı sayısına kapak oldu ve dergiye samimi itiraflarda bulundu. Geçmişe oranla artık daha sade bir yaşam sürdürmeyi seçen ve yıllardır sarı saçlarıyla boy gösterdikten sonra saç rengini doğal rengine boyatan Ünsal, artık doğallıktan yana olduğunun altını ısrarla çiziyor. "Doğal olmanın daha iyi olduğuna karar verdim. Fark ettim ki beğendiğim kadınların hepsi doğal kadınlar" diyen Ünsal, ekliyor: "Ben daha sade bir hayat yaşamaya karar verdiğim için kendimle uğraşmamaya başladım. Çünkü uğraşacak daha önemli şeyler olduğunu fark ettim. Üç aydır manikür yaptırmıyorum."
VINTAGE ELBİSE DELİSİYİM

Dört aydır Çarkıfelek'teyim. Yakında tatile giriyor program. Nasıl geçti anlamadım. Sette Barbie bebek gibi süslüyorlar beni. Kafama bir şeyler takıyoruz, makyaj yapıyoruz, elbiseler, renk renk kemerler, topuklu ayakkabılar... Her gün böyle program için süslenince dışarıda süslenmek istemiyorsun.

Yaşanmışlık duygusuna bayılıyorum. Ruhumun bir bölümü çok daha eski zamanlarda yaşamış galiba.

Gardırobumda en özel yer vintage kıyafetlerin. Los Angeles'taki Melrose'da pazar günleri kurulan vintage pazarın en sıkı müşterilerinden biriyim. Her gittiğimde sadece bir bavul ayakkabı alıyorum.

Eğer çok para vereceksem aldığım şeyin Chloe ya da Chanel olmasını isterim. Çantaları çok seviyorum.

Amerika'ya taşınma hayallerim olduğu için evimi boşaltıp eşyalarımı küçük bir eve yerleştirdim. Ama babam rahatsızlandı. Hayat hayaller kurarken sizin başınıza gelenlerdir ya. Öyle oldu benimki de. Bütün hayatımın programını yapmıştım.

Bir ayağım Los Angeles'ta bir ayağım İstanbul'da olacaktı. Gidip gelecektim. Oyunculuk ve modellikle ilgili birşeyler yapmak istiyordum. Ama her şeyi bir süreliğine ertelemek zorunda kaldım.

Babamın bir iyileşme mucizesi yaşayacağına inanıyorum. Doktorun odasından en son çıkarken, 'Hayatınızda gördüğünüz en mucizevi iyileşmeye tanık olacaksınız' dedim.
ÖZELİME SAYGI

Huylarımı, hareketlerimi çok benzetirler babama. Babam için de dünya bir yana Tuba bir yana durumu vardır.

Bu aralar Çarkıfelek'in yanı sıra kurduğum yapım şirketiyle de ilgileniyorum. Arka planda okulda edindiğim bilgileri kullanabileceğim, biraz kafa patlatarak çalışabileceğim işler yapmak istiyorum. Çarkıfelek'te iki buçuk saat yerimde durup sadece o anı yaşıyorum. Bir şey üretmiyorum. Bu bana göre değil.

Özel hayat çok özel kalmalı fikrine çok önce karar verdim ben. Bu yüzden kimseye bununla ilgili bir açıklama yapmıyorum. İnsanlar istediklerini düşünmekte serbestler. Erkek arkadaşım Amerika'da. Aylardır onu görmüyorum. Ne olacak bilemiyorum.
Güzel oyuncudan yaza özel anılar ve planlar
Çocukluğumun her yazı Gelibolu'da geçti. Anneannem orada oturuyordu. Biz bütün kuzenler orada anneannemin evinde buluşuyorduk. O kadar eğlenceli oluyordu ki. Çocukluğumda yaşadığım o yazlardaki tadı başka zaman bulamadım.
Bu yaz için planlar
Hayatta plan yapmamayı öğrendim ben. Bu hafta okulum bitti. İki hafta sonra Çarkıfelek bitiyor. Gerçekten hiçbir şey düşünmeyeceğim bir yerde tek başıma tatil yapmak istiyorum. Deniz, güneş... Muhtemelen yurt dışında olur. Çünkü burada bir şey düşünmeden vakit geçiremiyorum.
Nasıl bir tatil?
Benim için tatil deniz, güneş, kum değil. Doğa ile baş başa kalabildiğim, o bütünlüğü, o enerjiyi hissettiğim her yerde kafam tatil yapabiliyor. Mesela Kaz Dağları'nda Art of Living isimli bir seminere katılmıştım. Nefes egzersizleri yaparak ve hiç konuşmayarak beş gün geçirdim. Hiç unutamadığım bir tatildi.
Romantik seyahat
Portofino. Nereye gideceğim hakkında hiçbir fikrim yoktu. Çok güzel bir tatildi. Monaco, St. Tropez, Corte d'Azur rotasında arabayla güneş altında gitmek. Ve en son Portofino'ya gelmek... Çok keyifliydi.
Festival zamanı
Los Angeles'ta takip ettiğim festivaller var. Festival eğlencesini seviyorum. Ama daha mistik festivaller arayışındayım. Hindistan'da, Tibet'te güneşin doğuşunun kutlandığı, sadece üyelerin girebildiği, içeride paranın geçmediği festivaller duyuyorum. Çok ilginç geliyor.
Bavul hazırlarken
Hiçbirini kullanmayacağımı bilsem de bir çok şey alıyorum yanıma. Güneş koruyucusu, pareo, elbiseler, bikiniler... Ama her seferinde tatili tek bir bikini ile geçiririm. Eğer seyahat gezme görme tatili ise bir t-shirt ve jean yeter.