Adanalı' dizisinde 'İdil'i canlandıran güzel oyuncu Selin Demiratar, TRT'nin TeleVizyon dergisine oyunculuk ve özel yaşamı hakkında açıklamalar yaptı:

Oyunculuk çocukluk hayalim değildi fakat 1999'da güzellik yarışması için Antalya'dan İstanbul'a geldiğimde oyuncu olmak istediğimi fark ettim. Antalya'da belediyenin açmış olduğu tiyatro okuluna gittim. Okuldayken, oyunculuğun ne kadar heyecan verici bir serüven olduğunu fark ettiğimde, "Bu yolculuk tam bana göre" diye düşündüm.

Kendimi izlerken acımasızca eleştiriyorum. Mesela, "Neden orada kolumu şöyle yapmışım" ya da "Keşke duyguyu şu mimikle destekleyip verseydim" diyorum. Ancak dizi setleri çok yoğun geçtiğinden, dizilerde sinema filmlerindeki gibi detaylı sahneler çekilmiyor.

Oyunculukta taviz vermemek, maddi şeyleri öne çıkarmamak çok önemli... Ruhumu öne koymayı, ekip olmayı tercih ederim. Nasıl bir futbol oyuncusu, tek başınayken bir anlam ifade etmiyorsa, en yıldız oyuncu da sahada tek başına sönük kalır... Hayatın pek çok alanında olduğu gibi dizi ve sinema gibi alanlarda da takım olabilmek çok önemli...
SELİN DEMİRATAR FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ
SİNEMA BİR BÜYÜ

Sinemanın en güzel yanı; çok özenilmesi ve emeğinizin kolay kolay unutulup gitmemesi... Ben sadece sinema değil, yaptığım her işin bana çok şey kattığını düşünüyorum. Küçük dediğiniz şeyler, bir anda çok önemli hale gelebiliyor. Sinema bir büyü ve gerçekten de sinema filmlerinde rol almak, her oyuncu için ayrıcalıklı bir durum...

"Hüzünlü bakışların var" cümlesini çok duyuyorum. Ama mesela 'O Kadın'da oynadığım karakterin gözleri öyle olmalıydı. Bu hüzünlü bakışlar, daha çok rollerden kaynaklanıyor.
ADANALI'DA BU AKŞAM
Maraz Ali, İdil'den gelen telefonla, oğlu ve sevdiği kadınla buluşmaya gider. İdil işlerini öne sürerek Maraz Ali ve Ali'yi baş başa bırakır. Babalık işinde henüz acemi olan Maraz Ali biraz bocalar. Sofia ve Engin'in arkadaş olmadıklarından kuşkulanan Adanalı ise, Engin'le konuşur.
STARLIK KAVRAMI BİLİNMİYOR

Oynamak istediğim çok rol var. Hepsine yetişebilir miyim bilmiyorum... Umarım yazarlar ve bana da teklif ederler. Oynamak istemeyeceğim rol ise yok! Ancak bazen sıradan, çok klasik, sadece 'güzel kadın' imajı altında teklif edilen rolleri oynamaktan mutlu olmayabilirim. Ama şu zamana kadar hep sevdiğim roller geldi.

Her rol yapan değil, doğal olan, hayatın içinde yaşadığını zannettiğimiz karakterleri canlandırabilen her oyuncu, iyi oyuncudur... Ama bizde oyuncuları çabuk tüketmeye çalışıyorlar. Çünkü Türkiye'de starlık kavramı ile şöhret kavramı birbirine karışıyor.
ÇOCUKSU ZEVKLERİ OLAN BİR İNSANIM

Çocuksu zevkleri olan, konuşkan biriyim. Bu soruyu aslında benim cevaplamam çok doğru olmaz ama dostlarımlayken matrak ve eğlenceli bir insanım. Sonuçta güvendiğiniz kişilerle birlikteyken tüm duvarlarınızı kaldırıyorsunuz.

Bu hayatta sadece mutlu olmayı istiyorum. Kargaşayı hiç sevmiyorum. İşini seven, özenen insanlarla çalışmayı diliyorum.

'Geniş Aile' dizisini evdeysem muhakkak izliyorum. Gerçekten çok sıcak bir dizi... Oyuncuların oynarken keyif aldığı belli, bu da ekrana yansıyor. İzlerken çok eğleniyorum.