Türk Sineması'na damgasını vuran pek çok filmde rol alan Nur Sürer, atv'nin Antakya'da çekilen yeni dizisi 'Kasaba'da 'Seher Hala' karakterini canlandırıyor. Meslek hayatında 31 yılı geride bırakmasına rağmen, mütevazı kişiğiliyle tanınan Sürer, "Artık mütevazı olmak istemiyorum. Çünkü tevazudan ölmek üzere olduğumu anladım. Artık diyorum ki; bu ülkenin yetiştirdiği en önemli oyunculardan biriyim" diyor.
BU ŞEHİR ÇOK TANIDIK
Geçen yıl rol aldığınız 'Asi' dizisi de Antakya'da çekiliyordu. Artık Antakyalı oldunuz iyice...
Tam iki yıl oldu, buralı oldum sayılır. Burada yaşamımın sonuna kadar devam edeceğim dostluklar edindim. Bu şehir artık benim için tanıdık... Üstelik ilk kez gelmiştim. Ama bu şehri seviyorum. 'Kasaba'da da yer almayı çok istedim.
Peki bu projeyi sizin için özel kılan neydi?
Bekar bir kadını oynamak cazip geldi öncelikle. Çünkü belli bir yaştan sonra mutlaka birilerinin annesini oynuyorsunuz. Gerçi burada da bir anneyim ama kızıyla görüşmeyen bir anneyim. Kocası ölmüş, kimse benden bir koca hesabı sormayacak. Bir önceki dizide "Lütfen İhsan Bey'e böyle yapmayın" yorumlarından çok sıkılmıştım. 'Seher Hala' bana çok değişik geldi.
SERT VE KÜFÜRBAZ BİRİ
'Seher Hala' nasıl bir karakter, anlatır mısınız?
Sert görünümlü ama yüreği yumuşak bir kadın. Kendine kabuk örmüş, aksi, yer yer küfürbaz olabilen biri... 10 yıl önce kocasını kaybetmiş, kızıyla aralarında aşılamayan bir küslük var. Bunun sebebini şu an biz de bilmiyoruz. Torunuyla aralarında büyük bir sevgi var ama annesi, çocuğunu anneannesiyle görüştürmüyor.
'Kasaba' piyasadaki işlerin birçoğundan farklı... Çünkü çok cesur bir hikayesi var...
Evet. Burada üzerindeki sırla yaşayan bir kasaba var. 10 yıl önce doğan çocuklar bile bu kasabanın üzerine çöken sırdan nasip almış. Sonra kasabaya bir kadın geliyor ve istemese de onların oyununu bozuyor.
Karakteri oturtmakta zorlandınız mı?
Uzun işlerde, ilk bölümlerde karakteri oturtmakta zorlanıyorsunuz. Benim de çok sancılarım vardı bu anlamda. İki yıldır şen şakrak, delidolu birini oynadıktan sonra çelik gibi iradeli bir kadına dönüşmek zor oluyor. Gerçi benim "Aman karaktere hapsoldum" gibi bir durumum yoktur. Oynarsın, stop dendiğinde biter.
Nasıl uyum sağladınız role peki?
Tomris Hanım'la konuştum. Bana, "Hiç takma, çok rahat bulacaksın" dedi. 3. bölümden sonra 'Seher Hala'yı ele geçirdim. Kendiliğinden oluyor, karşılıklı oynadığın oyuncular da yardımcı oluyor. Aslında biraz da kendi özel sıkıntılarım oldu. Eşim (Sarp Kuray) dokuz aydır cezaevinde. Hayatım oraya da bölünüyor. O nedenle de biraz zorlandım.
Mekanlar oyunculuğunuzu etkiliyor mu?
Etkilemez mi? Mesela kasabanın taş evlerinin yapımından itibaren işin içindeyim. Buraya dev bir plato kurduk.