Başarılı oyuncu Sevinç Erbulak, üç yaşındaki kızı Kavin'in, hayatını nasıl değiştirdiğini ve oyunculuğuna katkısını 'Bebek' dergisine anlattı...
Annelik nasıl gidiyor, zorlandığınız zamanlar oluyor mu?
Annelik öyle bir serüven ki, aslında olduğunuz anın tadını çıkarmanız gerekirken, hep bir sonraki etabı düşünüyorsunuz. Kavin benim için bir sanat eseri; sanki bir Mono Lisa... İlk fırça darbesini attım, şu an bitmek üzere ve her şeyin çok iyi olduğunu hissediyorum. Benim dışımda çocuğuna Mono Lisa gözüyle bakan birçok arkadaşım var, herkes kendi çocuğunu çok özel ve inanılmaz buluyor. Önemli olan çocuğu doğru işlemek, doğru kodlamak ve yönlendirmek...
Hayalinizdeki anne profiline uygun bir anne misiniz peki?
Hamile kalmadan önce kendime anne olarak çizdiğim çok farklı bir profil vardı. Ajanda gibi bir kadınımdır, fakat annelikle ilgili olarak söylediklerimi ne yaptım, ne yapabildim. Yapmaya çalıştığım şeyler oldu ama son derece başarısız oldum.
BICIR BICIR KONUŞUYOR
Bu yaşlar en çok soru sorduğu ve meraklı olduğu yaşlardır, her soruya cevap verebiliyor musunuz?
Kavin, bir buçuk yaşında çok düzgün bir şekilde konuşmaya başladı. Şimdiyse durduramıyoruz onu, susmamacasına konuşuyor. Birçok annenin rahatsız olduğu bir durum bu, fakat ben Kavin'in bıcır bıcır konuşmasına bayılıyorum. 2000'li çocuklar bizlerden k daha farklı, onların algı ve zeka hızlarına yetişmek mümkün değil. Öyle sorularla karşınıza geliyorlar ki, "Elektrikler kesikti, ben bu konuya çalışamamıştım" derken buluyorum kendimi.
Kızınız da sizin gibi oyuncu olmak istiyor mu?
'Büyüyünce ne olmak istiyorsun, hangi mesleği yapacaksın?' dediğimizde, eliyle beni işaret ediyor. Ben de istiyorum oyuncu olmasını, fakat bunun için onu zorlamam, o hangi mesleği istiyorsa, onu seçer.
Televizyonla arası nasıl, izliyor mu?
Kendi yaşına uygun olan şeyleri izliyor elbette ama bir de Kıvanç Tatlıtuğ'a olan hayranlığından dolayı 'Aşk-ı Memnu'yu izliyor. Kavin, Kıvanç'ı çok seviyor, odasına fotoğraflarını asıyor. Bir gün 'Aşk-ı Memnu'nun setine gittik, sırf Kavin, Kıvanç'ı görmek istediği için...
Kavin'e kitap yazmayı düşünüyordunuz, ne oldu?
Hâlâ öyle bir planım var. Bilgisayarımda 'Güneş Uyandı' diye bir klasör var ve Kavin'e dair birçok şey yazıyorum... Genelde Kavin'in beni ters köşeye yatırdığı anıları yazıyorum, bu çok güzel bir şey bence. Bir gün kitap olabilir bu yazılar.
Hamileliğiniz nasıl geçmişti peki, herhangi bir sorun yaşadınız mı?
Hamileliğimin en başından beri çok uzun yürüyüşler yaptım ve çok sağlıklı bir yeme programı uyguladım, bu yüzden hiç aşermedim. Hamileliğin getirmiş olduğu negatifliklerin hiçbirini yaşamadım; çok rahat merdiven de çıktım, araba da kullandım, hatta doğuma tek başıma bile gidebilirdim. Hamileliğimin dokuzuncu ayında dahi hiç zorluk yaşamadım, neredeyse ip atlayacaktım.
Kavin çok değişik bir isim, ne anlama geliyor?
Aslında iki ismi var; Zeynep Kavin. Eşim, çocuğumuzun isminin Zeynep olmasını istedi ama Zeynep ismi tek başına yeterli gelmedi bana. Harıl harıl isim bulmaya çalışırken eşimin yengesi, "Kavin koy kızının adını" dedi. Sonra Kavin'in güçlü, sağlam, kendi ayakları üzerine basan kişi anlamına geldiğini öğrendim ve bu beni çok etkiledi. "Evet, kızımın adı Kavin olmalı" dedim.
İÇİMDEKİ ÇOCUĞU HATIRLATTI
Doğumdan ne kadar süre sonra çalışmaya başladınız?
Kavin doğduktan 11 ay sonra tiyatroya başladım. Doğurmadan önce, doğumdan üç ay sonra evde olmaktan sıkılırım ve tiyatroya başlarım diye düşünüyordum. Fakat annelik o kadar zevkli geldi ki, tiyatrodan 11 yıl da aramasalar gitmezdim herhalde. Tabii tiyatroya döndüğümde çok mutlu oldum, çünkü nasıl bir meslekle uğraştığımı unutmuştum, tekrar hatırladım. Kavin'in mesleğime katkısı da oldu, içimdeki çocuğu bana tekrar hatırlattı ve bunun oyunculuğuma etkileri güzel oldu.